Genel Soygun Sigortası (GSS)

arastirma_gss“Biz bize benzeriz” derler idi. Bu söz Türklerin kendilerine özgü davranışı olduğu şeklinde sarf edilir. İşte GSS, özgün davranışlarımızdan biridir. Başka bir tabirle, Türklerin “kendine yakışanı giymesidir”.

Dünya üzerinde 18 yaşını dolduran gençler “yetişkin” sayılarak kişi ehliyetine sahip olduğu tespiti yapılırken, yine aynı kişilerin anne ve babadan ayrı bireyler olduğu savunulmakta. Bizim yasalarımız da bu duruma taraf olan anlaşmalara imza atmakta. Tabii ki imza kağıtta kalmakta. Nazım Hikmet, şiirinde “bizde kızlar tez kadınlaşır” derdi şiirinde. Şimdi kimin çocuk olduğu devletin keyfine kalmış durumda. Bazen reşit olmanın yaşı “çocuk gelinler(!)” için 9-10 olurken, işsizlik cehenneminde yanan gençler için ise 25’e kadar gitmekte. Devlet bu işte, ister çocuk eder, ister yetişkin. Size mi soracak yahu?

Anlatılan işsiz erkeklerin hikayesidir. Düşünün ki üniversiteyi kazanamadınız. 20 yaşınızı doldurdunuz. İş bulamadınız. O sürece kadar sigortanız anne ve babanızın hesabından ödeniyor. Bu uygulamanın çarpıklığı da bir kenara, 2012 yılından itibaren artık ailenin gelirine göre 20 yaşındaki insan, zorunlu olarak Genel Sağlık Sigortalı yapılıyor. Yani hastanede sigortalı olarak hizmet almak için ayda 35 lira ile 213 lira arasında değişen bir ücret ödemek zorundasınız. Çünkü siz anne-babanız tarafından beslenmek zorundasınız, geçiminiz onların elinden olmak zorundadır! Devlet böyle diyorsa böyledir, haşa karşı çıkmaz olmaz, değil mi?

Senaryoyu değiştirelim, 25 yaşında bir erkeksiniz, askerliği yaptınız geldiniz, ancak üniversite geç bitti ve iş bulamadıysanız, sizi de buradan alalım. 25 yaşında, büyük oranda evlenme yaşındaki bir erkek, anne-babası tarafından geçiminin sağlandığı var sayılarak, sırf Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu için borçlandırılıyor. Tabii 25 yaşından önce evlenmiş olabilirsiniz, sorun değil. O zaman da GSS borçlusu oluyorsunuz, o kadarcık. Bir ihtimal çocuğu olan ve belki işten atılan ya da işten çıkmak zorunda kalan bir baba, anne-babasından geçiniyormuş. Devletimizin yüce aklı böyle diyor.

Tüm bunların dışında, lise mezunu iseniz 20, üniversite mezunu iseniz 25 yaşına kadar anne-babanızın sigortası ile daha düşük ücretlere sağlık hizmeti alabiliyorsunuz (Tabii ki bir de sağlık hizmetinin ücretli olması gibi bir facia var ki, onu geçelim). Lakin kadınsanız, sıkıntı yok. Anne-baba ya da eş sigortasından yararlanıyorsunuz.

Söz konusu aralıktaki ücret neye göre belirleniyor? Açıkçası bu da bir muamma. Gelir testi yaptırıyor devlet, buna göre burada yazının konusu olmayan bazı oranlar dahilinde 35, 107 ya da 213 TL ödüyorsunuz. Aslında sizin geliriniz olmadığını görerek size yardım etmesi gereken devlet, sizden işsiz kaldığınız için para istiyor (acaba patronumuzu da işsiz bıraktığı için ödüllendiriyor mudur şu ilahi devletimiz).

Tabii ki bu ücret, milyonlarca kişi tarafından ödenmiyor. Ücretlerin yanlış hesaplanması, yaşı tutmayan kişilere GSS yapılması, işe giren kişiye hala GSS primi ödemesi gözükmesi gibi müthiş(!) çalışan bir sisteme güvenmeyen milyonlarca vatandaş, uygulamaya tepkili. Uygulamanın çökmek üzere olan sigorta sistemin ayakta tutması için (daha doğrusu ayakkabı kutusundan taşan paraların daha fazla artması için) uygulamaya sokulduğu, herkesin ortak kanısı.

Ne yapmalı bu soytarılığa karşı? Sadece ödememek ya da ara sıra ortaya çıkan “yapılandırma olacak, şu kadar düşüreceğiz, faiz almayacağız” gibi söylentilerden faydalanılarak “öde kurtul” yöntemi uygulamak mıdır çözüm? Tabii ki değildir. Berbat sağlık sisteminin daha da berbatlaşması ya da sadece zengine güzelleşmesinin bir bağlantısı olarak ortaya çıkarılan GSS, “işsizsen kendi sağlık giderini kendin karşıla” diyen bir soygun sisteminden başka bir şey değildir. Her soygun sistemi gibi, buna da karşı mücadele etmelidir, tepki göstermelidir.

Belki de yeni bir isyanda taleplerimiz arasında bu da bir yer bulmalıdır, ne dersiniz?

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir