Muasır Dergi: “Öncelikli amacımız politik bilinçlenmedir”

muasir-roportajGeçtiğimiz yıl yayın hayatına başlayan Muasır Dergi, son yıllarda süregelen politik anlayışa farklı bir bakış açısı sunmayı amaçladı ve ses getirdi. Türkiye Direniyor ekibi olarak, derginin bu bakış açısını açıklamalarını istedik ve kendileri ile bir görüşme gerçekleştirdik. Keyifle okumanız dileğiyle.


Türkiye Direniyor: Öncelikle sizleri tanımak isteriz. Muasır nasıl oluştu, biraz bahsedebilir misiniz?

Muasır: Merhaba. Öncelikle, röportaj için teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Muasır, bir arkadaş çevresi sohbeti olarak başladı diyebiliriz. Türkiye’deki fikirsel üretim eksikliği, genele yayılmış politik bilinçsizlik ve Kemalist devrimlerin sol siyasi tarih içerisindeki yerini etraflıca anlatan yayınların azlığı, arkadaş çevresi sohbetlerin bir dergi çevresine dönüşmesini sağladı. Muasır, bu düşünsel açığı mümkün olduğunca kapatmaya çalışmak ve kurucu devrimleri anlatmak gayesiyle kuruldu.

TD: Twitter kısa biyografinizde ‘’Biz Kemalist devrimi ve ideolojiyi Türkiye’nin Fransız Devrimi olarak görüyoruz’’ Açıklaması bulunmakta. Bu açıklamayı biraz daha açmanız mümkün mü?

M: Halka rağmen, halk için. Muasır, devrimin içeriği ve sol siyasi tarih içerisindeki etkilerinden yola çıkarak, Kemalist Devrim’in Avrupa tipi burjuva demokrasisi inşa etmek amaçlı olduğu fikrine kesinlikle karşı çıkıyor. Yayın politikamız zaten bu yönde. Bununla beraber, Kemalizm’in Türkiye’de sosyalist cumhuriyet kurmaya teşebbüs etmediğinin de farkındayız.

Kemalizm’in uyguladığı devrimci pratiklerin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalif kadrolarından çıkan sağcı, gerici, serbest piyasacı kadroların cumhuriyet tanımıyla uzaktan yakından alakası yoktur. Jakobenizm ile Kemalizm arasındaki en büyük bağ da burada yatmakta. Kemalizm, devrimci karakterini aldığı 1793 gibi halkçı, ilerici bir çerçeveye sahiptir ama nihai değildir. Geliştirilecek ve çağdaş sol düşüncelerle yeniden, temeliyle çelişmeden elbette, çözüm amaçlı ilerletilecektir.

TD: Geçtiğimiz sene gerçekleşen 15 Temmuz olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

M: 15 Temmuz, şüphesiz ki, bir Amerikancı darbe ve emperyalist müdahaledir. AKP, siyasi çıkarları gereği başkanlık sisteminde ısrar etmiş, iç çelişkilerle iktidar ve oy kaygısına düşerek doğuda çatışmaları başlatmış, Suriye’de kendisine verilen taşeron görevleri yerine getirememiş ve böylece emperyalizmin, iktidarın bu kanadı üzerindeki etkisi zayıflamıştır. Doğrudan taşeron olan AKP üzerindeki kontrol edilebilirlik riske girince, iktidarın diğer ortağına darbe yaptırılmıştır. Bu, elbette AKP’nin emperyalizm karşıtı bir pozisyona evrildiği anlamı taşımaz. Gerici siyasi iktidarın varlık sebebi, tüm siyasi geçmişi ve geleneğiyle birlikte, işbirlikçiliktir. Lakin biz, 15 Temmuz’u, arası bozulmuş 2 ortak arasındaki kavganın patlak vermesi gibi sığ bir görüşle nitelendirmiyoruz. İşbirlikçiler ve gericiler, kendilerine emredildiği ölçüde birbirilerine karşı konum alacaktır. Darbeyle tehlikeye giren asıl husus ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve ulusun geleceği olmuştur. Nitekim, darbe mevcut siyasi iktidara yapılmış gibi gözükse dahi, öncelikli amacı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hiçbir olasılık bırakmaksızın NATO saflarında tutmak ve Türkiye’yi de kayıtsız şartsız, emperyalist ülkelerin karakolu etmektir.

TD:Yakın gelecekte Muasır olarak nasıl bir Türkiye ile karşı karşıya olacağımızı düşünüyorsunuz? Türkiye’nin gelecekteki sorunları olarak hangi konuları görüyorsunuz?

M: Türkiye’nin yakın gelecek tablosunu belirleyecek olan, solun siyasi tavrıdır. Faşist 12 Eylül darbesinden günümüze kadar olan süreçte Türk solu, emperyalizme karşı verilen mücadeleden geri düşmüş, bağımsızlık ve devrimimizin içeriğini, ulusal figürleri, liderleri, bayramları ve hatta bayrağımızı dahi, ürettiği siyasetin içeriğinden uzaklaştırır hale gelmiştir. Tabi bu durum, Türk Genel Devrimi ile hiçbir bağı olmamasına rağmen, sağın emperyalizm karşıtıymış gibi sözde tavır almasına, boşalan siyasi cephenin üstüne çöreklenmesine ve işbirlikçi vasfını gizleyerek gerici-ırkçı siyasetini yaymasına sebebiyet vermiştir.

Ülkemizin bağımsızlığı ve devrimlerimizin kazanımları tehlikededir. Sosyalist sol, Kemalizm’i dışlamayan 60’lardaki siyasi hattına dönmelidir. Aksi durumda AKP, emperyalizme göğüs geriyormuş gibi yapıp, devrimci ve ulusal öğeleri sahiplenme kisvesi altında daha da sertleşecektir.

TD: Bu öngörülere göre, Muasır gelecekte nasıl etkide bulunacağına inanıyor? Sizce neler yapmalı?

M: Muasır, bir dergi çevresinden ibaret. Türkiye’de, başta Kemalizm olmak üzere, devrimci-ilerici bilinçlenmeye fikirsel açıdan katkıda bulunmak istiyoruz. Ülkedeki siyasi gidişatın çehresine göre, şayet bir ihtiyaç varsa, elbet sorumluluk almak isteriz. Lakin, öncelikli amacımız politik bilinçlenmedir.

Göstermiş olduğunuz alakaya tekrar teşekkür etmekle beraber, Türkiye’de solun yeniden ulusal bağımsızlıkçı ve anti-emperyalist bir karakterde bina edilmesine yönelik fikirlerimizi ilgili yazlarla sunmak isteriz. [1] [2] [3] 

[1] Eray Saygınsoy – 68: Bir Tarihten Fazlasıdır
[2] Mustafa Kırmızı – Kemalizm’in Antiemperyalist Duruşu
[3] Hikmet Aslan – Deniz Gezmiş’te Vatansever Devrimcilik

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir