
Türkiye’nin kanayan yaralarından biri: Sarı Sendikacılık. Çoğu işçinin sendikasız, örgütsüz kalmasına neden olan bu sorunu canlı tutan kaynaklardan biri; emperyalist metropollerden gelen fonlarla beslenen sendikaların varlığı.

Günümüzde bu fonları almayı meşru görmeyen kurum sayısıysa bir elin parmağından bile az ve yığın örgütleri aracılığıyla kendi grubuna kaynak sağlamaya çalışan “sosyalist” gruplar da mevcut. Bugün bu grupları teşhir etmek oldukça kolay gözükse de, halkımızın bir kısmından itibar görmeyi başarıyorlar. Çuvaldızı kendimize batıralım, teşhir edilenleri belleklere kazımakla uğraşmıyoruz. Oysa bu gruplar çarpıtmalarına karşı çıkmak için bellek oluşturmak en önemli iş.
Tarihinden dolayı kendisinden en fazla beklenti olan sendika olan DİSK, konfederasyon yönetimi olarak farklı bir tablo çizmiyor. 19 Mart İsyanı’nda yapılan grev çağrılarına kulak tıkaması ve 1 Mayıs İşçi Bayramı için Taksim 1 Mayıs alanına çağrı yapmaması dolayısıyla eleştirilen DİSK, kimlerle “ortaklık” içinde?
Buna cevap bulmak için, 18 Mart – 30 Mayıs 2025 arasında yapılması planlanan “sendika okulu” adındaki çalışma, bize hazır bir liste oluşturmakta. Tarihi, sosyalist katliamıyla ve burjuvaziye hizmetle mimli Almanya’daki Sosyal Demokrat Parti‘nin kurumu olan “Ebert Vakfı“nın ve onun ortaklarından Emek Çalışmaları Topluluğu‘nun (EÇT) imzasını taşıyan bu etkinliğin listesini, açık kaynaklardaki bilgilerden faydalanarak, katılımcıların siyasi grup ya da kitle örgütlerini de ekleyerek tekrardan hazırladık.
| Katılımcı | Grup, Yayın Organı , Sendika |
| Alpkan Birelma | EÇT, İletişim/Birikim Yazarı |
| Murat Özveri | EMEP, Çalışma ve Toplum Dergisi |
| Gökhan Keskin | TİP, Sosyal-İş |
| Sedat Durel | İDP, TÜMTİS |
| Özge İzdeş Terkoğlu | KEİG |
| Nazan Gevher Çam | Genel-İş |
| İrfan Kaygısız | HDK, BMİS |
| Özlem Meral | BİRTEK-SEN |
| Yunus Özgür | Alınteri, İnşaat İş |
| Eren Edebali | Öğretmen Sen |
| Mesut Çeki | ESP, Motokurye Derneği |
| Rıza Köse | Petrol İş |
| Seçkin Çetinkaya | TİP, İletişim/Birikim Yazarı |
| Hakan Koçak | İletişim/Birikim Yazarı |
| Erhan Kaplan | Petrol İş |
| Arzu Çerkezoğlu | DİSK |
| Özkan Atar | Birleşik Metal-İş |
| Cihan Hüroğlu | Ebert Vakfı, Sosyal-İş |
| H.Deniz Sert | EÇT, Birikim Yazarı |
| Tamer İlbuğa | Ebert Vakfı |
Listeye baktığımızda ne görüyoruz? Etkinlikte temsil edilen EÇT, DİSK, KEİG gibi ekipler, hali hazırda Ebert Vakfı Türkiye masasının “partnerleri” arasında yer almakta. Vakfın internet sitesine göre, diğer partnerleri arasında Anadolu Vakfı, TESEV ve SODEV gibi vakıflar, daha doğru ifade ile “Sivil Örümcekler” yer almakta.
Dikkat çeken başka bir nokta, işçi sınıfını kontrol altında tutma pratiklerinin akademik ayağını yürüten, karşı-devrimci pratikleri ile bilinen Birikim Dergisi‘i ile sıkı ilişkidir. Bu yayın organı, birinci “çözüm süreci” sırasında AKP’nin Faşist Din Devleti Girişimine giden yolun taşlarını döşeyen bir karşı-devrim aracı görevi görmekteydi ve bu görevini gelecek süreçlerde daha da ilerleterek sürdürecektir. Birikim Dergisi’yle birlikte İletişim Yayınları da az önce saydığımız Anadolu Vakfı’ndan destek alan kurumlar arasında.
Başka bir nokta ise işçi sınıfının kurtuluşu mücadelesi üzerine en keskin sözleri eden grupların, Friedrick Ebert gibi bir anti-komünistle yan yana gelebilmesidir. Özellikle yurtsever kesimlere karşı provokatif söylemlerde ve eylemlerde bulunan bu kesimlerin, kendi pratiklerinde karşı-devrim odaklarıyla yan yana olabilmesi, onların niteliğini de ortaya koymakta.
Tablonun bir de güncel pratikler açısından da anlamı var. Bilince çıkarılması gereken asıl noktanın da bu olduğunu ortaya koyuyoruz. 19 Mart Darbesi sonrasında isyanın tavsaması için uğraşan ve eleştirilerin odağında olan gruplardan biri DİSK idi. Listede yer alan siyasi grupların, 19 Mart İsyanı sonrası (özellikle gençlik hareketinde) eleştiri oklarının yöneldiği grupların olması da, listeyle daha anlamlı hale gelmekte. Bu süreçte CHP’nin tabanı gittikçe radikalleşerek, partiden farklı taleplerde bulunurken, CHP yönetimi ise gerek DEM’in, gerek DİSK’in desteğini alabilmek adına uzlaşmacı çabalara girişti.
CHP’nin çabalarını, Ebert Vakfı’nın kurumu diyebileceğimiz SODEV’le ilişkilerden bağımsız göremeyiz. SODEV, tarihsel olarak CHP’nin bir önceki yönetimine ve DİSK’e yakın bir yapı olarak gözükse de, CHP’nin yeni yönetimi de SODEV’le ilişkilerini sürdürmekte. Tablodaki siyasi grupların CHP ile gerilimleri ve bazen “dayanışma”, bazen kendine alan açma yönündeki tavırları da süregelen bu bağdan bağımsız değildir. Ancak bu bağ, CHP tabanında gittikçe “kurtulması gereken bir ayak bağı” olarak görülmekte. 19 Mart isyanındaki kararlı tavır ve 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanması isteği, bunların en net göstergesi.
DİSK yönetimi, listedeki siyasi gruplarla birlikte, gelecek süreçte bu listedeki bileşenle birlikte “terörsüz Türkiye” adı altındaki ikinci “çözüm süreci” meselesinde de çeşitli süreçleri araçsallaştırarak, isyan hareketini istikrarsızlaştırıcı rol oynamaya devam edecektir. Kimi zaman da kafa karıştıracak ve mücadele edenlerin gözüne kül serpecektir. Kendi istikrarsızlaştırma politikalarına karşı çıkan Anti-Emperyalist, AKP-MHP iktidarının karşıtı politikaları savunan tüm grupların da en keskin şekilde önünü kesecektir. Onlar, gelecekleri için mücadele eden üniversite öğrencilerinin tabiri ile “(Kaçak) Saray’ın DİSK“i olmuştur. Elbette o DİSK’e çomak sokmak görevi de önümüzde durmaktadır.
İstanbul’dan Özgür
