Hikmet Kıvılcımlı: 50 yıllık kızıl savaş bayrağı

tarih-hikmet-kivilcimli

Türkiye’de devrim denince onun yolunu ışığı ile aydınlatan bir işçi sınıfı aydınıdır Hikmet Kıvılcımlı. Partili yoldaşlarının deyimi ile, işkencelerde “ben komünistim” sözünden başka bir şey söylemeyen, partisinin neferi, bildikleri ile yetinmeyip tarihin gidiş kanunlarını ortaya koymak konusunda alnının akı ile çıkan bir devrimciydi Kıvılcımlı.

1902 yılında, Osmanlı Makedonya’sında başladı yaşamı. Babası, “giden gelmiyor, acep ne iştir?” sözlerindeki gibi, Yemen’e gidip bir daha dönmeyen bir memurdu. 1912 yılında, Balkanlar’daki savaşlar sonucu yaşanan göç, onu Anadolu topraklarına getirdi. Muğla’da Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nı yaşamıştır, daha 17 yaşında Kuvay-i Milliye komutanı seçilmiştir. Burada emperyalizme ve yerli işbirlikçilere karşı mücadele için Menteşe gazetesini çıkarmıştır arkadaşları ile. Sonrasında İstanbul’a yerleşir. Vefa Lisesi’ne başlar.

Tıp Fakültesini kazanmasının ardından, Kurtuluş ve Aydınlık gazeteleri ile tanışır. 1921’de TKP’ye üye olur. 1925’de partinin gençlik örgütü başkanı olur. Takrir-i Sükun yasası ile birlikte ilk defa hapse düşer. 1925, 1927, 1929 yıllarında 3 defa tutuklanır. İkinci defa hapse girdiğinde doktor, üçüncü defa hapse girdiğinde ise partiyi kurtaran adamdır. 1929-1933 yılları arasında TKP’nin gidişine yönelik görüşlerinin yer aldığı Yol adlı anıt eseri, uzun ve kahırlı çalışmaları sonucu söz verdiği “kızıl profesörlük”ün meyvesi olarak ortaya çıktı.

1935’de Marksizm Bibloteği adlı yayın evini kurarak üretimlerine devam etti. Legaliteyi istismar etme çerçevesinde burada bir çok eseri yayınlandı. 1938’de Nazım Hikmet’in hatası sebebiyle uzun yıllar sürecek bir hapis hayatının başlangıcı olacak “donanma davası”ndan dolayı 12 yıl hapis yattı. Bu süreç içinde antika toplumların gidiş kanunu üzerinde çalışarak “Tarih Tezi” adlı serisini ortaya çıkardı. Ancak bu serinin ortaya çıkışı, çok uzun seneler sonrasında gerçekleşti.

1954 yılında, Türkiye Komünist Partisi’nin legal örgütü Vatan Partisi kuruldu. Hikmet Kıvılcımlı partinin başkanlığını da üstlendi. Parti, 1957 yılında genel seçimlere katıldı. Yıl sonunda partililer, Adnan Menderes’in talimatı tutuklandı ve tekrar cezaevine konuldu. 1958 yılında hapisten çıkan partililer, 1960 politik devrimi sonrası sonuçlanan davadan 1961 yılında beraat ettiler.

27 Mayıs politik devrimi sonrasında Kıvılcımlı’nın çalışmaları daha fazla üretim sağlamaya başladı. Yasaların sağladığı kısmi özgürlük ortamında Hikmet Kıvılcımlı, işçi sınıfını örgütlemek, işçi sınıfı partisinin derlenişi gibi konularda mücadelenin içinde geçirdi yaşamının bu kısmını. Bu amaçla Yapı İşçileri Sendikası, İşsizlik ve Pahallılık Derneği, Sosyalist Gazetesi gibi yapılar üzerinden mücadeleye çok önemli teorik ve pratik katkılar sunuldu. Ayrıca bu dönemlerde yayınlanan Türksolu, Aydınlık ve Çaltı gibi dergilere makale yayınlayarak bir çok konuda düşüncelerini açıkladı.

Hikmet Kıvılcımlı, 12 Mart faşist darbesinin ardından artık oldukça ilerleyen hastalığı sebebiyle yurtdışına gitti. Kıbrıs, Suriye, Lübnan, Bulgaristan üzerinden Demokratik Almanya’ya gitti. Ancak burada “Atılım” adlı, TKP ismini kullanan grubun “partiden atılmıştır” raporu sebebiyle emperyalist Batı Almanya’ya doğru sınırdışı edildi. Bunun üzerine Yugoslavya’ya giden Kıvılcımlı, 11 Ekim 1971’de son nefesini verdi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir