Yeni Başlayanlar için Capsler ile Hikmet Kıvılcımlı

“Yeni başlayanlar için capsler ile Hikmet Kıvılcımlı”

Parababalarının kürsü ötügeni İlber Ortaylı’yı herkes tanır. Kendisi bir burjuva bilim adamında olması gereken tüm özelliklere sahip, birbirinin bağları kopmuş bilgiler yığınına, çok bilmişliğe ve kibire…

Ancak çok önemli bir şeye sahip değil, olaylar arasındaki bağları kavrama ve olduğu gibi gösterme yeteneğine. Hikmet Kıvılcımlı, tarihçi olmak ile olguları olduğu gibi kavrayan, bilimi namusluca savunan, yani hakkını teslim edersek diyalektik materyalist bir bilim adamı olmak arasındaki farkı, tarihin derin zembereklerini kavramak olarak ortaya koyar. Tabii bununla beraber diğer bilimleri de kullanarak sosyal düzeni değiştirmeyi de ekler her Marksist-Leninist gibi.

Bugün üniversitelerde kitapları okutulan İlber Ortaylı’nın bağlantıları birbirinden kopuk olaylar yığını haline getirilmiş tarihi ile, olanı olduğu gibi ortaya koyan, tarihe sınıflar savaşımı perspektifinden bakan ve tarihin derin zembereklerini kavradığı için sosyolojik olarak açıklayan Hikmet Kıvılcımlı’nın arasındaki fark budur.

Birbirinden kopuk, sınıflanmış bilimler, metafizik kalmaya ve dolayısıyla diyalektik materyalizmin en sert vuruşlarına maruz kalmaya mahkumdur. Aslında bugün İlber Ortaylı’nın kibrini, kendini beğenmişliğini “orantısız zeka” ile hicveden herkesin “düşünüp de söyleyemediği” tam da bu eksikliğidir.

Kısacası tarihe hakim olmakla iş bitmiyor burjuva borazanı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir