Rize İkizdere Halkı, yalnız değildir

“Ayın altında kağnılar gidiyordu, kağnılar gidiyordu
Akşehir üstünden Afyon’a doğru…
Toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehribar başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.                        NAZIM HİKMET

Kapitalizm halkı köleleştirmek için kuracağı “köleleştirme ve yozlaştırma ocaklarına” bir yenisini daha eklemeye çalışıyor. Rize’nin İkizdere ilçesindeki İşkencedere Vadisi’nde taşocağı yapmaya çalışan Cengiz İnşaat, karşısında bölgenin yiğit ve cesur halkını buldu. Yurttaşlar yapılmak istenen doğa katliamını önlemek adıyla direnişe geçti. 26 Nisan 2021 Pazartesi günü direnişte olduklarından dolayı güvenlik güçlerinden şiddet gördüklerine dair suç duyurusunda bulunan yurttaşlarımız, 28 Nisan Çarşamba günü iş makinelerine karşı koymak istedikleri için  jandarma tarafından tekrar sert müdahaleye uğratıldılar. 2 Mayıs tarihinde ise direnişçiler, jandarma tarafından gözaltına alındılar ve doğa katliamı hala devam etmekte.

Jandarmaların halkı değil makineleri korumaya çalıştığını gören halkımız, jandarmaların halkı korumaları gerektiğini, korunmaya ihtiyacı olanın halk olduğunu söyledi. Jandarma dağılmalarını söylediğinde ise onurlu halkımız vazgeçmeyerek bulunduğu yeri terk etmedi. Bunun üzerinde jandarmalar “süpürme” olarak bilinen müdahale yoluyla topluluğu dağıtmaya çalıştı. Müdahale esnasında köylü kadınlar yamaçtan aşağıya yuvarlandı. Aşağıya yuvarlanmasına rağmen yılmadan dimdik ayağa kalkan kadınlarımız var olsun! Eylemde kadın nüfusunun çoğunlukta olması devrim mücadelesinin yarısını da insanlığın yarısı olan kadının oluşturduğunu bize tekrar hatırlatmalıdır. Kapitalizmin bedenimiz ve ruhumuzla yetinmeyip doğamızı da katletmeye çalışmasına karşı her daim haklı ve meşru talepleriyle başı dik, alnı ak bir şekilde bu yozlaşmış düzenin karşısında duran halkımızın mücadelesinin yanındayız!

Karadeniz Direniyor’dan Berna

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir