Oynanan Oyuna Karşı (Adana Direniyor)

“Yarım yüzyıllık Mustafa Kemal denemesi, her şeyi bütün trajik ve komik yanlarıyla ispatlamış bulunuyor: ya KURTULUŞ SAVAŞI, ya en soysuzca KÖLELEŞMENİN MEZAR TAŞI.”

Bu deneyimler, yeni olaylar bize ne kanıtlıyor? 100 yılı aşkın “bağımsızlık” hevesiyle yanan Genç Türklerimiz ve Halkımızın önünde duran görevleri nedir?

***

Türkiye, Suriye petrol sahasında kendi sözde “Kuvayi Milliye Ordusunu” sokmakla ve onları desteklemekle yıllardır kullanılmayı beklenen “New Sevr”i Suriye ayağında başlatmıştı. Tabii bu Uluslarası Finans-Kapitalizmin kışkırtması ve etkinliğiyle olmuştu. Bu gerçeklik bize, “yara edilen” Kürt Sorununu “daha da yara etme” karşılığı ile daha kötüye götürdü. Suriye-Irak meselesi artık Suriye halkının çıkarına doğru gitmeye başladı. Bu tabii ki Finans-Kapital’in Kartal-Ayı çekişmesinin Ayı hesabınca kazanılması olarak yorumlansa yanlış olmaz. Ancak Kürt ve ÖSO hareketlerinin hala etkinliği “New Sevr”i fiilen uygulamaktadır. Emperyalzmin “şehir devletleri” politikası Ortadoğu’da kendini fiilen göstermekte, Ortaçağcıların emirlikleri bizim ünlü “Tavâif-i Mülûk”lerden hacet bırakmamaktadır. Türkiye’nin Tefeci-bezirgân kurnazlığı ile yürüttüğü Suriye politikası, bize SÖMÜRGELEŞTİRME ve BÖLME hesabını ödettirme zorunluluğu veriyor. Tabii oynanan 15 Temmuz piyesiyle artık iyice “köleye” çevrilen halkımız gerçekliği bilinçlerine taşıyamıyorlar. Yıllardır fingirleştiği Kürt burjuva hareketi ve “yetmez ama evetçi”ler oynanan bu oyunda diğer aktör olarak Sol ve Kürt halkını da kafasını bulandırmakta. Batı’dan ithal ultramodern kapitalizmimiz ve SOL SJW [1] artıklığımız, Antika sınıf “Karabasanlığı”mız ile sentezleştikçe işte Türkiye’nin KULLAŞMA prosesinin dinamizmini ZUHUR etmekte [2]!

OHAL diktatörlüğünün bir “Tekel kârı” işine dönmesi, yeni inşaat sermayesinin “Afrin pazarı” hevesi, sözde Milliyetçi masallarının Afrin “mehteri”, Ege-Ortadoğu’da ki “BOP”çu ve İşbirlikçi siyasetinin bir ânda koltuk kurtarma hamlesiyle nasıl unutulduğunu görmemek mümkün müdür? Şehit cenazesinde “ukala” tavırı ve can sayısında “bir iki” hesabı olan Tayyipgillerin, bu savaş çığırtkanlıkları normal midir? Her şeyi ortaya koyan yurtsever aydınlar bize gösteriyor ki olaylar hiç sanıldığı gibi değil. Savaş bir VAHİY değil ki bir ânda soyutlanabilsin? Savaş bir “sınıflarüstü” değil ki ondan alakasız olsun? Savaş nedir diye sorsak Üniversitelilerin sözde akademik ya da Nazi artığı “Gündemci” militarist kitlenin sandığı şeyler sıralanacak. Ancak savaş detaydan önce bir ÖZ yani “Ekonomi” meselesidir Baylar! Sen BOP’a hizmet etmiş İktidarın ve Ortaçağ kurumlarınca düzenlenmiş Ordu’dan “anti emperyalizm” beklemen bundan kaynaklanıyor. Ama işler öyle değil! ABD-Rus tekellerin perde arkasında ki paylaşım anlaşmaları işte seni oraya sokan! Son bir kaç ayda sözde “Anti emperyalizm” seslenmeleri bile “beraber olalım”(ABD’ye) ağlaması ile biterse YİĞİTLİK ve samimilik bulunur mu? Pazara oynamak, sınıf birleştirici milliyetçi burjuva söylemini savunmak… olmaz mı? Diğer mesele savaşın içeriği: Bu savaş BOP’un devamıdır! BOP haritasına baktığımızda Afrin yok! Afrin zaten tarihsel süreçleri hesaba kattığımızda vazgeçilecek bir yerdi. Türkiye açık olarak orada barınamayacak sadece bir şeylerin önü açılacak! Bunu ancak ilerleyen zamanlarda sonuçlar bize verecektir.

***

Vurguncu vatan ve millet düşmanı Egemenlerin yaptığı bu koltuk hamlelerini ciddiye alıp, “milliyetçi” commando ve sosyal medyacı İYİ partililerin Kürt düşmanlığı kışkırtmalarını görememek züppe siyaseti olsa gerek… Bu koşullarda Türkiye devrimcilerine düşen görevler nedir? Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi:

“Yarım yüzyıllık Mustafa Kemal denemesi, her şeyi bütün trajik ve komik yanlarıyla ispatlamış bulunuyor: ya KURTULUŞ SAVAŞI, ya en soysuzca KÖLELEŞMENİN MEZAR TAŞI.”

Bu vurguncu-halk düşmanı ve AB-D yerel şubesi iktidarını ancak “İkinci Kuvâyimilliye Savaşı”yla devirerek HALKIMIZIN tek çıkar yolunu savunuyoruz. Ne Ulusalcı küçük-burjuva artıklarının ne küçük-burjuva SJW yerel şubelerinin ne şovenci milliyetçilerin yolu… Yol ancak:

“İnsanlığın önünde iki rahmetten biri var: Ya bile bilesiye, tüm bilinçli, kıyasıya, öldüresiye ve ölesiye MİLLİ KURTULUŞ SAVAŞI göze alınır; yahut sömürüye, sömürülesiye, çürüyesiye, geberesiye kullaşılır, köleleşilir.”(Hikmet Kıvılcımlı, Kendimize gelelim ya birleşmek ya ölüm!, Türk Solu Sayı: 67 – 25 Şubat 1968)

Adana Direniyor’dan Berkan

[1] SJW: Social Justice Warrior (Sosyal Adalet Savaşçıları): ABD kökenli Sosyal Liberal burjuva akımı.

[2] Ortaya çıkarmakta

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir