Ermenek Ziyaretinden Notlar

1489294_1568763703344591_4000066614820335667_nERMENEK=ÖRGÜTSÜZ İŞÇİ KÖLE İŞÇİDİR!
Daha Soma’da yaşanan iş cinayetinin acısı yüreklerde soğumadan 28 Ekim 2014 tarihinde Karaman-Ermenek’te yaşanan facia ile ilgili olarak doğrudan bilgi almak için 03 Kasım 2014 tarihinde, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu adına Av. Ayhan Erkan Abimle, 18 işçinin mahsur kaldığı Maden Kazasının yaşandığı bölgeye gittik. Öncelikle Ermenek Cumhuriyet Başsavcısı Ali Özdemir ile görüştükten sonra Madene giderek arama-kurtarma çalışmaları hakkında bilgi aldık, incelemelerde bulunduk, işçi yakınları ile bölge madenlerinde çalışan işçilerle görüştük, Baromuz adına geçmiş olsun dileklerini ileterek bölgeden ayrıldık. Aslında konuşacak çok şey var fakat ilgilenen arkadaşlar için aşağıda ülkemizdeki Madenler Gerçeğini Ermenek özelinde özetlemeye çalıştık:

İş Cinayeti Alanı:

Kazanın yaşandığı Pamuklu köyünde bulunan Madene 3 kontrol noktasını aşarak vardığımızda jandarma ve polis tarafından olağanüstü güvenlik önlemleri altında arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini gördük. AFAD tarafından organize edilen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldık. AFAD yetkilisi Madenin içindeki arama, kurtarma çalışmalarının Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından yerine getirildiğini belirterek kendilerinin bunun dışındaki işleri organize ettiklerini söylediler. Madenden sağ kurtulan işçiler ve çevredeki diğer madenlerde çalışan diğer işçilerin de arama kurtarma çalışmalarında görev aldıklarını belirttiler. Madenin şu anda balçıkla dolu olduğunu ahtapot denilen bir araçla bu balçığı boşaltılmaya çalışıldığını ancak tek sorunun bu olmadığını madende birkaç yerde göçük, daha doğrusu göçme de olduğunu belirttiler. Madende “Nefeslik” olarak tabir edilen bir bölüm olduğunu, işçi ailelerinin işçilerin buraya kaçmış olabilecekleri umudu taşıdıklarını ancak buraya da göçükler nedeni ile ulaşamadıklarını belirttiler. Madene kurtarma çalışmasına katılanların dışında kimsenin girmesine izin verilmediğini, biz de izin veremeyeceklerini belirttiler. Olay yerinde Karaman, Güneyyurt, Ermenek gibi yöre belediyeleri çadırlarının yanında İHH’ye ve Beşir Derneğine ait çadırlar da mevcuttu. Basın Maden Ocağından oldukça uzakta bir bölgeye gönderilmiş, aileler ise bariyerlerle çevrili çadırlarda kalıyordu. AFAD yetkilileri afet psikolojisi nedeniyle ailelerin gergin olduklarını bizim ailelerle görüşmemizi istemediklerini söylediler. Biz ailelerden bilgi alarak geçmiş olsun dileklerimizi Ortamın gerginleşmemesi için yalnızca yanımıza gelen ailelerle görüşerek bilgi alıp geçmiş olsun dileklerimizi ileterek, görüşmemizi engelleyen AFAD’a ailelerin tepkileri kulaklarımızda çınlayarak, İHH ve Beşir Derneğine Çadır kurdururken iki avukata gösterilen engellemeyi eleştirerek maden sahasından ayrıldık.

İşçi Aileleri ve Diğer Madenlerde Çalışan İşçilerle Görüşme:

Aldığımız bilgilere göre; Bölgede yaklaşık 9 maden bulunmakta ve bu madenlerde yaklaşık 1500 işçi istihdam edilmektedir. İşçiler Soma ile karşılaştırma yaparak oraya göre çok ilkel koşullarda çalıştıklarını, kazma kürek ile kazı yaptıklarını, vagonları elle ittiklerini, iş güvenliği malzemelerinin geciktiğini, senede bir kez verildiğini, bu malzemelerin yetersiz ve en ucuz, kalitesiz malzemeler olduğunu, bu nedenle çoğu zaman kendi ceplerinden ödeyerek malzeme aldıklarını belirttiler. Madenlerde yaşam odasının bulunmadığını, ücretlerinin düzenli bir şekilde ödenmediğini, asgari ücret tutarında ücretin bankaya geri kalan ücretin ise elden ödendiğini ancak son dönemlerde elden ödenmesi gereken kısmın da ödenmediğini belirttiler. Madende hava alan ve sıcak olan yerler olmasına rağmen çalışmaya devam ettiklerini ve Denetleme olacağında önceden haber alındığından bu tür yerlerin duvar örülerek kapatıldığını ve ücretle ilgili konularda da denetleyicilere sadece asgari ücret alındığının söylenmesi için işverenini baskı yaptığını belirttiler.

En önemlisi de Eylül ayında çıkan 6552 sayılı Torba Yasadan sonra işverenlerin Kanunsuz Lokavt uygulayarak hiçbir haklarını ödemeden madenleri kapattığını bu nedenle yaklaşık 700 işçinin işverene ihtarname çekerek madenlerin kapatılmasının sonucunda iş akitlerinin işveren tarafından eylemli feshedilmiş sayılacağını, bu nedenle de haklarının ödenmesini istediklerini söylediler. Bunun üzerine işverenlerin işçileri tekrar işbaşı yapmaya çağırdıklarını ancak işbaşı yapmaları durumunda servis ve yemek haklarının olmayacağını, yemeklerini ise madenden çıkmadan içeride yemeleri şartıyla işbaşı yaptıracaklarını belirttiler. İhtarname çeken işçilerin büyük bir bölümünün bu şartları kabul ederek tekrar işbaşı yaptıklarını söylediler. Kendi imkânları ile servis tuttuklarını, yemeklerini evden götürdüklerini söyleyen işçiler kaza olan Madende de aynı şekilde işçilerin işbaşı yaptıklarını ancak daha birkaç günlük bir çalışma yapılmışken kazanın meydana geldiğini bildirdiler. Ayrıca işverenler kendi aralarında anlaşarak, ihtarname çekip de dönmek isteyen işçilerden sadece kendi tercih ettiklerini geri aldıklarını, bunların dışındakilerin hiçbir madene kabul etmediğini belirttiler.

Gerekli bilgi alışverişi yapıldıktan sonra İstanbul Barosu adına geçmiş olsun dileklerimizi ileterek bölgeden ayrıldık.

Tespitlerimiz:
1- Ancak bu açıklamalara karşın bir yıl önce TEMA Vakfı, farklı alanlardan uzman 12 bilim insanlarının görüşleriyle “Termik Santral Etkileri Uzman Raporu: Konya-Karapınar Kapalı Havzası” raporu hazırlayarak, bu rezervin çıkarılarak termik santralde işlenmesi halinde ortaya çıkacak zincirleme felaketleri tüm açıklığıyla ortaya koymuş ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’a bu raporu ileterek gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarmıştır. Ancak Bakanlık tarafından herhangi bir önlem alınmamıştır.
2- Maden işverenleri maliyeti arttırdığı gerekçesi ile iş güvenliği önlemlerini almamaktadırlar. Maden işçileri ise Ermenek, Soma gibi iş olanaklarının gelişmediği bölgelerde, yaşadıkları işsizlik korkusu nedeniyle buralarda uzun saatler düşük ücretlerle ve sendikasız bir şekilde çalışmaktadırlar.

3- Madenlerdeki denetim yetersizdir ve sonuç verici değildir. Son çıkan torba yasada maden işçilerinin koşullarını iyileştirme yolunda adım atılsa bile madenler üzerinde sıkı bir denetim ağı oluşturulmadığı sürece bunun pratik faydalarının görülmesi mümkün değildir. Maden işverenleri yasayla birlikte artan maliyetleri gerekçe göstererek madenleri kapatma yoluna giderken, bunun faturası yine işçilerin başına patlamıştır. Torba yasanın ardından sadece Zonguldak’ta 22 maden kapanırken, yaklaşık 5000 maden işçisi işsiz kalmıştır. Birçok yerde ise tıpkı Ermenek’te olduğu gibi madencilerin işsiz kalmamak amacıyla haklarından vazgeçerek, daha da ağır koşullarda çalışmayı kabul etmiştir.
Ermenek’teki Madende denetim yapan İş Müfettişi Erdoğan Şeker, Teftiş sonucu hazırladığı raporda, yer altı sularına ve ocağın yan ocaklarla mesafesine ilişkin riski ölçmek için gerekli ‘kontrol sondajı’nın yapılmadığını üç ay önceden işveren haber verdiğini söylemiş ve “Sondajlar yapılsaydı kazanın önüne geçilebilirdi” demiştir.

4- Basına yansıdığı gibi yapılan denetimler sonucu Madenin kapatılması raporu düzenlense bile bizzat Çalışma Bakanı’nın itirafında “Bizim müfettişlere göre kapanması gerekiyor ama açılması için kimleri kimleri araya koyuyorlar” dediği gibi kapatılmanın önüne geçilmektedir.
Nitekim tıpkı Soma’da olduğu gibi Ermenek’te kazanın gerçekleştiği madenin sahibinin de iktidar partisi ile ciddi bağlantılara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ermenek Cinne Linyit Kömür İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren üç taşeron firmadan biri olan Has Şekerler Madenciliğin sahibi Saffet Uyar 1994 ve 1999 seçimlerinde Ermenek belediye başkanı seçilirken; 2009 yerel seçimlerinde AKP’den belediye başkan adayı olmuş ancak seçilememiştir. Saffet Uyar’ın üzerinde yer alan asıl işveren ve Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmesi’nin sahibi Abdullah Özbey’in ise Refah Partisi’nde 20. Dönem Karaman milletvekilliği yaparken, Saadet Parti’nin de kurucuları arasında yer aldığı bilinmektedir.

5- Maden işçilerinin sendikal örgütlülüğü, bu örgütlenmenin sağlamlığı, işveren yanlısı “sarı” sendikalar olmayıp gerçek sınıf sendikaları olmaları, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin denetiminde, işverenlerin keyfiliklerinin frenlenmesinde etkili olacak ve iş cinayetlerinin azalmasında önemli bir rol oynayacaktır.

Özetle Ermenek’teki Maden “kazası” Soma’da olduğu gibi “geliyorum” demiştir ve o bölgede ve ülkemiz genelinde Madenler her an yeni “kazalara” gebedir. Bu konuda gerekli yasal düzenlemeler alt yapısı hazırlanarak yapılmalı, İş güvenliği bakımından sıkı denetimler yapılarak aykırı davrananlara ağır yaptırımlar uygulanmalı tüm sorumlular hesap vermelidir.

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir