“Kırmızı”nın anlamı

Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen bir tehditte [1], Eskişehirli patronlardan Neşet Gürsoy şöyle demekteydi.

 “İşte bu ÜLKEDE sarı yelek ayaklanması çıkarsa, o yelekler 2 saatte kırmızıya boyanır. Geziyi valla mumla ararsınız…!”

Açık açık isyan edecek kişileri katletmeyi ima eden bu sözler, aslında sömürü düzeni altında inleyerek, gün gelince “yeter artık” diyen işçilerimizin kaderini anlatmakta.

Zaman zaman devrimcilere kızıl bayrağın ne anlama geldiğini sorar, bilmeyenler. İşte bu anlama gelir, köleliğe isyan edince katledilmek, bedeninin kana bulanması… Çünkü burjuvazi Fransa’da olsun, Türkiye’de olsun, Japonya’da olsun kan dökmekten başka bir şey yapmamaktadır.

İşçi sınıfının uluslararası bayrağı, işte bu katliamları unutturmamak adına, işçi sınıfının kininin simgesidir.

Dolayısıyla bu Eskişehirli burjuvaya bir defa daha kendi sıfatlarını hatırlattıkları için teşekkür ederiz(!)

Kendisi hiç zahmete girmesin, bir gün isyan patladığında, üzerimizdeki yelek, kırmızı olacaktır.

Hiç kuşkusuz ki, Faşist Din Devleti Girişimi‘ne karşı “İkinci Gezi” isyanımız patlayacaktır. Bunda kuşku yok. Fakat bu korkakların kaçacak delik olarak kullandığı provokasyonlara gelecek kadar da akılsız değiliz.

Kendi çıkarları için bir “isyancık” isteyenlere duyurulur. Yarın kandırdıklarınızın yakanıza yapışarak hesap soracakları zaman, büyük bir isyan olacaktır.

[1] Olay Neyseo

Türkiye Direniyor

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir