Covid-19 Pandemi Sürecinde İşçi Gençliğin Durumu (Adana Direniyor)

Dünyada ve ülkemizde insanlığı ciddi manada tehdit eden Korona Virüs tehlikesiyle karşı karşıya kaldık, hepimizin bildiği üzere. Bu süreçte kapitalizmce ileri ve teknik olarak gelişkin ülkelerde, özellikle Avrupa ve ABD’de gördük ki Emperyalizm gerçek anlamda kâğıttan kaplandan başka bir şey değildir. Birçoğumuzun sosyal medyadan ve çeşitli haber araçlarından takip ettiği üzere Avrupa ve ABD, Covid-19’un merkezi haline geldi bilindiği gibi. Yine birçok kaynaktan takip ettik ki özellikle ABD’de Korona Virüs sebebiyle hastalanan, ama hiçbir sağlık sigortası olmadığından kendi kaderlerine terk edilen birçok ABD vatandaşı mevcuttu. Sağlık sigortası bulunmadığı için hastane kapısından geri gönderilen 17 yaşındaki ABD’li genç insanı hepimiz biliyoruz.

Hep beraber bu konuyla ilgili habere göz atalım:

“ABD’de koronavirüs belirtileriyle gittiği acil servise alınmayan 17 yaşındaki sigortasız genç öldü

ABD’de koronavirüs belirtileriyle gittiği acil sağlık kliniğine sigortasız olduğu için alınmayan 17 yaşındaki gencin ölümü önce kayıtlara Kovid-19’dan ölüm diye geçti. Daha sonra gencin ölümü, başka nedenlerden olabileceği ihtimaliyle koronavirüsten ölümler listesinden çıkarıldı.

ABD’nin Kaliforniya eyaletinin Los Angeles kentinde 17 yaşındaki bir genç solunum sıkıntısıyla gittiği acil servise sigortasız olduğu gerekçesiyle alınmadı. Adı açıklanmayan genç, yönlendirildiği başka bir hastanede aynı gün kalp durması sonucu yaşamını yitirdi. Gencin ölümü ilk olarak koronavirüsten ölümler listesine eklendi ancak daha sonra ölümün “başka nedenlerden kaynaklanabileceği” ihtimali nedeniyle listeden çıkarıldı.

Kaliforniya Lancaster Belediye Başkanı Rex Parris gencin yaşamını yitirdiği hastaneye geldiğinde hâlâ hayatta olduğunu ancak 6 saat sonra öldüğünü açıkladı.

Adı açıklanmayan gencin ilk durağı bu hastane değildi. Los Angeles Times’ın haberine göre sözkonusu genç ilk olarak bir acil sağlık bakım merkezine solunum sıkıntısı şikayetiyle başvurdu ancak sağlık sigortası olmadığı için geri çevrildi.

17 yaşındaki genci geri çeviren klinik çalışanları onu Antelope Valley Hastanesi’ne yönlendirdi.

Gencin durumu oraya gittiğinde daha da ağırlaşmıştı ve 6 saat sonra yaşamını yitirdi.” (1)

Evet, görüldüğü üzere “Özgürlükler Ülkesi” olarak adlandırılan ABD’de insanlık manzarası bu şekilde. Ne kadar acı verici değil mi?! Bahsedilen toz pembe “Amerikan Rüyası” sırf sigortanız yok diye ölüme terk edilmek gerçekliğiyle yalandan ibaret bir rüya olduğu ortaya çıkıyor. Gerçi biz devrimciler defalarca söylüyorduk, yazıyorduk bu insanlık soyunun baş düşmanı ABD haydut devletinin özgürlükler ülkesi falan olmadığını… Ancak boyalı basında ve çeşitli medyada bilinçlice yapılan ABD propagandası sonucunda ABD’nin harikalar diyarı olduğu işleniyordu, maalesef etkilide oluyordu. Ancak hayat diyalektiktir. Doğrular inatçıdır! İşte böylesine çıkıp yalanları, abartıları yok eder ve parçalar.

Böylelikle gördük ki AB-D Emperyalistleri dünya halklarına ölüm, vurgun, talan, savaş, sömürü ve gözyaşından başka bir “özgürlük” getirmiyor. İnsanın en temel hak ve özgürlüklerinden bile kâr ve ticaret kaygısı güdüyorlar. Böylelikle sigortasız genç bir insan, en temel insani hak olan sağlık hakkından faydalanamıyor. Bu durum birde pandemi gibi uluslararası bir krizde yaşanıyor. Yani dünyayı ilgilendiren bir hususta bile ABD Emperyalizmi kendi vatandaşını ölüme terk edebiliyor kolayca. Çünkü onlar için insan olmanın bir önemi yok ve zaten onların gözünde yük hayvanından farkınızda yok!

Bu konuda uzun uzadıya söyleyecek çok şey var, ama uzatmayalım…

Yazımızın başında da söyledik dünyada ciddi bir pandemi krizi yaşanıyor. Peki, bu krizle birlikte gençliğin durumu ne oldu? Bu krizin gençlere faturası nedir?

Ülkemizde zaten Korona Virüs öncesinde de ciddi bir işsizlik ve pahalılık cehennemi mevcuttu. Türkiye’de gerçek anlamda bir ekonomik kriz durumu almış başını gidiyordu. İş bulma kurumları önünde sonu görünmeyen uçsuz bucaksız kuyruklarda kamplıyordu halkımız. İşsiz olduğu için geçinemeyen insanlarımız “Artık yeter!” diyerek devlet kurumları önünde kendisini ateşe veriyordu. Kimisi köprülerden aşağı sallandırıyordu kendisini maalesef. Geride bıraktıkları iki-üç kelime notla birlikte çoğu hayatının baharında göçüp gidiyordu aramızdan maalesef.

Böylesine bir cehennem içerisinde yaşıyorduk zaten. Pandemiyle birlikte bu cehennemin ateşi iki kat harlandı. Zaten katmerleşerek artan işsizlik ve pahalılık cehennemi pandemiyle birlikte daha da arttı.

Bizler, bu parababaları düzeninin yarattığı işsizlik ve pahalılık cehennemine maalesef kurbanlar veriyoruz. Parababaları düzeni aramızdan özellikle genç insanlarımızı alıp götürüyor. Pandemiyle birlikte ülkemizde işsizlik ve pahalılık artıyor ve artmaya devam edecek. Uzun süredir işsiz kalan 22 yaşındaki genç bir insanımız intihar etti pandemi sürecinde.

Bu konuyla ilgili habere hep beraber bakalım:

“Rize’de İslampaşa mahallesi sahilinde yürüyüşe çıkan 2 genç deniz kenarında hareketsiz halde yatan birini görünce polise bilgi verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, şahsın hayatını kaybettiğini ve cesedin 22 yaşındaki Selmani Köroğlu isimli gence ait olduğunu belirledi.

Köroğlu’nun deniz kenarında silahla kafasına sıktığı kurşunla intihar ettiği belirlenirken, cansız bedeninin yanında “Ben size layık bir evlat olamadım” yazılı mektup bulundu. Köroğlu’nun uzun süredir işsiz olduğu iddia edildi. Cumhuriyet Savcısının olay yerine yaptığı incelemenin ardından cenaze otopsi için bölgeden kaldırıldı” (2)

Evet, bu olay 2020’nin 5’inci ayında gerçekleşiyor. Yani pandemi sebebiyle işsizliğin ve pahalılığın iki kat arttığı bir zamanda gerçekleşiyor bu acı verici olay. “Ben size layık bir evlat olamadım” demesi bile gerçekten insanın boğazını düğümlüyor. Parababalarının bu lanet düzeninde biz gençlerin payına düşen işsizlik, pahalılık ve ölüm oluyor. Ulaslararası Çalışma Örgütü’nün Korona virüs salgını sebebiyle dünya çapında her 6 gençten birinin işsiz kaldığını açıkladığını biliyoruz. Yani parababalarının bu düzeni tüm dünyada iflas etmiş durumda. Bu düzenleri çöküyor çökmesine ancak, enkaz altında kalan emekçi ve yoksul halkımız oluyor. Biz gençlerin üzerine çöküyor bu moloz yığınları! Birleşmiş Milletler bu krizin hafifletilmesi için adım atılmadığı takdirde uzun vadede gençleri sorunlar beklediğini açıkladı.

Yani düşünebiliyor musunuz? Pandeminin ortadan kalması bile o çok meşhur söyledikleri “normalleşmeyi” getirmeyecek. Sanki bundan önce her şey çok mu normaldi? Elbette hayır! Yine bu krizin faturasını işçilere, yoksullara ve gençlere keseceksiniz.

Evet, BM’nin uzun vadede gençleri bekleyen tehlikeler olduğunu açıkladığını biliyoruz. Peki, pandemi öncesi ve sonrası dünyada ve ülkemizde durum neymiş? Hemen istatistiksel verilere bakalım.

Henüz pandeminin olmadığı 2019 yılı verilerine bakalım:

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2019 raporlarına göre her 5 gençten -bunlar 25 yaş altı gençler oluyor, ne eğitimde bulunuyorlar, nede istihdam edilmiş durumdalar.

Peki, pandemi sürecine girdiğimiz 2020 yılında durum nedir? Hemen bakalım:

Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Direktörü Guy Ryder’ın açıklamasına göre özellikle 15-28 yaş aralığındaki gençlerin tehlikede olduğu belirtiliyor.

Pandemi süreciyle birlikte görüyoruz ki tehlikede olan gençlerin yaş aralığı 28’e kadar çıkmış ve genç işsizlik durumu da pandemiyle birlikte 3 yaş artmış.

Böylelikle de görüyoruz ki pandemi sürecinde tehlike 25 yaş altıyla sınırlı kalmamış, 28 yaş altından itibaren gençlerde tehlikede kalmış durumda.

Ülkemizde durum nedir? Hemen ona da bakalım:

Ülkemiz ölçeğinde de 15-24 yaş aralığında ne eğitimde, nede istihdamda bulunan gençlerin durumu oldukça yüksek. Bu durum pandemiyle birlikte artış göstermiş. Ne eğitimde nede istihdamda bulunan gençlerin oranı

pandemi öncesine göre 1,9 puanlık artış gösterdi. Ve ne eğitimde nede istihdamda bulunan gençlerin oranı %26,7 olarak belirlendiği açıklandı.

Yine görüyoruz ki parababaları faturayı bizlere kesecek. İstatistiksel bilgiler bize bu durumu netçe gösteriyor. Özellikle 15-28 yaş aralığındaki gençlik, işsizler ordusuna hızla dâhil olacak. Durum dünya ölçeğinde de ülkemizde de böyle. Bizlerin payına düşen yine istihdam edilmemek ve eğitimde bulunmamak olacak.

Biz gençleri gerek pandemi de gerekse pandemi sonrasındaki uzun vadeli süreçte ciddi bir tehlike bekliyor. İncelemeler sonucunda görüyoruz ki; genç işsizlik artış gösterecek, bununla birlikte eğitimde dahi bulunamaz hale geleceğiz, öte yandan işsizlik ordusu alabildiğine büyüyecek.

Bu durumda ne yapmalıyız? İşveren sınıfı muhakkak krizin faturasını bizlere kesmek için saldıracaktır. İşyerlerimizde önce hak edilmiş haklarımızı budamakla başlayacaklar. Örnek vermek gerekirse: Servis hakkımız, yemek hakkımız elimizden alınabilir. Bu durumda bu sorunlarla baş etmek için muhakkak örgütlü olmak zorundayız. Yalnız başımıza, kendi kendimize bireysel tepkilerle mücadele edemeyiz. Tam aksine daha çok zarar görürüz. Mutlaka örgütlü, birleşik bir şekilde mücadele etmek zorundayız.

Parababalarının aşağılık düzeni mutlaka yok olacak! Emekçi ve yoksul insanlarımız mutlaka bu aşağılık düzenden hesap soracaktır.

Dünyaya iyi bakın arkadaşlar! Dünyada bir şeyler oluyor. Etrafımızda hareketlilik var…

Emperyalizm renk, dil, ırk ve din ayrımı gözetmeksizin sömürüyor hepimizi. Ekonomik ve sosyal haklarımızdan tasarrufa gitmek istiyor işveren sınıfı. Peki, bizi yük hayvanı yerine koyan bu aşağılık düzene daha ne kadar dayanacağız? Sonları geldi! Dünyaya iyi bak genç arkadaş…

Adana Direniyor’dan Fatih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir