ABD ve Onun Yerli İşbirlikçi Hainlerinin Yeryüzünden Silinmesi İçin Kesin Çözüm: Leninist Devrim Teorisi (Ankara Direniyor)

Günümüzde de artık görüldüğü gibi ABD emperyalizmi daha da azgınlaşmış, dünyanın her bölgesindeki art niyetli, karşı devrimci eylemleri organize ettiriyor veya desteklediğini belirtiyor (Bkz: Çin’deki Hong Kong olayları, Venezuela’daki Juan Guaido muhaliflerinin isyanları). Artık ABD eskisi gibi kendi askerlerini sokup üsler kurarak işgal etmiyor sömürgeleştirdiği ülkeleri. Casuslarını yani CIA ajanlarını ülkelere dağıtarak çeşitli görevlendirmeler belirliyor. Ülkelerin siyasetlerine el koyuyor,  sözde halka ait olan meclisleri dahi birer tiyatro alanına çeviriliyor. Çeşitli siyasetçiler para, kişicil hırs ve çıkar için ülkesine hainlik eder duruma geliyor. 

Bolivya’da da tam olarak son zamanlarda bunlar yaşanıyor. Bolivya’nın halkçı başkanı Evo Morales Amerikan emperyalizminin işine gelmiyor. Amerikan emperyalizmi bu nedenledir ki faşist çetelerin ve bu çetelerin siyasi ayaklarını satın alarak kendi ülkelerine karşı kullandırıp, piyonlar yaratarak o toprakları kontrol etmek istiyorlar. 

Bu faşist çetelerin ve hatta ordunun başındaki genelkurmay başkanının isyanlardan güç alarak Morales’i istememesi ve zorla istifa ettirmesi Bolivya’daki mevcut hükümetin otorite bozukluğunun yanında kapitalist çarka da son vermeyişinden dolayıdır. Bolivya’da özel sektör tamamen ulusallaştırılmadığı ve işçi sınıfı emperyalizme karşı yeteri kadar bilinç düzeyine erişmediği için her an karşı devrim cephesine kapıları aralamış olur. Ki o kapı ne yazık ki kırıldı da. Buna en yakın örnek Venezuela’dır. 21. yüzyıl sosyalizmi dediğimiz teorisiz, sadece anti-emperyalist tutum olan reformcu ve kapitalizmle ilişkisini sonlandıramamış bu bilim dışı sosyalizm taahhüdünü doldurmuştur. Devrimci sosyalizm her ülkenin sorunu ve uygulanması gereken bir öğreti olmalıdır. Çünkü karşı devrim cephesi yeni pazarlar ve geniş sermaye için tüm bağımsız ülkelere amansızca her zamankinden daha da vahşi saldırmaktadır. Ve de her ülkenin başında kendi piyonlarını görmek istemektedir. Bu yüzden Maduro, Morales, Kim Jong Un, Beşar Esad onların gözüne bu kadar çok batmaktadır. Çünkü onlar yurtlarını sömürge yapmak istemiyorlar ve kendi ülkelerinin bağımsızlığı için büyük direniş gösterdiler. 

Ancak dediğimiz gibi Emperyalizme sermaye ihracı yapan özel şirketler tamamıyla devletleştirilmeden, işçi sınıfının iktidarı kurulmadan ve karşı devrim cephesi dediğimiz yerli hainler devletin tüm aygıtından sökülmediği müddetçe tam anlamıyla bağımsızlık olanaksızdır. Seçimle isterseniz %80’le gelin, buna rağmen Emperyalizm sizi alaşağı etmek için yıllar geçse dahi çeşitli çeşitli yöntemler bulacaktır. 

Bu hususta kan dökülmesini ve dünya barışının gerçek anlamda sağlanmasını istiyorsak Lenin ustanın devrim öğretilerini okuyup, pratikliğine kavuşturacağız. Sistemli ve teorik dolulukla düşmanlara karşı hareket ettiğimiz vakit; Dünya sosyalizme, emperyalistler ve işbirlikçileri yenilmeye mecbur kalacaktır. 

Lenin ustanın yazının genelini özetleyecek şu sözü kulaklarımızda çınlamalıdır:

“Sermaye var olunca, toplumun tümü üzerinde egemenlik kurar ve hiçbir demokratik cumhuriyet, hiçbir oy hakkı onun niteliğini değiştiremez.” [1]

Yaşasın Proletarya diktatörlüğü!

Yaşasın Leninist dünya görüşü!

Kahrolsun Emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri!

Ankara Direniyor’dan Eren

[1] V.I. Lenin – Sverdlov Üniversitesinde Verilen Bir Ders, 11 Temmuz 1919

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir