Hikmet Kıvılcımlı – Amerika’nın Hiçbir Şeyine İnanmıyoruz

5 Haziran 1968’de gerçekleşen Kennedy suikasti ile ilgili bu yazı Türk Solu gazetesinde yer alması için hazırlanmış, bununla birlikte gazetede yer almamıştır. 30. sayıda, suikastin 6 gün sonrasında aynı konu ile ilgili başka bir yazı yayınlandı. Köşeli parantezli düzeltmeler bize ait.

Birleşik Amerika Devleti’nde insan var mı? İnanmıyoruz. 200 milyon iki ayakları, parlak ve besli yaratıklar dolaşıyor. Yeryüzünün 2 milyar insanı zararına refah içinde yaşıyorlar. Yıkılış çağına girmiş antika İmparatorlukların vur patlasın, çal oynasın havasıyla, sadist -mazohist karışımı ölüme mahkum istibdatlara taş çıkartan kahpe bir sistemin hayvancıkları…

Sultanahmetli ev kadını :

“Kennedy’yi vurdular, denince duramadım evde, dışarı fırladım” diyor. Bu bizim insanımız. Aynı cinayet karşısında Amerikan medenisi ne yapıyor!

“Dapdaracık pantolonlu, heğbeli, saçı başı birbirine karışık Amerikalı genç Üniversite öğrencisi… büyük bir umursamazlıkla çilli yüzünü kırıştırıp omuzunu silkti: “It doesn’t concern me at all: bu beni zerre ilgilendirmez” diyor.

Cinayetin işlendiği salondan ajanslar bildiriyor :

“Olayın hemen akabinde ‘garip burunlu’, benekli elbiseli bir genç kız, sevinç içinde ‘Kennedy’yi vurduk’ diye bayram ediyor.”

Bu iki Amerikalının nasırlaşmış Pentagon’un kaç yıldızlı kışla katırları değil, Kaba Genelev maması da değil. Yüksek kültürlü gencecik kızlar. Önlerinde erkek güzeli genç adam kanlar içinde yıkılıyor. Ya vız geliyor. Ya bayram ediyorlar. Ne erkek, ne kadın, cinsleri belli olmayan sapıklarla yüklü Amerikan nüfusu mu bu, yoksa Finans-Kapital esrarkeşliği ile sersemletilmiş tehlikeli hayvan sürüsü mü?

Amerikan sürüleri mâzur mudurlar? Ne değişir? 200 milyon Amerikalıyı: kafaları bacakları arasında iktidarsız cinsel aletler gibi gibi boşa sallanan hayvanlara çeviren düzen, geberecek câmi duvarı arayan Finans-Kapitaldir. Bu bir özür olur mu? Şempanze sürüsü bile olamıyorlar. Buna isyan etmeyen, ama lâfta değil, eli silâhlı ölesiye baş kaldırmayan hiç bir Amerikalı dolar afyonunu yutmuş alçak ve korkunç bir kaçık olmadığını, aklı başında hiç kimseye ispat edemez.

Bob Kennedy çocuk: “Bir suikastin kurşunlarına hedef olduktan 25 saat sonra Good St.Moriton Hastanesi’nde” mi ölmüş?

İnanmıyoruz. Amerikan Birleşik Devletleri: pis çıkarcı bir batakhane içinde temize çıkarılmak istenen bir insan salhanesidir. İki kurşunla önden vurulmuş Başkan Kennedy için: bir kurşunla arkadan vurulmuş, diye rapor verebilen insan kasapları, Doktor, Operatör kılığına da girseler, CIA’nın aylıklı katillerinden daha aşağılık ve affedilmez gangasterlerdir. Hiç birisine inanmıyoruz.

Los Angeles ajansı anlatıyor: “Kennedy’i yetiş[tir]enler Central Receiving hastanesine götürdüler. Yaralı Kennedy 15 dakika, sedyenin üstünde bekletildi. Sonra kendisini buradan aldılar. Gerekli tıbbi müdahalede bulunmak üzere Good St. Moriton hastanesine götürdüler. İlk tıbbi müdahaleden sonra, 6 operatör tarafından ameliyat edilmeye başlandı. Ameliyat 3 saat sürdü.”

Tıbbi şekilde resmen ve fence adam öldürmek için dekorları önceden hazır cinayet aktörlerinin kaldırım oyunlarına inanmıyoruz. Zavallı Gürsel Paşamızı o Amerikan doktorları sağlam götürüp “TIBBİ MÜDAHALEYLE” 24 saatte bir daha kalkamayacağı komaya böyle düşürmüşlerdir.

En son CIA efsanesi de söndü. Amerika’nın Dünya’da en kuvvetli Devlet olduğuna artık hiç kimse inanamaz. Eğer Amerika, kartondan kaplan ve ayakları kilden dev olduğunu herkesten iyi kendisi bilmeseydi, yavrularını yiyen canavar içgüdüsü ile, Kennedy’leri, King’leri orostopoğluca kim vurduya getirmedikçe ayakta duramayacağını itiraf edecek kadar hain, korkak ve güçsüz düşer miydi? Antika Roma Kentinde Crassus kardeşlerin ölüdürülmesi nasıl Roma’nın çökmesini yalnız aceleleştirdiyse, tıpkı öyle, Kennedy’lerin öldürülmesi, Amerikan Emperyalizmi’nin yıkılışını hızlandırmaktan alıkoyamayacaktır.

Biz ne diyelim o toy Kennedy’yeki, ölümüne çıktığı Balo salonunda; hâlâ:

“Bu ülkede BÖLÜNMELERE son verebileceğimizi sanmıyorum.” derken, beş dakika sonra, ölümüyle ağzı sulanacak olan yaşlı Teksas tilkisi Johnson’un:

“İnsanların kalplerinde şiddet hareketleri ile BÖLÜCÜLÜĞÜN uzaklaşması için dua ediyoruz.” ikiyüzlülüğü ile yan yana düşeceğini sezememişti. “Bölücü” olmamak için “Ölücü” olmak Amerikan milyarderlerini kurtaracak mı?

Roma’da Papa: 10 bin hacıya “Dünyamızda şiddet ve zulmün kalkması için dua edelim” dedi. Saygon’da Amerikan piyadesi: “Tanrı hepimizi korusun” dedi. Ankara’da Amerikan Elçisi: “Dua edebiliriz” dedi… Atina’daki Papadopulas bile: “Menfur Suikastten üzüntü” duyuyormuş. Ve Türkiye’de Demirel: (Seçim kampanyasına onlarca ölü, yüzlerce yaralı insan kurban kesildikten sonra, bıyıklarını silip): “Müessif olay, siyasi olmaktan çok içtimaidir” buyuruyormuş. Öyleyse, kollarınızı kaldırıp seyirci veya duacı olabiliriz!

Beyaz Saray sözcüsü J.M. Cirmak: “Bu ülkeye ne oldu?” diyor. Demokrat lider M.Mensfield: “Bu ülkeye acep ne oluyor?” diye tekrarlıyor. Demokrat Senatör H. Jackson, uyanınca ağzı açık kalıyor: “Dünya aklını kaçırmış”… Aklını toplamak için Washington silâhbaşı ediyor:

“Poliste izinler kaldırışmış ve bütün birliklere alarm verilmiştir.”

Yâani Silâhı hayvavanlar, silâhsız hayvanların akıllarını başlarına getirtecekler.

“Polislerin 8 saatlik görev süresi 12 saate çıkarılmıştır.”

Kime karşı? Akılsız ve silâhsız insanlara karşı.

Bu sosyal düzeni için silahtan güçlü, inandırıcı belgesi kalmamış, gangaster tabancasından başka hiç bir kandırıcı sözü bulunmayan, kendi kendisinden kuşkulu bunak milyarderler Amerikası’nın neresine inanabiliriz?

Kennedy cinayetinin tantanasıyla gömülmek istenen cenaze töreni, Emperyalizmin cenaze törenini geciktirmeyecektir. Yalnız buna inanıyor[uz].

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir