Sermayenin Ölüm Pençesi, Bezirgan Kokuşmuşluğun Felaket Tellallığı! (Adana Direniyor)

asker_zehirlendi_manisa_analizNe yazık ki hepimizin bildiği üzere asker zehirlenmeleri yakın bir zamanda gittikçe arttı ve periyodik bir hal aldı. Yakın bir zamanda tekrar yaşadık bu vakıayı arkadaşlar.
Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nda akşam yemeğinin ardından rahatsızlanan çok sayıda asker, besin zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere kaldırıldı. 731 asker zehirlenirken, tedavi edilen asker sayısının 3000’e ulaştığı öğrenildi. [1]
Görüldüğü üzere bu pekte normal karşılanmaması gereken veya karşılanması beklenen bir durum değildir, apaçık bir kurumda yaşanan skandal, fiyasko ve suçtur. Bir ülke düşünün ki silahlı gücünün denetimini ve ihtiyacını özel şirketlere ihaleye açsın ve sonucunda bin bir türlü olumsuz vakıalara bile bile “lades” desin.
AKP’gillerin ne denli Ordu gençliği düşmanı ve halk düşmanı olduğunu uzun uzun anlatmama gerek yoktur diye düşünüyorum. Halk düşmanı bir tefeci bezirgan iktidarından halkımızın 20’li yaşlarda ki asker çocuklarına özel bir muamele veya iyi koşullar yaratmasını beklemek ahmaklık olacaktır. Zaten yaşanan ve ortada gün ışığı gibi duran durumlar da öyle bir şey olamayacağı yönündedir.
Değerli arkadaşlar! Hepimiz biliriz, özellikle askerliğini yapmış her insan bilecektir ki askeriyede temel ihtiyaçlarla ilgilenen bir birim vardır. O birim sorumlu olduğu ihtiyaç materyallerini doğrudan kendisi temin eder ve işler, sonucunda da sorunsuz, güvenilir bir iş ortaya çıkar.
Mesela gıdadan sorumlu birim yanına bir kaç er alarak gidip gıda malzemesi alır, daha sonra kışlaya getirir ve onu işler, pişirir. Bunun sonucunda asker kendi ihtiyacını güvenilir bir biçimde kendisi karşılamış ve bir takım prosedür ile bu durumu içine sinecek bir biçimde sorunsuz gidermiş ve ihtiyacını karşılamış olur.
Bu durum artık böyle midir? Ne yazık ki hayır! Artık öylesine bir çalışma birimi kalmamış, daha doğrusu ortadan kaldırılmış ve orduda tümüyle bezirgan bir yöntem belirlenmiş ve sermaye aklıyla halkımızın çocukları kendi kaderlerine terk edilmiştir. Artık genç, ana kuzusu askerlerimiz yediği üründen bir haber, ne yediğini bilmeden sadece doymak için besin ihtiyacını karşılamak zorunda bırakılmıştır.
Peki bu yöntem, uygulama ne derece sağlıklıdır? Hangi akla ve mantığa uygundur, güvenilirliği nedir? Ordunun gıda ihtiyacını ihaleler yoluyla özel şirketlere emanet etmek ve denetimi doğrudan kurumdan çıkarıp özel şirketin inisiyatifine bırakmak milyonlarca askeri ve ailesini mağdur etmek ve güvenliğini tehlikeye atmak değil midir?
Bu sermayenin ölüm pençesidir, bezirgan kokuşmuşluğun getireceği felaketin habercisidir. Orduya bezirganlığı sokmak ve sermayenin kârına işlere girişmek en basitinden vatan hainliğidir. Ama ne anlar burjuva iktidarı gerçek vatan severlikten, halk severlikten? Anlamazlar… Onlar için varsa yoksa para, güç ve iktidar!
Kendi adamlarına ihale kazandırmak ve ihaleye fesat karıştırmaktır. Ve en önemlisi onlar için “Parayı veren düdüğü çalar!” olmuştur. Yoksa ihaleyi kazanmış olan şirketin TSK’ya kalkışacağı saldırı, yıkım ve ölümle sonuçlanacak kitlesel imha saldırıları olasılığı onların aklına dahi gelmez. AKPgiller için, daha sınıfsal konuşursak bezirgan asalaklar için, askerin güvenilirliği ve sağlığı önemli değildir, onlar için varsa yoksa kâr ve paradır.
Terör saldırılarının BOP çerçevesinde ülkemizi hedef aldığı dönemlerde TSK gibi bir kurumda özelleştirmelerle iş yürütme kararı alan siyasal bir iktidar gafil olamaz, bu apaçık, düpedüz hainliktir! Çünkü onlar gafil olamayacak kadar isteyerek, bilesiye ve karşılıklık olarak AB-D’nin yardakçısı ve işbirlikçisi konumunda olmuşlardır.
Kendileri kendi ağızlarıyla itiraf etmişlerdir, demişlerdir ki; “Biz, BOP projesinin eş başkanlarından sadece bir tanesiyiz.” demişlerdir. Böylesine kendilerini ifşa etmekten çekinmeyen ihanetler güruhuna, yerli satılmışlar cephesine karşı gafil diyebilir miyiz? Elbette hayır!
Bunlar tüm bilinçleriyle emperyalizm adına ordu gençliğini yok etme girişimine kalkışmıştır, 20’li ana kuzularına sabotaj saldırıları düzenlemişlerdir. Doğrudan kendi elleriyle yapmasalar da burjuvazinin özlerinden birisi olan özel teşebbüsçülüğün getirmiş olduğu yöntemlerle TSK’yı ihale yollarıyla özel şirketlere vererek doğrudan emperyalizmin isteği doğrultusunda TSK’da güvenlik açığı oluşmasına sebep olmuşlardır.
Artık hedef haline gelen gencecik halk çocuklarının sağlığı ve güvenliği kuşkuludur, belirsizdir.
Peki ya NATO paşaları tehlikede midir? Asla! Onlar özel şirketlerin yemeğinden değil, hastahaneye kaldırılan askerin de söylediği üzere temiz, kapalı ve sağlıklı besinlerle beslenmektedir. Yani emperyalizm kendisine köpeklik eden, yerli işbirlikçi Türk hükumeti tarafından kendisine satılmış ve bağlanmış olan rütbeli NATO paşasını bu durumdan muaf tutmuştur. Bu durumda ihanetin bir başka boyutudur.
AKP’giller tarafından Balyoz kumpası mağduru olan emekli amiraller Can Erenoğlu ve Semih Çetin’den zehirlenme olayına ilişkin haklı ve gayet yerinde bir tepki gelmiştir.
Eski Güney Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Can Erenoğlu, Twitter’da “Bin yıllık geleneğimizce yemek kışlada pişirilip Komutana tattırıldıktan sonra askere yedirilmeli. Yemeği savaşta da mı şirket getirecek?” [2] diyerek haklı tepkisini ortaya koymuştur, AKP’nin kumpası sonucunda mağdur edilen yurtsever, anti-emperyalist, Mustafa Kemalci ve ilerici komutanlar.
Can Erenoğlu’nun dikkat çeken açıklamasının ardından emekli Tümamiral Semih Çetin de Twitter’da “Ben yazacaktım Amiral Erenoğlu yazmış. Yemek numuneleri komutan tarafından tadıldıktan sonra en az 24 saat muhafaza edilir. Eğer değişmediyse?” [3] diyerek sormuştur.
Orta çağcı sınıf ve zümrelerin ülkemizde ki iktidarı olan tefeci bezirgan AKP’si halkımızın çocuklarına bunu reva görmektedir, bunu layık bulmaktadır. Çünkü onlar bilesiye, isteyerek vatana ihanet suçu işlemektedir, bunun karşılığında da iktidara getirilmişlerdir ve tutulmaktadırlar, emperyalizm tarafından.

Halkımız! Gör sana karşı yapılan, girişilen bu ihanet oyununu, çocuğuna kıydı bunlar, gözünü sana çevirmiş olan dişi kanlı vampir bunlar! Silkelen ve kendine gel, yapış boğazlarına. Korkma, yalnız değilsin güven Halkın Kurtuluş Partisi’ne ve partililere.

Adana Direniyor’dan Fatih

[1] Askerler Yine Zehirlendi – OdaTV
[2] Yemeği savaşta da mı şirket getirecek? – OdaTV
[3] Agy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir