Taksim Kaderine Terk Edildi/Edilemez! (Antalya Direniyor)

img_64841 Mayıs yaklaşırken bir çok sendika, parti, dernek, platform nerede kutlama yapacaklarına dair açıklamalarda bulundular. Daha önceden kutlama için afişleme yapan, Taksim’e çağrı yapan sözüm ona bir kaç örgüt, daha sonradan DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin yaptığı açıklamalardan sonra afallayıp, ofsayta düştüler.

Öncelikli olarak, “Neden Taksim” dediğimizin açıklamasını yapmamız gerekirse;

Kanlı Pazar (1969)

16 Şubat 1969. Amerikan Donanmasına ait 6.Filoyu protesto etmek için Gençlik örgütleri toplanır. Bu eylem için İzmir,Ankara ve çevre illerden insanlar geliyordu. Özellikle şu önemlidir, yapılacak eylem valilik tarafından izinlidir. Bu eylem yapılmadan bir kaç gün evvel, yani tarih 14 Şubat 1969’u gösterirken, İrticacılar bir Cuma namazından sonra “Komünizm Mücadele Derneği” ile sağ kesimin kontrolünde ki “Milli Türk Talebe Birliği” önderliğinde “Bayrağa saygı” mitingi düzenledi. Bu mitingin amacı, yapılacak olan eylemin önderliğini komünistlerin çektiğini vurgulamak ve hedef göstermekti. Komünistlere gereken cevapları vereceklerini söylediler. Hatta bugün “Laiklik Anayasada Olmamalı” diyen TBMM’in Başkanı da bunlardan biriydi ve konuşma yaptı.

16 Şubat günü, eylemciler Taksim’e doğru yürüyüşe geçmek için, toplanma merkezleri Beyazıt’da hazırlanırken, irticai gruplar Taksim Meydanı’na akın ettiler. Burada topluca namaz kıldılar. Ardından taşlı ve sopalı bir biçimde pusuya yattılar. Beyazıt Meydanı’nda hazırlıklar tamamlandıktan sonra gençler Taksime doğru yürümeye başladı. Sultanahmet, Sirkeci, Eminönü, Dolmabahçe üzerinden Taksim Meydanı’na ilerleyen göstericilerin önünü kesen polis, alana küçük gruplar halinde girmelerini sağladı. Alana girenler de burada bekleyen ve sadece iki sıra olan polis barikatını kolaylıkla aşan sağcıların saldırısına uğradı. Tekbir nidaları ile saldıran irticai grup, gençleri hunharca dövdü. Olaylar sırasında Ali Turgut, Duran Erdoğan adında ki iki genç hayatını kaybetti. Polis ne yaptı? Hiç bir şey.

Kanlı 1 Mayıs 

1 Mayıs 1977 yılında, İşçi Bayramı’nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul’a gelen yaklaşık 500 bin kişi, DİSK’in düzenlediği şekilde Taksim Meydanı’nı doldurdu. Gerçekten manada söylemek gerekirse, çok yüksek bir katılımdır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler’in konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlandı. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu insanlar büyük bir korkuya kapılıp etrafa dağılmaya başladılar. Panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak, Kazancı Yokuşu’na itmeye başladı. Kalabalığa ateş açılıyordu, fakat polis ateş açanlara değil. Kalabalığın üstüne saldırıyordu. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu’ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığı daha da korkutmak için bir daha ateş açıldı. İnsanlar pazarlar altında kalacak ve birbirlerini ezerek kaçmaya çalıştı! 28 kişi ezilme yada boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma, 1 kişi pazar altında kalma yüzünden yaşamlarını kaybettiler. Yaklaşık 140 kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu Kazancı Yokuşu’nun başında park edilmiş kamyon yüzünden sıkışarak ölmüşlerdi. 470 kişi gözaltına alındı, fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenememiş, olay halen aydınlatılamamıştır (Yerseniz).

Gezi Parkı

Bununla ilgili çok bir şey yazmama gerek olduğunu düşünmüyorum. Fakat şu denilebilir. Taksime Topçu Kışlası yapmak için mücadele edenlere karşı onurlu,cesurca bir direniş oldu. Ölenler, yaralananlar…

Yani Taksim’den çıkamayız, çıkarsan da senin adın Sosyalist, işçi Sınıfı dostu olamaz. Taksim, tarihi ve siyasi olarak bir vatan gözüyle bakılmalıdır. Çünkü anısı çok fazladır.

Bugün biri çıksa dese ki “Artık Kabe, İslamın bir simgesi değildir. Müslümanlar buraya artık giremeyecek” dese ne olurdu?

Termopylae Muharebesinde,Spartalılar. Milyonlarca Pers ordusuna karşı,kazanamayacaklarını biliyorlardı. Peki onlar ne yaptı? kaçtılar mı? Hayır.. Kendi şehirlerini kolayca ele geçirmesin,halkı kaçabilsin diye büyük bir direniş örneği gösterdiler. 500 ile 3000 arasında ki Sparta Ordusu, cesurca, yiğitçe, mertçe dövüştüler. Eğer dağın arkasından dolanıp, dağdan inmeyi akıl etmeselerdi, bugün Perslilerin Küçük Asya’dan (Anadolu’dan) ayrılma süreçleri daha hızlı olabilirdi. Spartalılar, kaybetmiş olabilirler. Fakat bu direniş Yunan halkına şunu gösterdi. “Persler de yenilebilir.” Tıpkı 1260’da Memlük ve Mogolistan arasında yapılan Ayn Calut Muharebesi gibi. O savaşta Mogollular 10 bin kişiydi. Komutanları Hülagü’de katılmamıştı. Fakat insanlar şunu gördü. Mogollar da yenilebilir. İşte tıpkı bu olay gibi bu zafer. “Artemision Savaşı ve Salamis, Platea” Savaşlarının zaferlerine sebebiyet verdi.

Bir kere, iki kere, Bakırköy, Taksim o bu şu diyerek olmaz. Taksim Vatandır!

Vatan Kaderine Terk” edilemez!

Antalya Direniyor’dan İsmail 

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir