Hikmet Kıvılcımlı – A.P. Gettosu

Çaltı DergisiSayı: 131 – 18 Ekim 1965Haki Kırgız (İşçi) takma adı ile kaleme alındı.

“Demokrasi” sözcüğünü AP kimseye bırakmaz. Ağababası düşük Demokrat Partidir. Akıl hocaları ,daha doğrusu AP kuklalarının iplerini çekenler: birinci paravananın ardında yerli-milli Demokratlar, ikinci paravananın ardında yabancı Şirket-Entilicens ağlarıyla ciğerimize işlemiş Amerikan ve ilh. Demokratlar‘dır . Bu sözde “DEMOKRAT”lara bakarsanız: 2500 yıl önceki Yunan Demokrat‘larının Perikles çağını yaşatacaklar Türk milletine. Demagojileri ise, Yunan Sofizminden çok daha eski zamanlardan kalmadır. Güvendikleri o Antika Demokratlık bile değildir. Oylarını torbada keklik bildiği yığın: Bâbil antika çağından beri ezilip sindirilirek kullaştırılmaya zorlanmış, bitkin, bezgin, yılgın esnaf ve köylü tabakaları, yahut oradan yeni çıkmışlardır. Bu yığınlar üstünde bir kaldırılmamış sansür ve zılgıt vardır. Şehirlerde göbekbağları Washington’a, Londra’ya ve ilh. bağlı Şirketler Saltanatı, kasabalarda göbekbağları şehir şirketlerine bağlı Tefeci-Bezirgan, eşraf ve ağavat… AP bu efendilerinin binlerce yıllık baskı ve satınalma güçlerine dayanıyor. Şahbazlığı oradan geliyor. Şirketlerle Eşrâf ve Agâvat: hergün kapılarına bıraktırdıkları bütün o Bâbil çağı kalıntısı zümrelerimizi, mânen ve maddeten kendisine kul ettiğine, kendi kanlı zafer arabasının tekerleklerine kopmaz zincirle kıskıvrak bağladığı güveniyor.

19’uncu yüzyılda Moskof Çarları, yirminci yüzyılda Alman Faşistleri öz milletlerini azgınca oylamak için: Yahudileri GETTO adı verilen, içine girip çıkması yasak edilmiş, geçitleri örülmüş bir çeşit iç esir kamplarında kapalı tutarlardı. Bizim Para ve Toprak Beylerimizde, -her yıl köylünün, esnafın, üretmenin ürettikleri malları nasıl yok pahasına, borç senedi, alevere dalevereresi ile “kapatır”larsa- tıpkı öyle, Türkiye nüfusunun büyük çoğunluk oylarını peşin peşin üstü açık hapishane suru ile kapatıp sarmış, kapatmış sayılırlar. Bu modern Bâbil Gettosu‘nun, Nazi ve Çar Çıfıt Gettosu‘ndan tek farkı: gözle görünür olmaması, ve içinde esir tutulanların köleliklerinden haberli ve şikayetçi olmayacak durumda sarhoş edilebilmiş bulunmasıdır. Çalışan, namuslu insancıklarımızı sömürücülerine hazır OY DAVARI haline getirmeye yarayan Bâbil Gettomuzun en korkunç yanı da: o göze görünmeyeşi ve içine düştükleri “keşleştirmesi“dir. Çıfıt Gettosuna kapatılanları dıştan dayatılmış bir zorbalığın kurbanı olduklarını bilirler; içlerinde yaşayan peygamberlerin “Ayakları kilden dev”in ince bir yağmurla eriyip yıkılacağını, esirlerin mutlaka kurtulacaklarını rüyalarında olsun görebilirler; ve köleler hergün, her fırsatta kurtuluş çabasından çekinmezler. Musa peygamberin Firavunu Kızıl Deniz’de boğduğunu bilirler. Bizim Bâbil Gettosuna düşürülenler, kendilerini sömüren esnaf ve Partilerine sürüklenerek, denize düştükçe yılana sarılırlar. Hiç Çıfıt Gettosuna kapatılmış Yahudi’nin Moskof Çarına yahut Hitler cellâdına: “Gel, beni ye!”dediği işitilmiş midir? Bâbil Gettomuza düşürülmüşler, kendi oylarının kırmızı balmumlu listesiyle kendi sömürücülerini iktidarda tutarlar, başlarından belâyı eksik etmemek için, gerekince zâlimlerini elde silah savunurlar.

Zımparalanmış cam kapaklı şişenin içine dışarıdan belki su sızar. Göze görünmeyen, fakat bütün şehir, kasaba ve köylerimizin dört bucağına pusu kurmuş bulunan Bâbil Gettosu içine, Para ve Toprak Ağalarının çıkarları el vermedikçe su sızmaz. Para ve Toprak Ağalarının Bâbil Gettosu içine sızdırdıkları şey, ancak halkın ruhunu uyuşturmaya yarayan Şahmeran ve Battalgaazi hikayesine büründürülmüş zehirli Bâbil suyudur. Rahmetli atası Demokrat Parti Kıratınının kuyruğuna bağlayıp, beyinlerini Bâbil esrar suyu ile yıkadığı halkın anlayışına, afyonlu Şirket-Ağa mâcunundan başkası işleyemez güvencesesindedir AP ve benzeri Bezirgân Partileri. Onun için AP, daha Seçim bitmeden, “Milli İrade”nin, oy çoğunluğunun kendi torbasında keklik olduğunu ortaya yayıyor. AP’nin, DP pederinden miras kalmış malı yerine koyduğu “Milli İrade” adına o kadar yüksekten atışları bundan ileri geliyor. AP’ye göre Seçim de, Oy da: Para ve Toprak Beylerinin ata çiftliklerinde maymun gibi terbiye edilmiş bir çifteli Kırattır. AP’nin canı istedi mi, seyislerine emreder. Çekerler “Milli İrade” kıratını binek taşına. Ha Canson, ha Morrison, ha Süleyman cokey üzengiye basar basmaz, Kırat şâha kalkıp dörtnala gider. Herkes, para ve toprak beylerinin altındaki “Milli İrade”nin kaçışı ardından baka kalır.

AP Gettocuları “Milli İrade “sözcüğünü öne sürerken şöyle demek istiyor: “Siz, istediğiniz kadar Demokrasiden, Halktan, Hakimiyet Milletindir’den söz açın. Ben sizi kendi oyununuzla vurup yeneceğiz. Demokrasi: oy çoğunluğu değil midir? İşte, milletin oyu, nasıl olsa “Kaalû belâ!”dan beri benim emrimdedir. Vız gelir, sizin propogandalarınız bana. Bâbil çağından beri cebinde taşıdığım oylarla iktidara geleceğim… ve dilediğimi yapacağım!”

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir