Tarihte İrticai Ayaklanmalar (Antalya Direniyor)

f5e0b4c7a52e8a0acfed549f89d7d8de_1316017260 (1)TBMM Başkanı İsmail Kahramanın “Laiklik,Yeni Anayasa’da olmamalı” sözüne hitaben bende bir yazı kaleme alayım dedim.

Kimdir bu İsmail Kahraman?

“Kendisi, Türkiye’nin en kanlı gerici ayaklanmalarından olan “Kanlı Pazar” saldırısının faillerinden birisi… 1969 yılının 10 Şubat’ında Dolmabahçe açıklarına demirleyen 6.Filo’nun temsil ettiği Amerikan Emperyalizmine karşı öğrenci eylemleri başlatılır ve 16 Şubat Pazar günü,”Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü” düzenlenir.

Yürüyüşe sadece öğrenciler değil,işçi sendikaları,meslek kuruluşları ve sosyalistlerde katılır. Aynı zamanda, gerici örgütlenmelerin sosyalistlere açıktan saldırı çalışmaları da sürmektedir.

16 Şubat’ta yapılan “Bayrağa saygı” mitingi,gericilerin gövde gösterisine dönüşür ve Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin Başkanı İlhan Darendenlioğlu,Milli Türk Talebe Birliği’nın (MTTB) Çağaoğlu’ndaki merkezinde “pazar günü komünistler miting yapacak,biz bu mitingde savaşacağız. Silahı olan silahıyla,olmayan baltasıyla gelsin” der. Öğrencilerin 1968’de öldürülen Vedat Demircioğlu anısına düzenlediği eylemler de yine gericiler tarafından hedef gösterilir.”

Kendisi böyle bir zattır. Bu işi Kanlı Pazar’dan nasıl TBMM Başkanlığına çıktı? Orası bu konunun içinde değil..

Osmanlı’da ve Türkiye’de belli başlı İrticai Ayaklanmaları sıralamak gerekirse Kronolojik olarak şunlardır.

Patronu Halil İsyanı,Kabakçı Mustafa,31 Mart Ayaklanması,Şeyh Sait Ayaklanması,Menemen(Kubilay) Olayı.

Aslında bu ayaklanmaların sayısı bununla sınırlı değildir. 935381_602273253116025_1004985339_n

Patronu Halil İsyanı 29 Eylül 11 Ekim(1730)

“Osmanlı Tarihinde’ ki ilk Gerici Ayaklanmadır. Osmanlının Gerileme sürecinden kurtulma çabalarına karşı çıkan bir grup tarafından düzenlenmiştir. Çıkış sebepleri “Din elden gidiyor,kafirleşiyoruz” olmuştur. Fakat asıl sebep,Osmanlı’nın sanayileşme çabasından kaynaklıdır. Bu kişiler,Tefeci-Bezirgan gruplardan oluşmaktadır. İsyanı asıl sebebi “Kârhane‘dır. Osmanlı Devleti,Sanayileşme çalışmaları için açmış olduğu fabrikaların genel ismidir. Bu isyan çıkarken,ele başları halkı bu ismi saptırarak anlatmıştır. Yani halk bu ismi Kerhane olarak algılamıştır.

İsyan sonunda III.Ahmet tahtan indirilmiş,Vezirleri öldürülmüştür. Osmanlının İlerlemesine büyük bir darbe vurulmuştur. Sultan Mahmud başa geçtiğinde ise bu isyan bastırılmıştır. Ele başları idam edilmiştir.”

Kabakçı Mustafa İsyanı (1808)

Sultan III.Selim tarafından Batıya dönük bir Ordu nizamı getirmek istenirken çıkan İsyandır. Ordu’da ve Toplum’da yapılmak istenen Islahatlara karşı çıkılmıştır. Bu isyan Devleti zor durumda bırakmış, hatta sultanın tahtan indirilmesine sebep olmuştur.

31 Mart Ayaklanması (1909)

“Avrupa’ya özel olarak gönderilen,gittikleri yerde(Fransa) Edebi,Siyasi bilgileri alarak ülkeye geri dönen Aydın Sınıfı. Osmanlıyı Modernleştirmek ve kurtarma girişimlerinde bulunur. İttihat ve Terraki,Bu Asker,Aydın karmasına karşı çıkarılan İsyandır. Bu isyan Sadrazam Kamil Paşa desteği ile çıkarılmıştır. Toplam’da 20 bin civarında ki gerici grup. “Şeriat Emirleri ve Allah hükümleri bir tarafa bırakıldı,Din ve Diyanet ayaklar altında” diyerek isyan çıkarmıştır. İsyan sonunda İttihatçılar,isyana katılan Askerleri,vb kişileri yakalayıp hapse atmıştır.”

Şeyh Sait Ayaklanması (1925)

Bu isyanın çıkmasının temel noktası “Kürt İslam Devleti” kurmaktır. Türkiye Cumhuriyetin’de Saltanat ve Halifeliğin kaldırılma çalışmalarına karşı çıkarılan isyandır. İsyan Diyarbakır’ın Dicle ilçesi merkezli çıkmıştır. Bingöl,Elazığ bölgelerine de sıçramıştır.

Sait,Ele geçirdiği bölgeler de ki ağa,şeyhlere yaptığı konuşmada ise şöyle der “Biz,1300 küsur yıldır Müslüman olarak yaşadık. Hz.Muhanmmed’in yolundan gittik,Fakat Şimdi bunlar İslamı ve Kuran’ı hiçe sayıyorlar.Eğer biz Allah yolunda birlik olmazsak,bunlar ham Dini hemde bizi yok edecekler!” demiştir.

Menemen Olayı  (1930)

“İzmir’in Menemen İlçesinde çıkan isyandır. Yedek Subay olarak görev yapmakta olan Kubilay bu İsyan sonunda öldürülmüştür. Bu isyan tıpkı yukarıda ki isyan gibi birbirine bağlantılıdır. “Şapka Giydirilmesi,Halifeliğin ve Saltanatın kaldırılmasını” bahane ederek çıkan isyandır. Çıkan çatışmayı Kubilay dağıtmak için Kuru sıkı tüfeğini kullanmıştır. Nakşibendi Tarikatı üyesi “Bakın ben ölmedim,ben İlahi güçle korunuyorum” diyerek Kubilayı ve yanında Bekçileri Camiye götürüp kafalarını kesmiştir.”

Olaylardan sonra Mustafa Kemal “Menemen’i Yakın!” diyerek emir vermiştir.  Sıkı Yönetim ilan edilmiş,İsyana katılan herkes ağır cezalara çarptırılmıştır.

Bu isyanları yazmamın sebebi şudur. Türkiye tarihinde olsun, Osmanlı tarihinde olsun, şeriatçılar her zaman sorun çıkartmıştır. Gerek kişisel meseleler, gerek dinsel, gerekse emperyalistler tarafından kışkırtılma durumu mevcuttur. Bugün, Mustafa Kemale ayyaş ,İsmet İnönü’ye sağır, laikliğe dinsizlik, cumhuriyete kafir icadı demelerinin sebebi bu. Kendilerine tıpkı Muaviye, Yezid döneminde olduğu gibi, cennet gibi bir yaşam sağlamak içindir. Bu kişilerin, dinle uzaktan yakından alakaları yoktur. Tıpkı yukarıda saydığım Kerbela, Haccac, Mekke ve Medineyi yağmalayan, kadınları tecavüz edip, cariye edenler gibidir bunlar.

Avrupa Ortaçağda ne yaşandıysa, bugün Beynennehreyn’de ve ülkemizde bunlar yaşanmıştır. Fakat bizim Endülüs Emevi devletimiz yoktur. Avrupa’nın şansı vardı, Endülüs Emevilerinden Kültür,Edebiyat,Bilim olarak etkileşime girerek karanlık çağlarından kurtuldular. Fakat bizim böyle bir şansımız yok. Kaçacak bir  yerimiz yok, ya mücadele edeceğiz yada karanlık zamanları yaşayacağız.

Yaşasın Laiklik!

Yaşasın Cumhuriyet

Kahrolsun Ortaçağcı Gericiliği!

Kahrolsun Şeriat!

Laiklik yoksa, Bilim, Demokrasi yoktur!

Antalya Direniyor’dan İsmail 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir