Sürekli Devrimin İki Tarafı, Revizyonizmin Tek Cephesi

PDF İzle & KaydetYazdır

Sahte TKP ve Sevrci Sahte Soytarı Sol, Metafizik bir “ulus devlet” ezberine ve papağanlığına indirgenen bir tartışma yürütmekte sosyal medya üzerinden. Tartışmalarından hiç bir şey çıkmaz ancak yine de tartışıyorlar. Çünkü, ülkemizde yeterince Tarikat yokmuş gibi, bir de “sol tarikat” lazım diyorlar.

Olayı olduğu gibi görmek adına, şu soruları soralım.

Rus Çarlığı, şu anda bildiğimiz anlamda bir ‘ulus devlet’ miydi? Tam tersi, gücünü “sömürge”lerinden almıyor muydu? Bir imparatorluktu bildiğimiz.

Ayrıca, Rus Çarlığı içinde gelişmekte bulunan bir Burjuvazi var idi. Lenin, tam da bu sebeple, Demokratik Devrim’i bu Çarlığın himayesindeki korkak Burjuvazi değil, İşçi Sınıfı Yapabilir demiştir! Bunun sonucunda da “İki Taktik” eserini yazmıştır.

Sahte TKP’liler, daha bu eserin Özünü ve Temel Anlamını anlamamış, “ulus devlet” diyerek bomboş sözler savuruyorlar ortalığa Papağan misali. Bunun neresi Devrimcilik? Sahte TKP daha önce “İki Taktik”i inkar etmiştir. Şu anda da UKKTH’yi Wilsonculuk seviyesine indirip, reddetmektedir. Yani şovenist davranmaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin Sınıfsal Yapısını da görememektedir.

Yeni Sahte TKP, bu noktada cumhuriyeti savunuyor gibi gözüküyor. AKP tarafından apaçık başlatılan saldırıların bir alanı olan CHP’ye yapılan saldırılara “legal” alanda verilen desteklere karşı çıkıyor. Böylece AKP safında taraf oluyor. Bu devrimcilik olamaz. Ulus devlet kavramıyla mesajı cumhuriyetçilere değil, gerek Küba ile ilişkilerdeki müttefikliğiyle, gerek kaçaklar sorunundaki tavrıyla AKP-MHP koalisyonuna vermekte ve onun “ulus” ve “devlet” biçimiyle uyumlanmakta. [1]

Belirttiğimiz gibi “İki Taktik”i inkar eden Sahte TKP, diğer taraftan “Devlet ve Devrim”i inkar aşamasına da geçmekte.[2] Teori tabii ki güncellenebilir ancak Sınıf yapısında bir değişiklik yoksa bu “güncelleme”ler uydurma olacaktır. Buna revizyonizm deniyor Marksist Literatürde. Türkiye’de Ortaçağcı Gerici sınıf sadece varlığını korumuyor, aynı zamanda iktidardalar. Bu anlamda Çarlık Rusyası ile “sınıfsal” olarak benzeşir ülkemiz. Zaten tam da bu yüzden “İki Taktik” Türkiye’de de geçerlidir.

Sevrci Sahte Soytarı Sol’un yapılan açıklamalara cevapları da sefalet taşımakta. “Sürekli Devrim”ci SEP Genel Başkanı’nın cevabı bunun yansımalarından biri. [3]

Marksizm-Leninizm “somut koşulların somut tahlili”dir. Belirleyici sorun, iktidar sorunudur. “Çelişkiler keskinleşsin” diye daha geri bir biçim savunulamaz. Buna gidişte tarafsız kalınamaz.

Örneğin, Afganistan’da Devrim yenildi, insanlar onyıllardır daha da çok zulme ve ezilmeye maruz kalıyor. Bu Sınıf Mücadelesini güçlendirir mi? Hayır. Tam tersi Emperyalizmin ve Gerici Sınıfların gücü arttı. Çünkü “koşulsuz-şartsız” iktidardalar.

Komşu örneklerimiz Irak-Suriye-Libya ortada. Türkiye’nin Emperyalizmin BOP’u çerçevesinde parçalanması Devrim’e değil, Karşı-Devrim’e ve ABD’nin gücünü arttırmasına hizmet eder. Bu konuda tarafsız kalınamaz.

“İki Taktik”te belirtilen biçimde, Sahte TKP’nin UKKTH inkarına benzer bir hataya da düşmeden mücadele edilmesi gerekir. Bu mücadelenin kesintisiz devrim anlayışı uyarınca Demokratik Halk Devrimi ve Sosyalist Devrime bağlanması gerekir. Doğru tutum budur.

İki taraf birbiriyle kavgalı gözükseler de, sürekli devrimin ayrı subaşları olarak, aynı revizyonizmi sürdürmeye devam edecektir.

Halk Komiseri

[1] Daha önce buna Türkiye Direniyor’da genişçe yer vermiştik. turkiyedireniyor.org

[2] Aslında bu reddiyeyi yıllar önce Candan Badem yapmıştı. Hala da yapmaya devam ediyor. Bugüne kısmetmiş. sol.org.tr

[3] Kendi sosyal medya hesabında şöyle diyor: “Cemaatsel yönetim anlayışına karşı konumlanırken ulusalcı bir hatta gerilemek, sınıf mücadelesini pratikte redderek onu ulusçuluğa yedeklemektir. Bu şekilde ancak sınıf bilinci geriletilir. Komünistler için ulus devlet savunulacak bir mevzi değil, sınıf bilinci ve devrimci mücadelede aşılacak bir tarihsel eşiktir.X.com

,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir