TEOG’da 17000 Birinci Ne Yazık ki Öğrencilerin Başarısı değil, sistemin başarısızlığıdır! (Muğla Direniyor)

sefer-selvi-teog-analizYıllardan beridir süregelen eğitim sistemimiz, biliyoruz ki sınavlarıyla oldukça ünlüdür. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başına gelen her bakanla birlikte yeni bir sınav sistemi gelir. Kısaca ortaokuldan liseye geçiş sınavlarına göz atacak olursak LGS, OKS, SBS ve günümüzde uygulanan TEOG. Her bakan kendi tarzını denedi bu sınavlarla. Reislerinin istikrar tutkusunun aksine eğitimde istikrar bir türlü sağlanmış durumda değildir.

Geçtiğimiz günlerde binlerce gencin hayatındaki dönüm noktalarından olan TEOG sonuçları açıklandı. Bir özet geçecek olursak, kasım ayında ve nisan ayında olmak üzere yılda 2 kere yapılır bu sınav. Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, T. C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden oluşur, her ders 20 sorudur. Öğrenciler buradan aldığı sonuçlar doğrultusunda liselere yerleşir. Genellikle de bir veya iki öğrenci yarışmaya sokuldukları bu sistemde sınava giren binlerce kişi arasından sıyrılarak büyük bir başarı örneği sergilerdi.

Son açıklanan TEOG sonuçlarına göre, bu sınavda olağanüstü bir başarı örneği sergilendi. Yapılan araştırmaya göre tam 17000 öğrenci 120 soruyu da doğru cevaplayarak, tarihe geçti  (1). Kimilerine göre bu olağanüstü bir başarı olabilir. Ancak gerçeklik şudur ki; yapılan bu sınav ayırt edicilik özelliği taşımamaktadır. Bu sınav, berbat bir ölçme-değerlendirme aracıdır. Bu sınav, AKPgillerin sözde eğitim reformları, sözde bilim reformları ile halkın gözünü boyama çabasıdır.

Bunun en yakın örneklerine değinecek olursak; her üç yılda bir yapılan, uluslararası eğitim değerlendirme testi olarak bilinen ve OECD ülkelerinin düzenlediği PISA testi 2015 açıklanan sonuçlarına bakabiliriz. 72 ülkenin katıldığı sınavda Türkiye 50. sırada yer almaktadır. Fen okuryazarlığı, okuma becerileri ve matematik okuryazarlığı olmak üzere üç faktörü ölçen testte, Türkiye genel ortalamaların çok altında yer almaktadır (2). Yine sonuçlar göstermektedir ki son değerlendirmeler doğrultusunda Türkiye’nin durumu, önceki yıllarda yapılan sınavlara oranla gerilemiş durumdadır (3).

Yapılan eğitim reformlarına bakacak olursak PISA testindeki gerileme bizi yanıltmamaktadır. TUBİTAK gibi bir bilim destekçimiz varken nasıl ileriye gidebilirdik. AKPgillerin TUBİTAK içerisinde kadrolaşmasıyla birlikte, desteklenen projelere bakalım; “Bir selam da sizden selam size selamünaleyküm”, “Tillo evliyalarının kerametleri” ve “Papaz eriğini imam eriğine çevirme”… Bu projeleri destekleyen bilim kurumunun, reddettiği projelerden biri de, İlayda Şamilgil adlı öğrencinin yaptığı “Sıvılardaki Su Oranını Mıknatısla Ölçebilen Ucuz, Hızlı ve Taşınabilir Bir Sistem” projesidir. TUBİTAK’da dereceye bile giremeyen bu proje ile İlayda, Polonya’da 80 ülkenin binlerce projesinin arasında birinci oldu ve NASA ekibine katıldı (4).

Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi, ne yazıktır ki 17000 öğrenci, 120 soruyu da doğru yaptı diye, eğitim seviyemizin çok iyi olduğunu düşünmek kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

“Ben daha çok cahil ve okumamış tahsilsiz kesimin ferasetine (anlayış-sezgi) güveniyorum bu ülkede. Yani ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış cahil halktır…” cümlesini kuran Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı’nın YÖK denetleme kuruluna atandığı bir ülkede(5), insan suretli bu yaratıklar o koltuklarında oturduğu sürece, eğitimde ilerlemeden söz etmek mümkün olmayacaktır.

Bu sınav sonucu, AKPgiller’in kendi cahil halkını yaratmak için, sözde eğitim reformlarıyla, eğitimin kalitesini düşürme ve bu konuda halkı arkalarına alma görevlerinin bir parçasıdır. Eğitimin sistemdeki tanımı, “öğrenciye istendik davranışlar kazandırma sürecidir.” şeklinde geçer. Yapılan açıklamalardan yola çıkarsak, öğrencilere kazandırılmak istenen (istendik) davranışlar “öğrenmemektir”. Verdikleri daha doğrusu vermedikleri eğitim ile halkı cahil kılmak istemektedirler. Koyun gibi gütmek için alt yapı oluşturmakta ve bunu başarı kisvesi ile süslemektedirler.

Ancak yanılıyorlar. Biz devrimci ve demokrat eğitim emekçileri olduğu sürece bu, öyle kolay olmayacaktır. Bulunduğumuz her alanda bu yerli uşaklara karşı mücadele vereceğiz. Eğitimi çağdaş eğitim seviyesine ulaştıracak ve bilimselliği en ön planda tutacağız. Ve er ya da geç, ülkeyi cahil kesim kılmak için çabalayanları, tarihin tozlu sayfalarına gömeceğiz.

Yaşasın Eşit, Parasız, Bilimsel Eğitim Mücadelemiz!

Yaşasın Demokratik, Laik, Anadilde Eğitim Mücadelemiz!

Muğla Direniyor’dan Volkan

(1) Hürriyet, TEOG’da 17 bin birinci

(2) MEB, PİSA 2015 Ulusal Rapor

(3) Sözcü, PİSA 2016 sonuçları ve Türkiye’nin çözemediği matematik

(4) Sözcü, TÜBİTAK’ın son projesine tepki yağdı

(5) Cumhuriyet, Cahil kesime güveniyorum diyen profesör YÖK Denetleme Kurulu Üyeliğine atand

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir