Unutulan 68 Kuşağı ve Gerçek Sol (Adana Direniyor)

analiz6868’lilerden bu yana gelen, “devrimcilerin kızıl bayrağı “dediğimiz, 68 kuşağının onur ile taşıdığı sosyalizmin kızıl bayrağı günümüze gelene kadar çok hırpalanmıştır. Neden mi? Bunu etrafımıza bakarak açık ve net bir şekilde görebiliriz. Bir yanda Kürtçü tavır takınan, sosyalist geçinip, ABD’nin uşağı olmuş, Kürt faşizmine teslim olmuş sözde sosyalistleri, diğer yanda ise ülke koşullarını göz önünde bulundurmayıp Mahir Çayan’ın en önemli sözünü (Biz dünyayı değiştirmek için, dünyanın Türkiye’sinde devrim yapmak için Marksizmi öğreniyoruz) unutup, topyekün 1917’de Bolşeviklerce başarıya ulaşan, Büyük Ekim Devrim’i ile kurulan S.S.C.B’yi kopyalayıp Türkiye’ye uyarlamak isteyen iki taraf vardır. Bu iki taraf, ne 68 kuşağını ne de 68 kuşağı önderlerinin bıraktığı Kızıl bayrağı taşımayı hak ediyor, aksine onların bıraktığı emanete ihanet ediyorlardır.
Ne demek istediğime biraz daha açıklık getirmek istiyorum.
Bizler ne bazı cenahların yaptığı gibi sadece Kürt kimliğinin arkasına sığınıp, sadece Ülkücü denilen Türk Milliyetçiliği yapan çetelere “ırkçı” diyerek, yapılan Kürt Milliyetçiliğine sessiz kalıyor, ne de “KOPYALA – YAPIŞTIR” sosyalistliği ile bildiri dağıtarak, rahat koltuklarda oturup elimizde biralar, burgerler ile yiyip içip oturduğumuz yerde kıçımızı büyütüp Sosyalizm/Komünizm’i tartışmıyoruz.
Bizler ne kendimizi kendi gözümüzde büyütüp kendi kendimizi egosunu tatmin ediyoruz nede sosyalist/devrimci geçinip toprak ağalarıyla, burjuvalarla yada samanlık fareleri ile sahte devrimcilik oynamıyoruz.
Bizler ne PKK denilen ABD uşağı örgütü meşru görüyor, sırtımızı ne YPG’ye YPJ’ye dayıyoruz, ne de Atatürkçü/Kemalist’lere göz kırpıp arkalarından iş çeviriyoruz.
Bizler, yani halkın gerçek çocukları ne egomuzu tatmin ediyor, ne de toprak ağalarıyla işbirliği yapıyoruz. Devrimciliğimizin olağanca ateşi ile halkın içinde dolaşarak örgütlenmeye, mücadele etmeye çalışıyoruz. Bizler sırtımızı ne YPG/YPJ’ye ne de PKK’ye dayıyıyoruz. Bizler sadece ve sadece gerçek devrmcilere ve halkımıza sırtımızı dayıyor ve onlara güveniyoruz. Bizler tarihi olanlara tanıklık ettiği için sorguluyor ve kabulleniyoruz. Ne bazıları gibi “o kemalistlerin uydurması”, “bu belge sahte”, “ilk başta öyleydi ama son zamanlarında değişti” diyenlerden değiliz. Biz tarihi bilinçli bir şekilde okuyup, görüp, eleştirip, kabullenip söyleyenlerdeniz. Ne birilerinin sözleri ile davamızdan vazgeçeriz, ne de ötekilerin yaptıklarına yanlış demekten çekinmeyiz!
Malum, yaşlandıkça kafayı yiyen solcu(!)’larımız ile meşhuruz… Tekrar söylemekte fayda var;
Bizler ne 68 kuşağından, ne de 68’in bize bıraktığı emanetlerden vazgeçeriz. Türkiye solunu kimsenin ellerinde öylece ölüme terk etmeyiz. Bizler Bursa Nutku’nu iliklerinde hisseden 68’lilerin gençleriyiz. Deniz Gezmiş’lerin, Mahir Çayan’ların Yoldaşları, Türkiye’nin onurlu ve bir o kadarda şerefli devrimcileriyiz!
Kuvayimilliye’ye inanın, İkinci Kurtuluş Savaşına inanın!..
“Biz, yurtsever kişiler olarak, eçtiğimiz yol, Gazi Mustafa Kemal’in açtığı yoldur. O’nun başlattığı Anadolu ihtilalinin yoludur. Parolamız, “Ya İstiklal Ya ölüm!, hedefimiz, “İstiklal-i Tam Türkiye”dir. ( Mahir Çayan )
Adana Direniyor’dan Devrim Deniz
One comment to “Unutulan 68 Kuşağı ve Gerçek Sol (Adana Direniyor)”
  1. Nokta… Yazı duygularıma tercüman oldu teşekkürler. Sol artık nihai hedefi konusunda çizgisine oturmalı yazıda anlatıldığı gibi yarım kalan devrimi tamamlamak şiarıyla halka inmeli ve bunları anlatmalı. Özlenen Sol halka inecek sol da tam budur işte.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir