Hikmet Kıvılcımlı – Tarihte Büyük Devrimciler (2): Jean Huss

Sosyalist Gazetesi Sayı: 10 – 29 Aralık 1970

Huss 1369 yılında, Çekoslovakya’da Husinetz’de yoksul bir ailenin evladı olarak dünyaya gelmişti. Prag Üniversitesi’nde öğrenim gördü. 1400 yılında papaz, 1401 yılında felsefe Fakültesinin Dekanı, 1402 yılında hem Rektör hem de Betleem Klisesinin vaizi oldu.

Hayatı boyunca fakirlerden yana olduğunu hareketleriyle gösterdi.Kliseye mensup olanlarla, Laikler arasında bütün farkların kaldırılması gerektiğini ve Hristiyanların ancak ahlâki üstünlüklerine göre yargılanmalarının doğru olduğunu ileri sürüyordu. Wiclef’in fikirlerinin etkisinde kalan Huss, papazların günah çıkarmasına ve azizlere tapılmasına karşıydı. Wiclef’in; “Sosyalizm, devleti zayıflama şöyle dursun, tam tersine kuvvetlendirir. Çünkü, mülkiyetle ilgilenen vatandaşların sayısı ne kadar çoksa, topluluğun servetine de o kadar ilgi artar. Menfaatlerin ortaklaşalığı birlik doğurur, birlik ise kuvvetin kaynağıdır.” diyen, fikirlerini benimseyen Jean Huss 1413 yılında Papa tarafından afaroz edildi. Huss bütün gücünü, Klisesinin reformla düzeltilmesine ve Çeklerin ulusal menfaatlerinin savunmasına yöneltmişti.1413 yılının sonunda, toplanan dini kurulda fikirlerini savunmak için Constance Şehrine geldi. Toplanan kurul üyeleri, Hüss’çü rafizi olduğuna karar verdi. Jean Huss 6 Haziran 1413’de ateşe atılarak yakıldı.

Jean Huss’ten yakılmasından sonra :ılımlılar grubunu teşkil eden “Utraquist” akımı ile toplumsal bakımdan köklü bir değişim isteyen “Tabor” akımı ortaya çıktı. 1436’ya kadar süren bu iki görüş, yapılması gereken reformlar konusunda fikir birliğine varmış değillerdi. İkisi de görüşlerini sonuna kadar savunuyor ve birbirleriyle çatışıyorlardı. Ama ortak düşmanla savaşmak için de birlik oluyorlardı.

Papa, “Hussite “hareketini önlemek için 1420 yılının Mart ayında Haçlı Seferi yapılmamasını tavsiye ediyordu. Bunun üzerine Taborite’ler, Utraquiste’lerle birleşti. Haçlı ordusu beş kere hücum etti, her seferinde de yenildi. 1433 yılında barış yapıldı. Bu anlaşma, Utraquiste’leri tatmin ettiği halde , Hussite ordusunun çekirdeğini teşkil etmiş olan radikal Taborite’leri memnun etmemişti. Bunun için Hussite hareketi ikiye bölündü ve sol kanadın tek başına kalarak zayıflamasına yol açtı. Zayıflayan Hussite hareketi, daha sonra 1525 köylü ayaklanmalarını etkilemiş ve reform hareketlerine kaynak olmuştur.

Avusturyalı şair Alfred Meisner Taborite’leri şöyle anlatır :

Birbirine benzeyen evleri vardır,
Yardıma koşmaya hazır,
Birrliiktir hepsi, bir örnek elbiseler giyinirler,
Tek bir masanın çevresinde oturmuşlardır .
Onlarda ne “senin” ne “benim” vardır.
Bütün malları ortaklık.
Kimisi toprağı işler
Kimisi gülerek gider savaşa,
Dünyayı ele geçireceklerini umarak.

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir