ÖSYM, bu yıl yaklaşık 2 milyon memur adayına telefon kulübesinde halay çektirdi

gundem-kpssÖnceki gün  Lisans düzeyinde yapılan  Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ’na   giren öğrenciler,  tarih bölümünde hezeyana uğradılar. Soruların zorluğundan yakınan öğrenciler, bu bölümde yaşadıkları sıkıntıyı ise, Türkçe bölümünde sorulan paragraf sorularından birinde geçen bir cümleyle özetlediler:  ‘’Telefon kulübesinde hep beraber halay çektik.’’

Sınava giren öğrenciler,  tarih bölümünde birkaç sorunun müfredat dışından sorulduğunu belirtirken; genel itibarıyla, direkt olarak bilgiye dayalı ve yorum gücünü sınamayan soruların ağırlıkta olduğunu ifade ettiler. Dikkat çeken bir diğer konu ise, 1999 yılından bu yana yapılan tüm KPSS’lerde Atatürk ilkelerinden en az bir soru sorulurken; bu yıl Atatürk hakkında doğrudan tek bir sorunun bile bulunmayışıydı.

Sınavlar her yıl kopyayla, şifreyle yandaşa yarar hale getirilirken; bu sene soruların tümünü yayımlamayacaklarını da duyuran ÖSYM, öğrencilerde daha büyük bir güvensizlik yaratıyor. Bilindiği gibi ÖSYM’de iptali söz konusu olan minimum bir soru hemen hemen her yıl çıkmaktadır. Dolayısıyla ÖSYM bu noktada eleştiriye de kapatmaktadır kendini.

Yıllarca emek hırsızlığı yapmakta olan bu kurum da diğer devlet kurumları gibi Tayyipgillerin gölgesinde varlığını sürdürmektedir. İstedikleri gibi çalıp oynamanın yanı sıra, binlerce insanın da yaşamının hırsızlığını yapmaktadırlar. ÖSYM’nin; 2010 KPSS’de soruların çalınması, 2011 yılında yapılan YGS ‘de ortaya çıkan şifre skandalı,  yine aynı yapılan 2011 ilkbahar ALES’TE 500 adaya eksik kitapçık dağıtımı, 2011 STS’de bir önceki yılın sorularının aynısının sorulması, 2012 yılında sınavla ataması yapılması geren diş hekimlerinin ‘ÖSYM hazır olmadığı için’ kurayla atanacak oluşu, 2013 LYS’de kayıp cevap kağıdı skandalı gibi sayısız skandalda imzası vardır. Verilen örnekler, yakın geçmişte ortaya çıkan skandallardan yalnızca birkaçı. Bu skandallar salt emek çalmıyor, genç yaşamları da katlediyor. Kopya skandalından bu yana 22 atanamayan öğretmen adayı, 3 liseli genç  yaşamlarına son vermişlerdir. Tablo bu kadar ağırken, aydın gençliğin mücadele etmesinden başka çıkar yol yoktur. Ta ki bu kurumları iyice deşifre edene kadar, ta ki iktidardan bağımsız sınav koordine merkezleri oluşturuncaya dek… Daha da ileriye gidersek eğer;  ta ki parasız, bilimsel, demokratik, laik, anadilde eğitim hakkı elde edinceye dek…

 

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir