Türkiye İşçi Sınıfına İçeriden Darbe! (Adana Direniyor)

Başlıktan da anlaşılacağı üzere ne yazık ki işçi sınıfımız içeriden ihanete uğratılmıştır. Evet, yanlış okumadınız, arkadaşlar. Pandemi süreci içerisinde olduğumuz günlerde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri kapsamında yayımladığı yazıda toplu iş sözleşmelerinde (TİS) Çalışma Genel Müdürlüğü’nün ve İŞKUR İl Müdürlükleri’nin faaliyetleri ile arabuluculuk ve Yüksek Hakem Kurulu işlemlerinin geçici olarak durdurulduğunu açıklamıştı. Açıklanan genelgeyle birlikte işçi sınıfımız hakkını arayamaz, demokratik ve ekonomik taleplerde bulunamaz hale getirilmiştir. Bu AKP’gillerin almış olduğu kararlar sözde “tedbir” olarak kamuoyuna açıklanmıştır. AKP’giller tarafından alınan “tedbirle” birlikte sendikal faaliyetler durdurulmuştur. Buraya kadar görünürde gerçekten sanki halkın ve işçilerin sağlığını korumaya yönelik bir “tedbir”miş gibi görünse de aslında çıkartılan genelge tamamıyla işveren sınıfına ve patronlara bulunmaz bir fırsat sunmuştur. Korona virüs bahanesiyle işveren-patron sınıfı, sendikal faaliyetleri böylelikle başından defetmiştir.

AKP’giller, bu kararı ne yazık ki sadece kendi başlarına almamışlardır. Yazımızın başında da söylediğimiz üzere işçi sınıfımızın aleyhine olan bu genelge maalesef ülkemizdeki 3 sendika konfederasyonunun yönetimlerince öneri olarak AKP’gillere sunulmuştur. Özü itibariyle işçi ve halk düşmanı olan AKP’giller iktidarı da bu fırsatı adeta avına yaklaşmış kurt sinsiliği ile hızla uygulamıştır. Ve işçi sınıfımız 3 sendika konfederasyonun ve iktidarın birleşik ihanetleri sonucunda hakkını arayamaz, elleri kolları bağlanmış duruma getirilmiştir.

Hepimiz biliyoruz ki; İşçiler, işverenler tarafından Korona virüs bahanesiyle işten çıkarılmış, ücretsiz izinlerle karşı karşıya kalmış ve işyerlerinde tedbirsiz, sağlıksız koşullarda çalışılmaya zorlanmıştır. Haliyle işçilerin en çok hak gaspına uğradığı şu pandemi günlerinde, işçilerin ekonomik, demokratik ve sosyal sınıf örgütleri olan sendikaların faaliyetlerinin durdurulması işçi sınıfımızın aleyhine bir karar olmuştur. Bu sebeple de işveren-patron sınıfı, işçilere saldırılarını daha da yaygınlaştırmıştır.

Halkımızın bir deyimi vardır, “Puşt puştluğunu yapacak” diye…

İşçi düşmanı ve işveren yanlısı olanlardan böyle bir karar beklendik olurdu. Peki, adına sendika denilen örgütlerin yönetiminde bulunanlara ne demeli, arkadaşlar? Türk-İş ve Hak-İş gibi konfederasyonlar zaten tarihleri itibariyle işçilerin başını bağlamak, onları haklarını savunamaz hale getirmek için kurulmuş ve devlete çalışan sarı, gangster sendikalardır. Bunu söylerken bu iki konfederasyonda örgütlü olan, samimi ve içtenlikli işçi kardeşlerimize sözümüz yoktur. Tamamıyla bu iki sendikanın misyonuna, kurdurulma sebeplerinedir sözlerimiz!

Peki, bu iki konfederasyondan tamamıyla gelenek, anlayış ve tarihsel olarak bambaşka olan DİSK’e ne demeli? DİSK’in başını tutan, tarihine ve geleneğine ihanet içerisinde olan Arzu Çerkezoğlu da işçilerin aleyhine olan bu genelgenin çıkarılmasında pay sahibidir. Nasıl mı? Hemen kendi ağzından örneklendirelim:

Diyor ki;

“Devam eden TİS süreçlerinde salgın nedeniyle görüşmeler yapılamıyordu. Biz yeri geliyor TİS için bin-2 bin işçiyle toplantılar yapıyoruz. Belli prosedürlerin yerine getirilememesinin ve sürecin uzamasının hak kaybı yaratmaması için Bakanlığa taleplerimizi iletmiştik. Bu doğrultuda düzenleme yapıldı. Düzenlemenin işçiler açısından hiçbir hak kaybına yol açmadan hayata geçirilmesi gerekiyor.”

Görüyorsunuz arkadaşlar. İhanetlerini utanmadan, sıkılmadan apaçık kendi ağızlarıyla söylüyorlar. Yani diyorlar ki; Korona virüs, insanlık adına proletarya enternasyonalizmine geçin diye kapitalizme ve parababalarına baskılar yaparken bizde parababalarını ve patronların yükünü hafifletmek için sendikal haklarımızdan, demokratik haklarımızdan kendi ellerimizle işçileri feragat ettirdik, diyorlar! Yani apaçık ihanet ettik, diyorlar arkadaşlar.

DİSK’in Başkanı olan bu zat, DİSK gibi bir sendikada nasıl olurda böyle bir şey yapabilir? Sebebi açık! Eğer işçi sınıfının mücadelesinde kararlılık gösteremez, makam ve mevki peşinde olursanız, DİSK’i milletvekili olma aracılığı ile kariyer merkezi olarak görürseniz ve sarı sendikacı olursanız bu ihanetler sizin vicdanınızı rahatsız etmez. Sizi utandırmaz, canınızı sıkmaz, arkadaşlar! İşte sonra çıkar böyle alçakça işçi sınıfına içeriden verdiğiniz ihaneti pervasızca açıklarsınız.

Peki, bu ihanetin bedeli nasıl oldu işçi sınıfımıza? Ona da bakalım dilerseniz…

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası, 400 işçinin çalıştığı SARP Havacılık Lojistikte 1 Mayıs günü grev kararı almıştı. Ve sendika yöneticileriyle birlikte işçiler, grev kararını işyerlerine asmışlardı. Peki, ne mi oldu? Bu 3 sendika konfederasyonunun yönetimlerinin aldıkları karar sonucunda işçi sınıfı hakkını arayamaz hale getirildiğinden – yani ihanete uğradığından – greve çıkamadı işçiler. Nakliyat-İş Sendikası’nın konuya ilişkin açıklamasını aynen olduğu gibi verelim:

***

BASINA VE KAMUOYUNA

400 İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI SARP LOJİSTİK’TE, 1 MAYIS’TA BAŞLAYACAĞIMIZ GREV’E, DİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ’İN İSTEMLERİ İLE ÇIKARTILAN “GENELGE” ENGELİ SONUCU BAŞLAYAMIYORUZ.
PROTESTO EDİYORUZ

Sendikamız ile 400 işçinin çalıştığı ETİ Grubun lojistik hizmetlerini yapan Sarp Havacılık Lojistik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş’de 3. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinde arabulucu aşamasında da anlaşma sağlanamamıştır. Bunun üzerine sendikamız 1 Mayıs 2020 de greve çıkma kararı almıştır.

Grev hazırlıkları yaptığımız, İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele Dayanışma Günü Olan 1 Mayıs’ta başlayacağımız grevi,  işverenin grev oylaması talebi üzerine 23 Mart tarihli genelge gerekçe gösterilerek Eskişehir İş Kurumu ve Çalışma Müdürlüğü tarafından “Grev Oylaması” talebi geçici süreyle durdurulmuştur.

Bu neden Sendikamız 1 Mayıs’ta Sarp Lojistikte greve başlayamayacaktır.

Türkiye İşçi Sınıfı mücadelesi tarihinde bir ilk yaşanmaktadır. DİSK’in de içerisinde olduğu 3 işçi konfederasyonunun talebi çalışanları anti-demokratik grev uygulanmaz duruma getiren bir Genelgeden dolayı Sendikamız Greve başlayamamaktadır.

Sendikamız Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerce güvence altına alınmış olan grev hakkını kullanılmasını engelleyen durumla ilgili iş mahkemelerine dava açacaktır.

Ancak bir kez daha İşçi Sınıfı Mücadelesine grev hakkına ihanet olan bu anti-demokratik “Genelge’nin” çıkarılmasını talep eden üç işçi konfederasyonu DİSK, TÜRK-İŞ, Ve HAK-İŞ yönetimlerini de protesto ediyoruz.

Sarp Lojistik’te İşçi Sınıfımızın Daha İnsanca Yaşayabileceği bir ücret ve çalışma koşulları yaratma mücadelemiz, koronavirüs, anti-demokratik genelgelere karşın devam edecektir. 28.04.2020

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası

Genel Yönetim Kurulu

***

Nakliyat-İş Sendikası’nın olaya istinaden kamuoyuna yapmış olduğu açıklama aslında netçe olayı ortaya koyan nitelikte. İşçi sınıfı, kendisine olan saldırıların en çok arttığı pandemi sürecinde belki de hiç olmadığından daha fazla sosyal, ekonomik ve demokratik örgütleri olan sendikalara ihtiyaç duyuyor. Böylesine bir süreçte DİSK Başkan’ı Arzu Çerkezoğlu, bizzat işçilere ihanet içerisinde kararı AKP’gillere öneriyor. İşveren-Patron sınıfı, zannedersek böylesine bir öneriyi güle oynaya bayram havasında karşılamıştır. Çünkü böylesine kriz, sermayenin çıkmaza girdiği durumlarda faturayı işçilere, emekçiler kesmek isteyen burjuvazi için bulunmaz kaftan bir öneriyi işçiler adına sendikaların başını tutan yönetim kadroları getirmiştir. Aslında bunlara “yönetim kadrosu” demekte hatadır. Basbayağı sarı, gangster bürokratik dinozorlarla karşı karşıyadır işçi sınıfımız. Ancak bu böyle gitmez! DİSK’in geleneğine, tarihine ve anlı şanlı işgal, grev ve direnişlerine yaraşır şekilde sendika başkanlığı yapan insanlarda mevcut. Her ne kadar bu insanlar bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar olsa da her zaman için nitelikli kişiler, kadrolar mutlaka kazanımlar elde ederler. Şan olsun ki işçilerin Nakliyat-İş gibi bir sendikası var. Şan olsun ki mücadeleci bir genel başkan olan Ali Rıza Küçükosmanoğlu’na sahipler. Eninde sonunda buz kırılacak ve yol açılacaktır.

KAHROLSUN SARI SENDİKACILIK!

KAHROLSUN PARABABALARI VE ONLARIN KANSER DÜZENİ!

İŞGAL, GREV, DİRENİŞ!

Adana Direniyor’dan Fatih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir