“Çözüm” süreci ve son operasyonlar (İstanbul Direniyor)

surecbitti2009’dan sonra, Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgelerden oy almak  ve emperyalizmin Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Afrika Projesi’ni(BOP) hayata geçirmek için AKP’nin yaptığı açıklamalar vatansever ve devrimcilerin her türlü uyarılarına karşı Amerikancı Kürt Hareketi ve peşinden giden sol gruplar tarafından olumlu karşılandı ne yazıkki. 2012’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon programında ‘’Kürt Sorununu çözmek için İmralı’da yatan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşüyoruz.’’ sözlerinden sonra emperyalizmin desteklediği bu sürece ‘’Çözüm Süreci’’ adı verildi. Burjuva boyalı medya Amerika’nın her oyununu gözümüze soktuğu gibi bunu da bir demokratikleşme, özgürlük adımları olarak göstermekten bu sefer de geri durmadı. Ne yazıkki bu yeme ilk atlayanlar da ülkemiz “solcuları” oldu. Mit’in İmralı görüşmelerinden sonra HDK partileşti ve HDP oldu. HDP, burjuva medyada eşitlikçi, özgürlükçü, “rengarenk” özellikleriyle nitelendirildi, reklam edildi.

Ayrıca Müslümanların yaşadığı coğrafyada yıllardan beri çok alışık olduğu cihadcı bir grup “ÖSO” Suriye’de antiemperyalist mücadele veren Esad’a karşı ABD yardımıyla savaşa geçti. Ardından da “İŞİD” türedi. Her gün haberlerde saatlerce yer verilen bu kan emici psikopatlardan oluşan örgüt kısa zamanda binleri bünyesinde toparladı. Müthiş teknolojik silahlarla donatıldı. Gerçek devrimciler bunun bir ABD projesi olduğunu ve silahlarının emperyalizm tarafından temin edildiğini sezdi, açıkladı. Daha sonra birbiri ardını izleyen olaylar ve kanıtlar devrimcilerin bu söylemini somutlaştırdı.

HDP’ye en ufak eleştiri getiren sol hareketler hemen “ırkçı, faşist, şovenist” hakaretlerine, iftirasına maruz kaldı. Bizler, Kürt sorununu 1933’te bilimsel anlamda ilk tahlil eden Hikmet Kıvılcımlı’nın önderliğini benimsediğimizi ve onun peşinden gittiğimizi; Kürt halkına ve diğer ezilen tüm halklara haklarının verilmesi gerektiğini savunduğumuzu her fırsatta dile getirsek de bu Amerikancı hareketler bize karşı yürüttükleri kara propaganda ile ‘’faşist, ırkçı vb.’’ hakaretlerinden vazgeçmediler. Yıllardır Kürt sorunu ile alakalı söylediğimiz bir şey var: Birincisi Kürt Sorununun Emperyalizmle birlikte çözülmeye çalışılması(ki bu sahte, göstermelik bir çözümdür. Ortadoğudaki son 20 yıldaki gelişmelere bakarsak bu kanlı çözümün somut örneklerini görmüş oluruz.), ikincisi ise Kürt Sorununa Devrimci Çözüm. Bu da devrimciliğin ve vatanseverliğin baş ilkeleri anti-şovenizm, anti-emperyalizm ve anti-feodalizm ile mümkündür. Bu kategorilere baktığımızda HDP ve içindeki “sollar” birinci seçeneğe giriyor. Yani emperyalizmin kanatları altında bir sahte çözümden yana duruyorlar. Anti-emperyalizm yok çünkü maddi ve ‘’manevi’’ desteği ABD’den alıyorlar. Anti-feodalizm yok çünkü içlerinde çok sayıda gerici, ağa-patronları bulunduruyorlar. Bunu somut örnekleriyle görüyoruz: Altan Tan, Dengi Mir Mehmet Fırat; Said Nursi’ye övgü anma etkinlikleri vb…

Bir Rojava, bir Kobane olayı oldu. Oradaki direnen Kürt halkını sahiplendik. Çünkü onlar kendi toprakları için bedel ödüyorlardı, hala da ödüyorlar. Yalnız bunun bir ‘’devrim’’ olarak yansıtılmasını da eleştirdik. Emperyalizmin baş haydutu ABD’den silah alınarak devrim yapılabilir mi? Buna bir devrim denilebilir mi? Bu HDP içindeki sözde yılların solcuları bunu anlayamıyor mu acaba? Hadi diyelim ki anlayamadılar. Biz hep dedik ki “Emperyalizm kendi çıkarı olmadan hiçbir ulusa, hiçbir kuruma, örgüte yardım etmez. Ve emperyalizmin bir yerde çıkarı varsa oradaki halka kan ve gözyaşından başka bir şey vermez. İşi bitincede sizi öylece bırakıp gider.” Onlar da “Dönemin stratejisi gereği böyle taktikler yapılabilir.” gibi üstü kapalı cevaplar verdiler tabanları ile görüşmelerinde. Merkezleri ise kılıf uydurdu sürekli. Ne oldu? PKK-PYD, ABD’nin kara gücü haline geldi. ABD havadan, PKK karadan vurdu. BOP planı Türkiye’de de uygulamaya koyuldu. Adeta BOP inşaatının çimentosu Türkiye’den gitti.

Obama “Son bir yılda sahada etkin bir ortağımız olduğunda IŞİD’in geriye itilebileceğini gördük” diyerek PYD’ye mesaj verdi. Daha da bir abarttılar işi bu mesajdan sonra. Obama’nın “Ortadoğu’da tek dostumuz Kürtler” mesajı da eklendi. İyice kan emici emperyalizmi dost edindiler; kurtarıcı gördüler kendilerine.

AKP ile yapılan “çözüm süreci”ne tekrar dönersek, bu zaman zarfında hırsız, katil AKP süreç dedi; HDP ateşkes dedi. AKP çözüm dedi; HDP silah bırakacağız dedi. Şanlı Gezi direnişi oldu, Demirtaş direnişçilere darbeci deyip çözüm sürecinin zarar görmemesi gerektiğini dile getirdi. Ardından Kobane olayları oldu PKK “sokağa çıkın” çağrısı yaptı ve onlarca Kürt genç devlet tarafından öldürüldü. PKK buna rağmen ciddi bir açıklama yahut askeri karşılık vermedi. Yani üzerine sünger çekti. Çünkü “Kıymetli Çözüm Sürecine” zarar gelmemeli ve Öcalan ile görüşülmeliydi. Daha da sonra Ağrı’da ölen PKK’lı gerillalar; polis kurşunuyla ölen küçük çocuklar; kim tarafından atıldığı belli olmayan kurşunlara hedef olan masum Kürt halkı; kalabalık içinde patlayan bombalar geldi peşpeşe… HDP bunlarla ilgili de sert bir kabadayılık yapıp, az bir zaman saat sonra AKP ile masaya oturdu. Yani sünger üstüne sünger çekildi. Olan, ölen insanlara oldu.

“Yahu bunlar AKP’nin kirli oyunlarıdır, kanmayın.” dedik. Anlaşılmadı. Süreç de süreç, masa da masa. Üstünde emperyalizmin yemek yediği bir yemek masası o. Hayır gelmez!

Seçim barajını geçip, meclise parti olarak girdiler. AKP’nin tek başına iktidar olamaması; ülkeyi soktuğu kaos ortamıyla birlikte şimdi de AKP, İŞİD’e savaş açma sebebiyle PKK kamplarını bombalıyor. Çözüm Süreci falan bitti, masa devrildi diyorlar. Hemen Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Alistair Baskey, “PKK’nın terör saldırılarına karşı NATO müttefikimiz Türkiye’nin kendini savunma hakkına tamamen saygı duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu. “Şimdi ne oldu peki? Ne oldu peki şimdi? Peki şimdi ne oldu?” diye sorası geliyor insanın.

Özetlersek:

“Kürtler bizim dostumuz” diyen Obama;

”Dönemimizin stratejisine göre ABD ile işbirliğinin sakıncası yok” diyen PKK-HDP ve içindeki sol yapıları uyarmıştık.

”Emperyalizm hiçbir zaman hiçbir halka yararlı olacak bir adım atmaz. Şuan sadece sizi kullanıyor.” demiştik.

Son olarak:
“Terör örgütü PKK’nın terör eylemlerine karşı Türkiye’nin kendini savunmasını destekliyoruz” diyen ABD temsilcisi ile birlikte özeleştiri verilip devrimci antiemperyalist mücadelenin öneminin kavranılmasını bekliyoruz. Aslında beklemiyoruz. Yapamazlar!

Ama farkında olsunlar ki son yıllarda sözde Çözüm Sürecinden önce daha az insan ölüyordu…

İstanbul Direniyor’dan Hüseyin Can

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir