Protest Rap’ten bir kesit: Boykot

Yazımızda değerli Türkiye Direniyor okurları ile protest rap alanında müzik yapan, ülkemizden bir grubu sunacağız. İzmir çıkışlı grup BOYKOT’un bir parçasının temasını da yazımızın devamında inceleyeceğiz.

Öncelikle BOYKOT kimdir, bundan bahsedelim…

BOYKOT, Türkçe Rap müziğin dallarından olan ve bizce Rap’in geleneğine, aksiyonlarına sıkı sıkı bağlı olan Protest Rap grubudur.

BOYKOT, 2007-08 yılları arasında 6 kişi ile kuruldu. 6 kişilik grupta sadece Rap yapanlar yoktu. Hip-Hop kültürünün çeşitli sanat dallarından Grafiti yapanlar, Break Dans yapanlar mevcuttu.

Zamanla 6 kişi ile yola çıkan bu gruptan geriye iki kişi kaldı. Geriye kalan iki kişi grubun rapperlarından Emre ve Gökhan oldu. Emre ve Gökhan aynı lisede okudukları için tanışıyorlardı. Emre, Rap müziğe 2003-04 yıllarında ilk olarak beat yaparak başladı. İlk kaydını da 2004 yılında aldı. Emre, lise süreçlerinde tanıştığı kişilerle şarkı sözleri yazıyor, kayıtlar alıyordu. Lise dönemlerinde Gökhan, Rap yapmamaktaydı. BOYKOT, bugün Argo İzmir stüdyosunda kayıtlar almakta ve bu stüdyoda yer alan diğer şarkıcılar ile birlikte çalışmalara imza atmaktadırlar.

Grubun kullandığı sözlerin tamamında politikayı, isyanı ve eyleme geçme çağrısını bulmak mümkün.

BOYKOT – Antikahraman İncelemesi

BOYKOT’un 1 Eylül 2019’da yayınladığı Antikahraman isimli parçası aslında insanlık soyunun baş düşmanı olan geberen kapitalizmin sahte kahramanlarını yerden yere vurduğu bir şarkısıdır.

Şarkı sözleri:

Birinci Verse

Kesildi kuş sesi, ritim tuttuk dur dedi
Fırsat olsa onlar yasaklar dünyaya dönmeyi
Bur’da her şey kalburaltı, tanelerin yok yeri
Çiçek aç’çak ahlaksız tüm tomurcuklar ölmeli
Gülse dahi yüzün asla bi’ gün yüzü görmedi
Hüzün değil acziyet bu anksiyeten belirti
Yarın için vakit yok bugün günlerden dündeyiz
Yer kapmıcak gereksiz kestir gündeki gülleri
Güzelliğe tahammül yok hiç görm’icek itibar
Plastikten çiçeklerle yersen her gün ilkbahar
Şiddet cinnet intihar, korna siren inşaat
Embriyodan mezara dek yapış yapış bi’ hayat
Sidik kokan sokaklar, ucuz müzik bozuk bas
Keskin parfüm, basit sohbet, asık surat, çatık kaş
Patlak egzoz, hızlı tempo, tatlı telaşlar
Herkes tasmasının mesafesi kadar dolaşcak
Gökyüzünün rengi atmış nehirler artık akmaz
Gözlerinin feri sönmüş bi’ gün komple kararcak
Kaç mevsimin kaldı sanki kaçı geçti yalanla
Saçma sapan masallara kanıp kanıtlıcak ha
Alışmazsan çıldırırsın alışsan yol çok tuhaf
Danışma hiç kimselere yapış kendi doğruna
Çok absürt bi’ tiyatro bu son perdesi oynanan
Yok kalmadı seyircide mekan zaman hafıza

Nakarat (x2)

Antikahraman
İsmi belli değil yok mekan zaman
Karanlık tek hatırlanan
Her gün doğan güneş bundan utansın sen de utan

İkinci Verse

Koşuyordu dünya hayallere sığar diye
Mutlaka bi’ çıkış yolu var diye
Bütün civarı yaktılar dumanı boğar diye
Ateşini söndürmezler küllerinden doğar diye
Bi’ mahalle arasında tarandı
Tutanaklara yazıldı :”Arandı, çatıştı, yaralandı”
Oysa gece uykusunda bi’ pusuydu karanlık
Ve soğuktu, silahsızdı bu hikaye yalandı
Sırtından bi’ kurşunla yığılırken bi’ bayrağı teslim etti onlara
Kim taşı’cak sormadan
Bazıları önünden teğet geçti durmadan
Bazıları durup baktı dönüp gitti sormadan
Çok koştu yoruldu çok loştu
Dar bi’ sokaktaydı tekme tokat vardı başka kimse yoktu
Sabahında ne gürültü ne kıyamet koptu
Ertesi gün ne gürültü ne kıyamet koptu
Onun adı bur’da yasak geldiği yer yıkıntı
Prangasıyla dertleşir tek duyduğu şakırtı
Türküler yakıldı ama hala çok soğuktu
Bi’ kibritle aydınlandı parmaklıklar ısındı
Biraz bekle parlıcak bu karanlıkta yol uzun
Sesinden önce gelir korkusu
Göz gözü görüyor da yok güneşin doğduğu falan
Bu ışıldayan yanan bedenlerden ordusu

Nakarat (x2)

Antikahraman
İsmi belli değil yok mekan zaman
Karanlık tek hatırlanan
Her gün doğar güneş
Bundan utansın sen de utan

Parçanın lirik kalitesi oldukça iyi. Sözlerin her tanesinde muhakkak bir soruna değiniliyor. Gelin hep beraber sözlerin anlatmak istediklerine bakalım;

Şarkı iki Verse’den oluşmaktadır.

Verse: Genellikle 16 bar uzunluğa sahip olan bölümdür. Parçalarda 2 ya da 3 verse olması en sık rastlananıdır. Şarkının buralardaki ritmi hook’a nazaran daha yavaştır. Parçanın asıl yapısı ve konusu bu kısımlarda işlenir.

1. Verse İncelemesi;

“Kesildi kuş sesi, ritim tuttuk dur dedi Fırsat olsa onlar yasaklar dünyaya dönmeyi Bur’da her şey kalburaltı, tanelerin yok yeri Çiçek aç’çak ahlaksız tüm tomurcuklar ölmeli”

Bu sözlerde anlatılmak istenen içinde bulunduğumuz sömürü, vurgun ve talan düzeni olan kapitalizmin artı değer sömürüsü ve kâr hırsı için doğa ve çevre düşmanlığından bahsediliyor. Kapitalizm için insanın üzerinde yaşadığı dünyanın değil, burjuvazinin kâr hırsının önemine vurgu yapılıyor.  Bu sebeple de onlar için “Fırsat olsa onlar yasaklar dünyaya dönmeyi” denmektedir.

“Gülse dahi yüzün asla bi’ gün yüzü görmedi Hüzün değil acziyet bu anksiyeten belirti Yarın için vakit yok bugün günlerden dündeyiz Yer kapmıcak gereksiz kestir gündeki gülleri”

Bu sözlerde yüzleri gülse dahi aslında hiç gün yüzü görmeyen emekçi ve yoksul halkların yüzleri gülüyor gibi görünse de aslında hayatları boyunca geçim kaygısı içerisinde olduklarına vurgu yapılmaktadır.

“Güzelliğe tahammül yok hiç görm’icek itibar Plastikten çiçeklerle yersen her gün ilkbahar Şiddet cinnet intihar, korna siren inşaat Embriyodan mezara dek yapış yapış bi’ hayat”

Bu sözlerde insan ilişkilerindeki yapmacık, insanın insana yabancılaşması suretiyle oluşan yozlaşma ve insanların sınıflı toplumda yaşadığı çelişkili, kendisine yabancılaşmış hayatına vurgu yapılmaktadır.

“Sidik kokan sokaklar, ucuz müzik bozuk bas Keskin parfüm, basit sohbet, asık surat, çatık kaş Patlak egzoz, hızlı tempo, tatlı telaşlar Herkes tasmasının mesafesi kadar dolaşcak”

Bu sözlerde müziğinde artık mevcut üretim ilişkilerinde sermaye egemenliğinin etkisinde olduğunu ve endüstriyel müziğin sanatın kalitesine bakmaksızın popülist kültür halini alıp herkes kulağında “mutlak dinlenmeli” hale getirilmiş olmasına ve bu sebeple de oluşan müzik festivallerine vb.. etkinliklere vurgu yapılmaktadır.  Müziğin özgür bırakılması, sermaye egemenliğinin popülizmi için değil, toplum için işlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.  “Herkes tasmasının mesafesi kadar dolaşcak” bu sözünde aslında kapitalist kültürün sanat ve birçok şeyi sermaye tasmasına pranga etmiş olmasını konu etmektedir.

“Gökyüzünün rengi atmış nehirler artık akmaz Gözlerinin feri sönmüş bi’ gün komple kararcak Kaç mevsimin kaldı sanki kaçı geçti yalanla Saçma sapan masallara kanıp kanıtlıcak ha”

“Alışmazsan çıldırırsın alışsan yol çok tuhaf Danışma hiç kimselere yapış kendi doğruna Çok absürt bi’ tiyatro bu son perdesi oynanan Yok kalmadı seyircide mekan zaman hafıza”

Bu iki sözde de sınıflı toplumun insanların tüm ahlaki değer yargılarını hiç ettiği, insanların saçma sapan şeyler üzerinden birbirlerini kandırmaya, yalan söylemeye itildiğini ve riyakar hallere sokulduğunu anlatmaktadır.

2. Verse İncelemesi;

“Koşuyordu dünya hayallere sığar diye Mutlaka bi’ çıkış yolu var diye Bütün civarı yaktılar dumanı boğar diye Ateşini söndürmezler küllerinden doğar diye”

“Bi’ mahalle arasında tarandı Tutanaklara yazıldı :”Arandı, çatıştı, yaralandı” Oysa gece uykusunda bi’ pusuydu karanlık Ve soğuktu, silahsızdı bu hikaye yalandı”

Bu iki sözde daha yaşanılabilir dünya hayaliyle mücadele eden, insanın insanı sömürmediği  bir dünya hayaliyle mücadele eden insanların bizzat sistem tarafından katledilmesi ve bu katliamların üzerinin faili meçhul olarak örtülmesi vurgulanmaktadır.

“Sırtından bi’ kurşunla yığılırken bi’ bayrağı teslim etti onlara Kim taşı’cak sormadan Bazıları önünden teğet geçti durmadan Bazıları durup baktı dönüp gitti sormadan”

“Çok koştu yoruldu çok loştu Dar bi’ sokaktaydı tekme tokat vardı başka kimse yoktu Sabahında ne gürültü ne kıyamet koptu Ertesi gün ne gürültü ne kıyamet koptu”

Bu sözlerde de Gezi İsyanımızda yaşanan polis şiddeti sonucunda katledilen ve eli kanlı katillerce katledilen gençler konu edilmektedir.  1. sözde Ethem Sarısülük’ün polislerce onlarca kişinin içinde hedef alınarak vurulmasından bahsediliyor. 2. sözde Ali İsmail Korkmaz’ın dar bir sokakta tek başına etrafının çevrilmesi sonucunda darp edilerek öldürülmesini konu etmektedir.

“Onun adı bur’da yasak geldiği yer yıkıntı Prangasıyla dertleşir tek duyduğu şakırtı Türküler yakıldı ama hala çok soğuktu Bi’ kibritle aydınlandı parmaklıklar ısındı”

Bu sözde parababaları düzeninin isminden bile korkup yasak ettiği devrimcilerin, tutsak aldığı devrimcilere vurgu yapılmaktadır. Oysaki onlar bir avuç düzenbazın korkulu rüyası, halkların saygısını kazanmış devrimcilerdi.

“Biraz bekle parlıcak bu karanlıkta yol uzun Sesinden önce gelir korkusu Göz gözü görüyor da yok güneşin doğduğu falan Bu ışıldayan yanan bedenlerden ordusu”

Bu sözde ortaçağcı meczuplarca yakılarak öldürülen, “bak bu cehennem ateşi” diyerek insanları diri diri yakanları konu etmektedir. Karanlığı canını vererek aydınlatan “yanan bedenler ordusu”na ithaf edilmiş sözlerdir.

Nakarat İncelemesi;

“Antikahraman İsmi belli değil yok mekan zaman Karanlık tek hatırlanan Her gün doğar güneş Bundan utansın sen de utan”

Nakarat bölümünde tüm anlatılan, protesto edilen olayların bizzat sebebi olan, sistemin pohpohlanan kahramanlarına karşı “Antikahraman”lık haykırılmaktadır.

Boykot’un diğer parçalarını Youtube ve Spotify sitelerinden dinleyebilirsiniz.

Katkıda bulunanlar
Adana Direniyor’dan Fatih

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir