Henüz Geç Kalmış Değiliz (İstanbul Direniyor)

15temmuzFelaket tellallığı olarak görülebilir ama “dost acı söyler” diye bir deyim vardır bizde. O nedenle biz bazı gerçekleri acı bir şekilde söylemeye devam edelim…

15 Temmuz “darbe girişimi”nin başarısız olmasını, dolayısıyla FETÖ’nün çözülüyor olmasını ve tüm bunlar nedeniyle yavaş yavaş ülkenin de “normale döneceği” yanılgısına kapılanlarımız var ülkemizde. Ya da böyle umut etmeye, kendimizi kandırmaya ihtiyacımız var belkide.

Bilemiyorum…

Bildiğim tek gerçek var o da ; AB-D emperyalistlerinin Büyük Ortadoğu Projesi’nden asla vazgeçmeyeceği. Bu mesele onlar için bir ölüm kalım meselesidir. Bu nedenle asla bizi ve bölge halklarını rahat bırakmayacaklar. Bu rehavete kapılmayalım.

BOP ile bağlantılı olarak 15 Temmuz üzerinde biraz durmak gerektiğini düşünüyorum.

15 Temmuz operasyonuyla ilgili bugüne kadar birçok şey yazılıp söylendi. Ancak 15 Temmuz’da asıl olarak neyin hedef alındığı gerçeği HKP dışında çok az çevreler tarafından anlaşılabildi. Bu konu herkes tarafından net bir şekilde anlaşılmadığı sürece, gelecekte yaşayacağımız hiçbir sorunun üstesinden gelemeyeceğimizin farkına varmamız gerekiyor.

Türkiye’deki hemen herkes, 15 Temmuz’da Türkiye’nin hedef alındığı konusunda hemfikir. Çünkü bunu söylemek aslında en kolayı. Asıl mesele kimin ya da neyin üzerinden Türkiye’nin hedef alındığını anlayabilmek ve bunu açıkça gösterebilmektir.

Mesela AKP, bu operasyonun kendi iktidarına karşı yapıldığını, dolayısıyla da Türkiye’ye karşı yapıldığını ifade etmekte. Meclisteki diğer işbirlikçi partilere baktığımızda da benzer ifadelere yani bu operasyonun kendilerini ve demokrasiyi, dolayısıyla da Türkiye’yi hedef aldığı söylemlerine rastlıyoruz.

Düzen partilerinin bu operasyonla kendilerinin hedef alındığı söylemlerine sarılmaları gayet doğal zaten her zamanki davranış biçimleri bu. Onlar her olaydan kendilerine siyasi rant çıkarmasını çok iyi bilirler. Ancak biz asıl olarak ne üzerinden Türkiye’nin hedef alındığı gerçeğine, üzerine basa basa dikkat çekmek zorundayız. Aksi takdirde bu olaylardan hiçbir ders almamış olur yine emperyalizmin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.

15 Temmuz, herkesin bildiği gibi FETÖ aracılığıyla yapılan bir ABD operasyonudur. ABD’nin bu operasyondaki amacı, ne iddia edildiği ya da sanıldığı gibi AKP’yi hedef almıştır ne de (ülkemizde zaten olmayan) demokrasiyi.

15 Temmuz’un en büyük hedefi Türk Silahlı Kuvvetleri’dir!

AB-D emperyalistleri bu operasyona zaten Ergenekon, Balyoz, Kafes gibi davalarla yaklaşık 10 yıl önce başlamıştı.

Bugün de emperyalistler aynı hedef üzerinde yürümekte fakat farklı taktikler uygulamaktadırlar. Dün, “Darbe yapacaklardı” iddasıyla FETÖ + AKP aracılığıyla TSK ‘ya saldıran AB-D emperyalistleri, bugün FETÖ’yü kullanarak sahte bir darbe girişimi yapmış ve TSK’nın allak bullak olmasını sağlamışlardır.

Bildiğiniz gibi TSK, dünya üzerinde parmakla sayılabilecek güce sahip olan ordulardan biriydi geçmişte. Böyle güçlü bir ordusu olan bir ülkeyi bölüp parçalamak kolay olmadığı için, yıllardır TSK’yı zayıflatma operasyonları yapmaktadır emperyalistler.

TSK’nın 15 yıl önceki durumuyla şuanki durumunu kıyaslayacak olursak, ne yazık ki hedeflerine hızla ulaştıklarını kolayca görmüş oluruz. Tabii bu arada işbirlikçi AKP iktidarı, darbe girişimi bahanesine sarılarak, TSK’nın temel yapı taşlarıyla oynamaya devam etmekte, dolayısıyla doğrudan emperyalistlere hizmet etmeye devam etmektedir. Sözde muhalefet özde işbirlikçi olan meclisteki diğer partilerse bu durumu, “Demokrasi Bayramı” olarak kutlamaya utanmadan devam ediyorlar!

Söylemek istediğim acı gerçek şu ki; TSK artık ülkenin çıkarlarını koruyabilecek bir güç olmaktan çıkıp, hızla AKP’nin ordusu haline gelmektedir. Böyle bir ordu ise bırakın parçalanmaya karşı durabilmeyi, zamanla parçalanmaya katkı sunar hale gelecektir. Önümüzdeki süreçte de buna şahit olacağız.

Daha önce birçok kez ifade ettiğimiz gibi Suriye ve Irak başta olmak üzere birçok Ortadoğu ülkesinde BOP amacına büyük oranda ulaşmış ve emperyalistlerin kukla Kürdistan Devleti kısmen inşaa edilmiştir. Sıra, bu kukla devletin Türkiye’deki parçasını birleştirmeye gelmiştir. Türkiye artık Suriyeleşmiştir.

Bu nedenle yeni operasyonlar ve krizlerin çok yakın zamanda tekrar tekrar ortaya çıkacağının ve her türlü provokasyonların bizleri beklediğini asla aklımızdan çıkarmayalım. Emperyalistlerin üzerimizde uyguladığı taktik “adım adım kaos”tur. Böylece ne birden bire emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı topyekün bir direniş gösterebiliyoruz ne de sağlıklı bir direniş hattı örmek için düşünmeye ve davranmaya fırsat bulabiliyoruz. Bu içler acısı durumdan derhal çıkmalıyız!

Emperyalistler ve işbirlikçilerinin bizleri bölmek ve parçalamak gibi bir planı olduğunun artık birçoğumuz farkında. Ancak Türkiye halkları olarak bu planı nasıl bozacağımız konusunda hala somut bir adım atmayı başaramadık.

Gelin bu cennet vatan daha fazla allak bullak olmadan meclisteki dört Amerikancı düzen partisine tavır alıp; tam bağımsız, laik ve halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği HKP programı etrafında birleşelim. Parababaları düzenine karşı, emekçi halk iktidarını inşa etmenin koşullarını oluşturalım.

Henüz geç kalmış değiliz!

Halkız, Haklıyız, Kazanacağız!

İstanbul Direniyor’dan Gökmen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir