
Britanya Yeni Komünist Partisi yayın organı olan The New Worker gazetesinin 30 Mayıs 2025 tarihli 2304. sayısında yayınlanan yazının Türkçe çevirisini, okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Juche fikri veya Juche ideolojisi, onlarca yıldır Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne yön veren fikir olmuştur. Peki “Juche” ne anlama gelmektedir?
Juche, Korece iki kelimenin; “kendi(ni)” anlamına gelen “Ju”nun ve “efendi” anlamına gelen “Che”nin birleşiminden oluşmaktadır. Bir başka sözle Juche, “kendi kendinin efendisi” anlamına gelmektedir.
Juche, KDHC [1] ile müteradiftir. Juche fikrini anlamadan, KDHC’yi anlamak imkansızdır. Batı medyasının ve sözde akademik uzmanlarının çoğu KDHC ile ilgili söylemerinde Juche fikrini görmezden gelmekte, diğerleri ise Juche fikrini üstünkörü ve çarpıtılmış şekilde kavramakta ve temelde onu reddetmektedir.
Juche sıklıkla “kendi ayakları üzerinde durmak” şeklinde tanımlanır. Bu terim, Juche fikrinin özünü oluşturmakla beraber; Juche’nin çok daha kapsamlı ve derin bir anlamı vardır.
Batılı ana akım medyanın Juche fikrini küçümsemesinin tipik bir örneği Reuters’ın (Londra menşeili bir haber ajansı) 14 Eylül 2017 tarihli makalelerinden birinde bulunabilir. Jack Kim ve Kiyoshi Takenaka tarafından yazılan ve Daily Mirror gibi diğer gazetelerde de yayınlanan makalenin iddiasına göre “Juche, Kuzey’in Marksizmi ve müfrit ‘bir başına’ milliyetçiliği harmanlayan hâkim ideolojisidir”. Tabii ki bu açıklama, Juche fikrinin karikatürize edilmiş halinden başka bir şey değildir.
KDHC liderlerinin hiçbiri, hiçbir zaman KDHC’nin “bir başına” hareket ettiğini veya etmesi gerektiğini dile getirmemiştir, ancak hayatta kalmak için tarihin farklı dönemlerinde “bir başına” hareket etmek zorunda kalmışlardır.
1962’de eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin KDHC ile işbirliklerini sonlandırarak, KDHC üzerine yaptırımlar uyguladığı yıl buna bir örnektir.
Bu ‘bir başına’ iddiasından daha kötüsü ise Juche’nin bir “etno-milliyetçilik” veya “devlet dinî” ve hatta bir “kült” olarak tanımlanmasıdır.
Juche hakkındaki yanlış haberlerin birçoğu, güney kore’de bulunan Amerikalı ve Avrupalı akademisyenler tarafından yayılmaktadır. Bunların arasında BR Myers ve Andrei Lankov gibi, kendilerini “Kore uzmanı” sayan ancak KDHC hakkında çok az şey bilen kişiler var.
Batı Avrupa ve Kuzey Amerika solunda dahi Juche fikrine karşı bir bilgisizlik ve çeşitli yanlış anlaşılmalar mevcuttur.
Juche fikri; Kore’de anti-Japon ulusal kurtuluş mücadelesini yöneten, KDHC’nin kurucu babası Kim İl Sung’un parlak fikridir.
Juche kavramı, kamuya açık bir şekilde ilk defa Kim İl Sung’un parti ideoloji çalışanlarına 1955’te yapmış olduğu “Dogmatizm ve Formalizmi Ortadan Kaldırmak ve İdeolojik Çalışmalarda Juche’yi Yerleştirmek Üzerine” başlıklı konuşmada kullanılmıştır. Konuşmasında Kim sormuştur: “Partimizin ideolojik çalışmasında Juche nedir? Ne yapıyoruz? Biz Kore dışında hiçbir ülkenin devrimine bağlı değiliz. Mevzubahis Kore Devrimi, partimizin ideolojik çalışmasında ‘Juche’nin özünü belirlemiştir. Bu nedenle, tüm ideolojik çalışmalar Kore Devrimi’nin çıkarlarına tabi olmalıdır.”

Kim İl Sung bu konuşmasını yaptığı tarihte, Kore Devrimi’nin ilerleyişi karşısında bulunan dogmatik ve formalistik eğilimlerin ivedilikle temizlenmesi gerekti.
KDHC, devrimin ateşiyle sosyalizm inşasında yeni bir yol açıyordu, bu yüzden basmakalıp formüller uygulanabilir değildi.
Kore İşçi Partisindeki birtakım dogmatistler, her şeyi eski Marksist yazmalarına göre yapmaya veya SSCB’deki (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) deneyimleri kopyalamaya çalışıyorlardı.
Ancak Japon kolonyalizmi ve feodalizminin yıkıntılarından bölünmüş bir ülke olarak zuhur eden KDHC’nin durumu, diğer sosyalist ülkelerin durumlarından farklıydı.
Diğer ülkelerin izlediği yolları izlemek, KDHC için gerçekten imkânsızdı. Özgürlüğünü perçinlemek için KDHC’nin bağımsız ve yaratıcı bir düşünceye ihtiyacı vardı.
Stalin’in Mart 1953’teki ölümünün ardından SSCB’nin revizyonizme kayması ve anti-emperyalist tavrını bırakması; daha sonra sosyalist kamp ile enternasyonal komünist hareketin “Sovyet yanlısı” ve “Çin yanlısı” kanatlara ayrılması ile, KDHC’nin bağımsızlığını tasdik etmesi önceki tarihlere göre daha da önemli bir hâle gelmiştir. Devlet başkanı Kim İl Sung, mevzubahis konu hakkında şunları belirtmiştir: “1955 yılında, bu nedenle partimiz Juche’yi kurma konusunda muayyen bir politika belirlemiş ve o günden bu yana bunu gerçekleştirmek için zinde bir ideolojik mücadele yürütmeye devam etmiştir. 1955 yılı, partimizin dogmatizme karşı istikrarlı mücadelesi için bir dönüm noktası olmuştur. Aynı zamanda 1955 yılı, sosyalist kamp içinde ortaya çıkan modern revizyonizme karşı mücadelemizin de başlangıcı olmuştur. Böylece dogmatizme karşı verdiğimiz mücadelemiz, modern revizyonizme karşı verdiğimiz mücadele ile birleşmiştir.”
Buna ek olarak Kore’nin “Büyük Güçler” ile 1945’te Kore’nin güneyini işgal etmiş olan ABD emperyalistlerinin arasında sıkışmış olması, Juche fikrinin tesisini elzem bir hale getirmiştir. Geçmişte, büyük güçlere yaslanmak ve onlara dalkavukluk (Kore’de flunkeyizm olarak bilinir) yapma fikri yüzünden Kore bağımsızlığını kaybetmiştir.
Flunkeyizm veya dalkavukçuluk zihniyeti, eski feodal hâkim sınıfın fikir dünyasına kök salmıştı. 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında Kore’nin feodal yöneticileri, Japonya’nın tehdidine karşı savunma çalışmalarını örgütlemek için fiilen hiçbir aksiyon almamışlardı.
Hâkim sınıf “Rus yanlısı”, “Çin yanlısı”, “Amerika yanlısı” ve “Japon yanlısı” şeklinde hizipleşmişti. Japonya, ABD, Çin, Rusya, Birleşik Krallık ve Fransa gibi çeşitli “büyük güçlerin” hepsi Kore’yi ele geçirmek istiyordu. Ancak sonunda Kore, Japonya tarafından işgâl ve ilhâk edildi.
Feodal unsurların dışında, Kore’de milliyetçi hareket de flunkeyizmin, büyük güçlere dayanma fikrinin etkisi altına girmişti. Kimileri Amerikalılara dayanmak istemiş, Woodrow Wilson’ın “otonomi” doktrinine inanmıştı; diğerleri ise Milliyetçi Çin’e veya Sovyetler Birliği’ne bel bağlıyordu. Hatta bazıları, yeterince yalvarırlarsa sömürgeci Japon devletinin Kore’ye bağımsızlığını vereceğine inanmıştı.
Juche her ne kadar 1955’te kamuya açık bir şekilde açıklandıysa da, fikir çok daha geri bir tarihe dayanıyordu. Juche fikrinin taslağı ilk olarak 1930 yılında, Çin’in Kalun bölgesinde gerçekleştirilen Kore Genç Komünist Birliği ile Anti-Emperyalist Gençlik Birliği’nin toplantısında Kim İl Sung tarafından embriyonik formuyla oluşturulmuştur (O günlerde birçok Koreli Çin’e sürgün edilmişti ve birçok Koreli aktivist Çin’de ikamet ediyordu). Kore halkı o zamanlar, bağımsızlığın devrimci mücadelesinin başarılı bir şekilde yürütülmesi ve ulusal kurtuluşun yanı sıra sosyal adaletin tesisi için yeni bir yol arıyordu.
Genç Kim İl Sung, Kore Devrimi için yeni bir yol taslağının gerekliliğini anlamıştı. O, Kore Devriminin bağımsızca yürütülmesi ve devrimin yalnızca kalabalık yığınlara, halka dayanmasını vurgulamıştı.
Kore Devriminin Yolu konuşmasında Kim İl Sung, fikirlerini açıklamış ve Kore Devrimi için bağımsız bir çizgi ortaya koymuştu. Büyük güçlere güvenenleri veya çeşitli hiziplere bölünenleri şu satırlarla keskin bir biçimde eleştiriyordu:
“Deneyimler bize; devrimin başarıya ulaşması için devrimcinin halk yığınlarının arasına karışması, onları örgütlemesi ve devrim süresince ortaya çıkan problemleri başkalarına güvenmeden, kendi sorumluluğunda ve gerçek koşullara uygun olarak bağımsız bir şekilde çözmesi gerektiğini göstermektedir.
Bu dersten yola çıkarak, Kore Devrimi’nin önderinin Kore Halkı olduğunu ve Kore Devriminin, muhakkak Kore Halkının bizzat kendisi tarafından ülkelerinin gerçek koşullarına uygun bir şekilde yürütmesi hususunu en önemli nokta olarak görüyoruz.”
Bu, Juche fikrinin temeli ve başlangıç noktasıdır. Kitlelerin, “devrimin önderleri” olduğu fikri ilk kez Kalun’da, 1930 yılında ifade edilmiştir. Yoldaş Kim İl Sung aynı zamanda: “Devrimci mücadelenin önderleri kalabalık halk yığınlarıdır ve devrim mücadelesi ancak onların örgütlü ve seferber halde olmasıyla kazanılabilir” demiştir.
Yıllar sonra, 17 Eylül 1972’de, Başkan Kim İl Sung Japonya’nın büyük günlük gazetelerinden biri olan Mainichi Shimbun’un gazetecilerine şunu açıklamıştır: “Tek bir sözle Juche fikrinin anlamı, devrimin ve tertibatın önderlerinin halk yığınları olması ve onların aynı zamanda devrimin ve tertibatın itici güç olmalarıdır. Bir başka sözle, ademoğlu kendi kaderinden sorumludur ve bu kaderine kendi elleriyle yön verme kapasitesine sahiptir”.
Kim İl Sung bir konuşmasında da “İnsanı canlı tutan özgürlüktür. Eğer o özgürlüğünü kaybederse, insan olarak nitelenemez; hayvandan farkı kalmaz”. demiştir. Bu, Juche fikrinin insancıl ve özgürleştirici doğasının veciz izahıdır.
Mart 1982’de Kore İşçi Partisi’nin Örgüt İşleri Sekreteri pozisyonunda bulunan Yoldaş Kim Jong İl, “Juche Fikri Üzerine” adlı; Juche fikrini derinlikli, sistematik ve yapılaştırılmış şekliyle açıklayan ve izah eden bir eser yayımladı.
Yoldaş Kim Jong İl Juche fikrini; felsefî, sosyo-historik ve yön gösterici ilkelere sahip bir fikir olarak tanımladı. Juche fikrinin en temel ilkesi olarak insanların her şeyin önderi olduğu ve her şeye karar verdiklerini ortaya koydu. Eserinde insanın; -hepsinin birbiriyle bağlantısı olmak üzere- bağımsızlığın niteliklerine, yaratıcılığa ve bilince sahip sosyal bir varlık olduğunu açıkladı. Pratikte somut olarak uygulanan Juche fikrinin ilkelerini belirledi: İdeolojide Juche, siyasette tam bağımsızlık, ekonomide ve ulusal savunmada kendi kendine yeterlilik.
Juche fikri, halk yığınlarını devrimin öznesi olarak ele alır, nesnesi olarak değil. Buna göre, devrimi yürütmek için halk kitleleri uyandırılmalı ve devrimin önderi rolünü oynamalıdır; binaenaleyh öncelik ideolojik çalışmaya verilmelidir. Bu, KDHC’nin neden Doğu Avrupa Halk Demokrasileri ve SSCB gibi çöküş yaşamadığının en başat sebeplerinden biridir.
Juche aleyhinde konuşan ve KDHC’nin sosyalist deneyimini reddeden kimi sözde “solcular”ın iddialarına göre Juche, Marksizm-Leninizmi “reddetmektedir”. Fakat bu doğru değildir. Hakikatte Marksizm-Leninizm, Juche’nin en önemli parçalarından biridir.

Gençliğinde Kim İl Sung, Kapital ile Devlet ve Devrim dahil olmak üzere Marx ve Lenin’in eserleri üzerine çalışmıştır. Kim Jong İl’in ifadesiyle: “Partimiz ve halkımız; Marx’a, Engels’e, Lenin’e ve Stalin’e işçi sınıfının önderleri olarak saygı duyar ve onların mümtaz hizmetlerinden övgüyle bahseder”. Ayrıca KDHC şu anda dünya üzerinde Marksizm-Leninizm ve Diyalektik Materyalizm üzerine üniversite dersleri alabileceğiniz sayılı ülkelerden biridir. Yani KDHC’nin Marksizm-Leninizmi reddettiği iddiası, yalan beyanattır.
Juche ne dar kafalı bir milliyetçilik ne de milliyetçiliğin kendisi için bir kılıftır. Juche Fikri Üzerine eserinde Kim Jong İl: “Bağımsızlık, enternasyonalizm ile çatışmaz, onun güçlenmesinin temelidir. Nasıl ki kişinin kendi ülkesinde devrim olmaksızın Dünya Devrimi düşünülemez ise, bağımsızlıktan ayrı bir enternasyonalizm de var olamaz. İlke gereği enternasyonalist birlik, seçim özgürlüğü ve eşitlik temeline dayanmalıdır. Enternasyonalist birlik ancak bağımsızlık temelinde kurulduğu vakit seçim özgürlüğü ve eşitlik temeline dayanabilir, hakiki ve sağlam olabilir.”
Juche fikrinin rehberliğinde, KDHC her zaman enternasyonalist olmuştur. Birçok ülkedeki devrimleri ve anti-emperyalist mücadeleleri maddi olarak desteklemiştir. Yakın bir örnek olarak, Rusya Federasyonu’nun Kursk bölgesindeki defansif icraatları gösterilebilir. 1960’larda Başkan Kim İl Sung, Vietnam halkına ve ABD emperyalizmine karşı verdikleri bağımsızlık savaşına destek olmak için Kore Halk Ordusu Hava Kuvvetleri’nden pilotlar başta olmak üzere topçu birlikleri ve tünel açma uzmanları göndermiştir. Kore Halk Ordusu Hava Kuvvetleri aynı zamanda 1973 Yom Kippur Savaşı’nda siyonist saldırganlara karşı Mısır ve Suriye’yi desteklemiştir. 1962’de Küba, Sovyetler Birliği tarafından “arkadan bıçaklandığı”nda; Başkan Kim İl Sung önderliğindeki KDHC; Küba’ya dar zamanında yemek, traktör ve teknik eleman gönderirken enternasyonalist destek sağlamış, politik ve askerî yardımda da bulunmuştur. KDHC aynı zamanda ABD’nin Guantanamo Körfezi’nden çıkarılmasını öngören Fidel Castro’nun beş noktalı taleplerini de kamuya açık bir şekilde desteklemiştir. Başkan Kim İl Sung’un Grenada’ya yolladığı inşaat uzmanları ve KDHC’nin Grenada Devrimci Halk Hükûmetine verdiği cömert oranda askerî destek -ki kişi başına düşen yardım miktarı açısından Kuzey Kore, Grenada’ya SSCB’den daha fazla yardım sağlamıştır- KDHC’nin enternasyonalizmine bir başka örnek olarak gösterilebilir.

Juche fikri, KDHC’nin zor zamanları atlatmasını olanaklı kılmakla kalmayıp; büyümesini ve mamur olmasını sağlayan gizli bir silahtır. KDHC, Juche fikrinin uygulanması sayesinde bağımsızlığını sağlamış ve sürdürebilmektedir.
Nitekim eski Britanya Başbakanı John Major da KDHC’ye “katıksız bir bağımsızlığa sahip ülke” şeklinde alışılmadık ve muğlak bir övgüde bulunmuştur.
KDHC’nin kendi topraklarında konuşlanmış yabancı askerler yoktur. KDHC; Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Dünya Ticaret Organizasyonu (WTO), Dünya Ekonomik Forumu (WEF) veya Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği’nin (APEC) bir üyesi değildir.
Kuruluşundan beri ABD, 2006’dan beri ise artan şekilde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (UNSC) tarafından blokajlara ve yaptırımlara uğramasına rağmen KDHC, bağımsız bir ulusal ekonomi inşa etmeyi ve sanayileşmeyi başarmıştır.
Şovenist ve modern revizyonist Sovyet “büyük güçleri”, KDHC’nin ekonomisini kendilerine tabî kılmak istediler, ancak Kim İl Sung buna izin vermedi ve ekonomik bağımsızlık ilkesinin çizgisine bağlı kalmaya devam etti. SSCB daha sonra KDHC’ye, kendilerinin öncülüğünü üstlendiği Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi’ne (CMEA veya Comecon olarak da bilinir) Baykal Gölü güç istasyonundan verilecek elektrik karşılığında katılma teklifi sundu. Ancak Kim İl Sung, yapılan bu teklife karşı onlara şu yanıtı verdi: “Güç istasyonu tarafından üretilen elektriği kullanmayacağız; eğer biz elektrik konusunda size bağlı olursak, elektriği tedarik edemediğiniz durumda büyük acılar çekeriz. Ancak güç istasyonlarından ülkemize gelecek iletici kablolar için fonumuz varsa, bu fonları ülkemizde kurulacak bir başka hidroelektrik güç istasyonu için kullanmak çok daha verimli olur. Bizim CMEA’ya katılmayıp, kendi ayaklarımız üzerinde durma ilkesine dayanarak emeklerimizle sosyalizmi inşa etme kararımızın ne kadar doğru olduğu bugün daha net anlaşılmaktadır.”
KDHC bir çok alanda bu “kendine yeterliliği” hayata geçirdi. 1960’ta tahıl üretiminde kendi kendine yeterliliği başardı. Kore Savaşı sırasında güneyden kuzeye iltica etmiş olan Dr. Ri Sung Gi’nin icat ettiği, Vinalon adı verilen “Juche elyafı”nı üretmeyi başardılar. Vinalon, KDHC’de bol miktarda bulunan taş kömürü ve kireç taşından üretilen bir elyaftır. Dr. Ri yaşamı boyunca şu cümleleri sarf ederdi: “Eğer gelecek nesiller bu elyafın tarihi hakkında sorular sorarsa, lütfen onlara bir bilim adamının veya teknisyenin ismini vermeyin; onlara büyük lider Kim İl Sung tarafından kurulan ve önderlik edilen Kore İşçi Partisi’nin tarihini anlatın. İşte o zaman Vinalon’un tarihin bu çağında nasıl doğduğunu öğreneceklerdir”.
KDHC aynı zamanda kömürü koklaştırmadan demir üretiminin çeşitli yollarını bulmuştur. Sosyalist sanayileşme döneminde KDHC, sanayi üretim değerini yıllık %19.1 gibi şaşırtıcı bir oranda arttırmayı başarmıştır. Başkan Kim İl Sung’un önderliğinde Kore halkı, kol saatinden büyük demiryolu lokomotiflerine kadar her türden ürünü üretebilen; bağımsız, güçlü bir ulusal ekonomi inşa etti.
KDHC, diğer ülkelerin birkaç gün bile dayanamadığı Covid-19 salgını sırasında, Ocak 2020 ve Şubat 2024 yılları arasında sınırları kapalı bir şekilde dayanmayı başarmıştır. Yaptırımlara rağmen aynı dönemde KDHC; ücretsiz sağlık hizmeti, yüksekokul seviyesi dahil ücretsiz eğitim, ücretsiz konaklama, düşük maliyetli toplu ulaşım gibi etkileyici bir sosyal programı 1974’te kaldırmış olduğu vergi sistemini kullanmadan dahi sürdürebilmektedir.
Geçtiğimiz birkaç yılda, sadece Pyongyang’ta değil, kırsal bölgeleri de kapsamak kaydıyla devasa bir konut inşaat programı hayata geçirilmiştir.
Böylelikle Juche fikri, KDHC’de somut sonuçlar üretmiştir. KDHC’nin sosyalizminin en kalıcı, en sağlam sosyalizm olduğuna şüphe yoktur.
Bu nedenle 1960’lardan beri birçok ülkede Juche fikri üzerine çalışma gruplarının ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. İlk çalışma grubu 1969’da Mali’de kurulmuş; daha sonra ise 1978’de merkezi Tokyo, Japonya olmak üzere Uluslararası Juche Fikri Enstitüsü kurulmuştur.
Uluslararası Juche Fikri Enstitüsü’nün müdürü Dr. Vishwanath’ın dediği gibi: “Juche fikrini çalış; sana hiçbir şeye mâl olmayacağı gibi geri dönüşü bir hayli fazla olacaktır.”
Notlar
[1] Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti. Müellif yazının geri kalanında bu kısaltmanın İngilizce versiyonu olan ‘DPRK’yi kullanmıştır, biz de Türkçesi olan KDHC’yi kullanacağız.
