Sarı Sendikacılar Korkuyor, “Ya Direnen İşçiler Kazanırsa”

İşçilerin haklarını mücadele ederek almasından korkuyorlar. Çünkü bir düzen kurulmuş, bu düzenin bozulmasını istemiyorlar.  Bu nedenle onlar, hakkını arayan işçileri sevmezler.

Onlar, işverenlerle anlaşarak onların icazeti ile hareket ederler. Toplu İş Sözleşmelerini de işverenler yönlendirmesiyle hazırlarlar. Örgütlü oldukları işyerlerinde işçileri kontrol altında tutarlar. İşyerlerinde  bir işveren gibi davranarak işverenin yerine işten atılacak işçileri dahi onlar belirler. Hakkını arayabilecek işçi kalmasın isterler.

Örgütsüz işçilere güven vermez, örgütlülüğe olan inancı bitirirler.

Onlar, Işverenlerden habersiz örgütlenen işçileri örgütlendikleri sendikadan uzaklaştırmak için her zaman göreve  hazırdırlar.

Eğer işçiler gasp edilen hakları için mücadele ederse gece uykuları kaçar, Kaf dağının arkasında olsalar bile çıkar gelirler.

Profesörleri, akademisyenleri, yazarları, çizerleri devreye sokarlar işçilerin örgütlülüğünü kırmak ve daha fazla kandırmak için.

Polisle, gazla, jopla, hapisle korkuturlar kendilerine daha fazla bağlamak için.

Onlar işçiden çok işverenler için çalışırlar.

Kimdir onlar?

Onlar, sarı sendikacılar ve sarı sendikacılardan bize de bir şey düşer mi beklentisi olan işçi mücadelelerini yazmayan, görmeyen, duymayan, konuşmayan işbirlikçilerinden başkası değildir. Onlar, İşçi Sınıfı içerisinde kendini gizlenmiş, dost görünümlü iki yüzlüdürler. Onlar, işçi düşmanıdırlar.

Tanırsınız siz onları.

Onlar, işçilerin mücadeleyle kazanmasından korkarlar.

Korkuyorlar, ya işçiler haklarını onlara rağmen kazanırsa.

Hele birde işçiler, sınıf sendikacılarıyla buluşmuşsa, korkuları iki katı artar.

Daha çok korksunlar, direnen işçiler  mutlaka kazanır.

İşçi ve Sendika

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir