“Başdanışman” Perinçek (Muğla Direniyor)

analiz-basdanismanBirkaç kelâm etmek yine farz oldu!

Bin Kalıplı Doğu Perinçek; Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı mı?

Çünkü danışmanları bile bu denli “candan” uyarmıyor Erdoğan’ı!

10 Ocak’ta odatv.com’da bir habere rastladım. Haber Doğu Perinçek’in açıklamasına yer veriyor. Başlığı ve ilk açıklaması şöyle:

“Başkanlık sistemi AKP iktidarına kurulmuş bir tuzak – Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin, AKP iktidarının önündeki “tuzak” olduğunu öne sürdü.” [1]

Uyarmış! Ama “Uyanmak için Uyarmalı” dememiş tabii ki. “Uyutmak için Uyarmalı” demiş. Tayyip Erdoğan’a tuzak kurulmuş, Doğu Perinçek de can dostuna, göbekten bağlı karındaşına siper olmuş. Onun kılına dahi zarar gelse, tüm bir gecesini yerle yeksan, kahr ü perişan oluben geçirirmiş Sahte Vatan Partisi tekkesinin Bin Kalıplı şeyhi. Öylesi canı yanıyor belli ki. Mevlana ve Şems’in “ilahi” aşkı gibi bir şey sanırım bu.

“İstiklâl Savaşında aynı cephede omuz omuza yer alan güçler, Cumhurbaşkanlığı Sisteminde karşı karşıya geliyor.” demiş Perrinçek.

Be hey! Nereye omuz omuza?

Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımızda Anadolu’da Mustafa Kemal ulusal mücadeleyi örgütlerken yanında birkaç tane Padişah’a bağlı paşa varsa da; Anadolu’daki gerici ayan-eşraf-hoca-ağa takımı; Tefeci-Bezirgan’lar emperyalist kuvvetlerle ve onun maşalarıyla aynı sofraya oturuvermişlerdi.

Nazım Hikmet nasıl anlatıyordu “Kuvayı Milliye Destanı”nda?

“Ateşi ve ihaneti gördük.
Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,
Yeşilırmak, Kızılırmak,
Gültepe, Tilbeşar Ovası,
gördü uzun dişli İngiliz’i.
Ve Aksu’yla Köpsu,
Karagöl’le Söğüt Gölü
ve gümüş basamaklı türbesinde yatan
büyük, âşık ölü,
şapkası horoz tüylü İtalyan’ı gördü.
Ve Çukurova,
kıyasıya düzlük,
uçurumlar, yamaçlar, dağlar kıyasıya
ve Seyhan ve Ceyhan
ve kara gözlü Yürük kızı,
gördü mavi üniformalı Fransız’ı.
Ve devam ettik ateşi ve ihaneti görmekte.
Eşraf ve âyân ve mütehayyizânın çoğu
ve ağalar :
Bağdasar Ağa’dan
Kellesi Büyük Mehmet Ağa’ya kadar,
düşmanla birlik oldular. ”

Türkiye Devriminin Önderi Hikmet Kıvılcımlı’nın analizi de açık ve kesindir. Matematiksel kesinlikle bir son sözdür:
“Kuvayımilliyecilerin İlk Kurşun’u; Ege’de Aydın Cephesi’nde Saltanat ve Hilafet savunucularına sıkıldı” der Kıvılcımlı.

…Ve diyor ki Bin Kalıplı Şeyh; “Özetlersek Cumhurbaşkanlığı Sistemi, yalnız milleti değil, AKP ve MHP’yi bile bölmektedir”. Milletin bölünüpo bölünmemesini geçtim. Görülen o ki Perinçek’i üzen reelde “Başkanlık” sistemi olacak olan rejim değişikliğinin Hitler-vâri bir rejimi getirip emekçi halkımızın tepesine emperyalizm akbabasının sadık, gerici bir baykuş timsali çökmesi değil. Onu üzen, emperyalizme daha fazla bağlı olmamız, gerici bir karanlığa sürüklenmemiz, bir “Tek Adam” yönetimine girecek olmamız değil.

Onu endişelendiren şey AKP ve MHP’nin, bu iki CIA ürünü suç örgütünün bölünmesi! İki CIA ürünü teşkilatın bölünmesindeki endişenin sebebi belki de kendisi de Hikmet Kıvılcımlı’nın ta 1970 yılında söylediği gibi “CIA Sosyalist”i olduğu için, sıranın kendisine gelecebileceği heralde.

…Ve diyor ki eğer Cumhurbaşkanlığı sisteminden vazgeçilirse “ABD merkezli diktatörlük suçlamaları boşluğa düşecektir”. Be hey hain Bin Kalıplı! Fiili durumda zaten Başkanlık sistemi de faal, senin ifade etme zahmetinde bulunduğun “suçlama”ların aslı da! Fiili kılıfa uydurulsa da uydurulmasa da zaten vaziyet belli!

Biz, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” kılıfında önümüze gelen garabeti istemiyoruz. Ama memleketimizde baskı rejimini, AB ve ABD ve her türlü emperyalizmi ve onun işbirlikçileri istemediğimiz için istemiyoruz! Büyük Ortadoğu Projesine karşı çıkan anti-emperyalistler olduğumuz için istemiyoruz! Senin gibi değil yani Bin Kalıplı!

Muğla Direniyor’dan Ali

[1] OdaTV

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir