Hikmet Kıvılcımlı – Özel Sektörde İşçi Ücretleri

Yön DergisiSayı: 31 – 15 Temmuz 1962Halim Köylü takma adı ile kaleme alındı.

Özel sektör elindeki 5284 işyerinin yıllık imalatından patronların kârı 2 milyar lira, bu işyerlerinde çalışan 169 bin işçiye ödenen yevmiyeler toplamı ise 864 milyon lira!

Cumhuriyetin ilanından 3 yıl sonra hazırlanan “Teşviki Sanayi” kanunu Ulusal endüstrimizi kalın bir gümrük duvarının arkasına gizleyerek gelişmesini sağlamak amacıyla çıkarılmışsa da bugün esefle söyleyebiliriz ki 20 yıllık uygulama sonucu bu amaca ulaşılamadığını göstermiştir.

1948 yılında anca 28 milyon lira olan imalat sanayi satış yekunu son 12 yıl içinde oldukça sevindirici bir tempo ile gelişerek 1960 yılı sonunda 6 milyar liraya yükselmiş ise de fiyat konjonktürü dolayısıyla bu artışın % 300’ünü zahiri bir yükseliş olarak kabul etmek bile geri kalan % 300 yükseliş milli sanayimizin gerçek ilerleyişini ortaya koymaktadır.

“Teşviki Sanayi” kanununun 20 yıllık uygulaması sırasında bir türlü gelişmeyen yerli endüstrimizi harp yıllarının yokluk devresinde ihtiyaçların zorlaması ile kendiliğinden kalkınmış ve teknik imkanlar sağlandığı takdirde Türk İşçisinin neler başarabileceğini ortaya koymuştur.

1960 yılı istatistiklerine nazaran yurdumuzda on beygir gücünden yukarı enerji veya 10 işçiden fazla adam çalıştıran işyerleri toplamı 5284 olup bu beş bin iş yerinde 169 bin işçi çalışmakta ve bunlara yılda ödenen ücretler toplamı 864 milyon liraya ulaşmaktadır. Buna göre işçi başına günlük ücret ortalaması 14 liradan ibaret olup, bu günkü geçim zorluğu karşısında bu paranın TUNÇ Kanunun altında olduğu kanısındayız. Yurdumuzda iş yerleri toplamı 30 bin ise de bunun altıda beşi on işçiden daha az adam çalıştıran küçük atölyeler olduğundan orta sanayi diyebileceğimiz iş yerleri ancak altıda birdir. Bu 5284 iş yerlerinin yıllık imalatının satış yekunu 8 milyar civarında olup beher iş yeri sahibinin sınai mamullerinin satış fiyatı üzerinden % 25 oranında kâr sağladığı kabul edilirse iş yeri başına düşen yıllık kâr ortalaması 400 bin lira tutmaktadır.

Ücretlerde sömürge sistemi

10 işçiden fazla adam çalıştıran Özel Sektör sanayi kolunda çalışan 169 bin işçiye ödenen yıllık yevmiyeler tutarı yukarıda işaret ettiğimiz gibi 1960 yılında 864 milyon lira olup bu sanayide yılda imalatının satış toplamı 8 milyar liraya yaklaşmaktadır.

İstatistik Genel Müdürlüğü yayınlarında satış fiyatı fabrika sahiplerinden alınan bilgilere göre tespit edilmiş olup Gelir Vergisinin en az yüzde 50’sini kaçıran bir çok fabrikatörler ticari kayıtlarında imalat miktarlarını noksan gösterdiklerinden yurdumuzdaki sınai imalat toplamının 15 milyar liranın üzerinde olacağı tahmin edilmektedir.

Çeşitli sanayi kollarında imalatçı kârı çok değişik oranlarda olmakla beraber besin maddelerinde maniplasyon yapan un, makarna, çeltik, fındık kırma, yağ sıkma, sabun, konserve ve çikolata fabrikaları yüzde 5-15 arasında kâr sağlamakta, buna mukabil ham maddeyi işleyerek mamul hale getiren fabrikalar kanunen yüzde 25 oranında imalatçı kârı alabilmektedir. İstatistik Genel Müdürlüğü yayınlarından sanayi kolları itibariyle bir sınıflandırma yapılmamış olduğundan 15 milyarlık imalat toplamı üzerinden ortalama yüzde 10-12 arasında kâr sağlandığı kabul edilirse 5284 işyeri sahibinin yıllık imalattan elde ettikleri kazanç toplamı 2 milyara ulaşmaktadır. Halbuki bu 5284 işyerinde alınteri döken 169 bin işçiye ödenen ücretler tutarı sadece 864 milyon liradan ibarettir.

Bu demektir ki 5284 iş yerinde çalışan 169 bin işçiye ödenen bir yıllık yevmiyeler toplamı 5284 patronun yıllık kârlarının yarısından daha azdır. Bu rakamlar göstermektedir ki yurdumuzda korkunç bir ücret düşüklüğü yürürlükte olup, bu düşüklük iş yerlerini az işçi isteğine karşı piyasaya dökülen iş gücünün çokluğundan ileri gelmektedir.

Bir zamanlar Birleşik Amerika iş piyasasını alt üst eden Çin işçileri, Amerikan bilim ve politika adamları arasında büyük bir mesele olmuş olup özellikle Batı kıyılarına karıncalar gibi akın eden sarı ırk işçilerinin Amerika’ya girmesi yasak edilmiştir. Neyliyelim ki fakir yurdumuzda köyden şehre akın eden kalitesiz ve sahipsiz iş gücü ücret piyasasını alt üst etmekte ve aç gözlü patronlar bu rekabetten faydalanarak boğaz tokluğuna adam çalıştırmaktadırlar.

İş Koluİşçi SayısıGündelik Ücret Ortalaması
İnşaat İşçileri
Gıda Maddeleri
Dokuma Sanayi
Kömür Madenleri
Tütün Sanayi
Nakliyat İşleri
Madeni Eşya
Münakale Cihazlar
Şahsi hizmetler
Toprak Sanayi
Amme ve Ticari Hizmetler
Ticaret
Su ve Sıhhi Tesisler
Madencilik
Zirai Sanatlar
Kağıt ve Matbaa
127.000
64.823
83.706
47.654
35.177
34.000
27.000
26.000
20.000
20.000
12.000
11.000
10.000
17.054
12.500
12.000
13.00
11.29
11.33
16.10
9.30
14.63
17.00
14.06
11.31
13.18
10.01
10.07
14.23
9.91
9.54
13.00  

Yukarıda ortalama 14 lira olarak tespit ettiğimiz işçi yevmiyesini ustaların ve ustabaşıların yüksek yevmiyeleri çıkarılacak olursa çok daha az miktarlara düşmekte olup, İşçi Sigortaları istatistiklerine nazaran 1950 yılında ortalama işçi yevmiyesi 13.1 lira ve resmi sektör sanayi kollarında ise 16 liradır.

Ancak Devlet Sektöründeki işçilere bu yevmiyelerden başka birçok sosyal hizmetler masrafları yapılmakta olup bu masraflardan işçi başına düşen pay ortalaması 23 lirayı aşmaktadır. Buna karşılık özel sektörün çıkarı daha yüklü olduğundan kol gücünün gerçek değeri verilmek lazım gelse devlet sektöründen yüzde 20 daha fazla vermeleri lazım gelirdi.

İşçi sigortaları primine tabi tutulan resmi ve özel 24.643 iş yerinde çalışan işçiler yakunu 1950 yılı istatistiklerine göre 618773 kişi olup, atölye işçileri bu hesaba dahil değildir. 10 işçiden fazla işçi çalıştıran veya on beygir gücünden yukarı enerji kullanan 5498 sanayi iş yerinin 214’ü resmi sektör ve 5284 özel iş yerinde çalışan işçiler toplamı ise 109 bin kişidir. Şu halde 10 işçiden fazla adam çalıştıran resmi ve özel sanayi işletmeleri kollarında çalışan işçiler toplamı 292 bin kişiden ibaret olup bu yekun işçi sigortaları mevzusuna göre bütün iş yerlerinde çalışan işçilerin yarısına eşittir.

Şu halde yurdumuzda çözümlenmesi çok güç bir işçi sorunu bulunmadığı, 30 milyon nüfuslu bir memlekette davalar ciddi olarak ele alınırsa, 600.000 işçinin dertlerine kolayca çare bulunabileceği kanısındayım.

Yurdumuzdaki çeşitli iş kollarında çalışan işçi miktarları hakkında bir fikir verebilmek için 10 binden fazla işçinin alın teri karışan ve İşçi Sigortalarına tabi bulunan iş yerlerinin 1959 yılı istatistikleri cetvelde çıkarılmıştır.

Yukarıda cetvelde görüldüğü üzere en geniş işçi kitlesi inşaat kolunda, dokuma sanayi, besin sanayi, kömür madenleri, tütün sanayi, nakliyat işleri gibi kollarda çalışmakta olup en tehlikeli ve insan sağlığına en zararlı olan kömür madenleri sektörünün işçilerindeki ücret düşüklüğü yürekler acısıdır.

İnşaat yerlerinde çalışan işçiler ise, devamlı olmayıp mevsimlik işlere bağlandıklarından kış aylarında perişan sokaklara dökülmekte ve toplu iş yerlerinde çalışan işçilere nazaran sosyal yardımlardan faydalanamamaktadırlar.

Arada ezilenler de bu yapıya altın teri döken işçi ile ömrünün 5-30 kuruşluk birikimini bu işe bağlayan zavallı aydın kişi … Konyalı bir şairin dediği gibi:

“Gözlerimize bir esen tozu serpilmiş bir kez, göremiyoruz gerçekleri…”

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir