Toprak ve su kaynaklarından sonra sıra zeytinliklerde (Halkın Kurtuluş Yolu)

analiz-zeytinlikHiç boş durmuyorlar. Yeter artık bu kadar, elde ettiklerimizle ömrümüzün sonuna kadar maddi sıkıntı çekmeden yaşarız da demiyorlar. Türkiye’deki tüm zenginlikler, değerler bize ait olana kadar, bize gelir getirene kadar çalmaya, çırpmaya, gasp etmeye devam diye ant içmişler resmen…

Türkiye’de tarım için önemli-değerli bir ürün olan aynı zamanda istihdam kaynağı ve yurtdışı pazarlarda kayda değer bir ihraç kalemi olan zeytinin, zeytinyağının hammaddesine göz dikmiş durumdalar…

Zeytinlik alanlar talana açılmaya hazırlanıyor, büyük bir vurgun kapıda… Doğayı, çevreyi hiçe sayan bir yasayı çıkarmaya hazırlanıyorlar.  Yasa tasarısı, HES’lerle doğanın talan edilmesinin bir diğer ayağı durumunda…

Çok uzun yıllardır bunun peşindeler. En son 2 yıl önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan bir yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Maden-enerji şirketlerinin zeytinliklerde arama yapmasını, şirket-tesis kurmasını sağlayan bir yönetmelikti. 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”una açıkça aykırı olan yönetmelik hakkında meslek odalarının açtığı dava sonunda Danıştay yürütmeyi durdurma kararı almıştı.

3573 sayılı kanundaki koruyucu hükümler, tarım dışı amaçla arazi kullanımı, metalik madenciliğe yönelik faaliyetler ve HES uygulamalarına karşı açılan çok sayıdaki davanın kazanılmasında, yargı tarafından dikkate alınan çok önemli bir gerekçe oluşturmuştu. Şimdi, yatırımların önünde engel görülen 3573 sayılı kanundaki koruyucu hükümlerden kurtulmak isteniyor. Yeni bir kanunla… ‘Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu tarafından imzalandıktan sonra Başbakanlık tarafından TBMM’ye gönderildi. TBMM’nin gündeminde şu anda yasa tasarısı.

Yapılmak istenen değişiklik ile madencilik faaliyetlerinin, elektrik üretimine yönelik yatırımların ve bu yatırımlar ile ilgili her türlü yapıların, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetlerinin, yol, altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinin zeytinlik sahalarında yapılmasının yolu açılıyor. 3573 sayılı Kanunda yer alan “zeytincilik sahaları daraltılamaz” hükmü işlemez hale getiriliyor.

Mevcut yasa, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vegatatif (bitkisel) ve generatif (üreyici) gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin yapılamayacağı ve işletilemeyeceği hükmünü içerirken, bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznine bağlıyor.

Meclise gönderilen tasarıda ise enerji ve maden işletmeleri, doğalgaz, petrol işletmeleri gibi kimyasal madde salınımı yapan tesislerin kurulmasına izin verilebilecek düzenlemeler getiriliyor.

Bu durum, 30-35 yıllık verime kalkmış zeytinliklerin kaybolması ve yakınlarındaki diğer zeytinliklerin de, çevresel faktörlerin değişmesi nedeniyle, verim kayıplarına uğraması anlamına geliyor. Ayrıca ardından çıkabilecek benzer kanunlara da emsal oluşturacak.

Aynı zamanda tasarının kanunlaşması halinde, tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve HES’ler ile talan edilen, yok edilen toprak ve su kaynaklarımıza, zeytinlik alanlar da eklenecek.

Sadece bu da değil. İthal edilecek kalemlere zeytin-zeytinyağı da kaçınılmaz olarak eklenecek. Tabiî bu durum çiftçimizin bir geçim kaynağını daha kaybetmesine neden olacak. Soma’da olduğu gibi…

Doğa ve insan değil de kâr ve rant odaklı bu politikalar bu felaketlere neden oluyor, kaçınılmaz olarak…

Kaynak: Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir