1 Mayıs geliyor!

analiz-1mayis1 Mayıs’ın geldiğini takvime bakarak değil, burjuvazinin kalp çarpıntılarını dinleyerek anlayabiliriz.

İşçi sınıfı; hep olduğu gibi dipte, hiç olmadığı kadar öfkeli. Soma katliamı, Ermenek ve Torunlar inşaat facialarının ve acısı hala taze. 2015’in ilk 3 ayında 351 işçi katledildi. Peki bilmediklerimiz, duymadıklarımız? Kim bilir kaç kardeşimizi, patronunun yaz tatili giderlerini çıkarmak için çalışırken kaybettik, ne kadar haberdarız ki? Eğer bir yerlerde ulaşamadığımız bir işçi, bir kardeşimiz varsa, bunun tek suçlusu biziz. Örgütlenemediğimiz her fabrika, ulaşamadığımız her işçi, burjuvazinin kırbacına güç vermekte. Örgütlenmek; salt parti ya da sendikal örgütlenme değildir, işçinin yumruğunu mücadeleye katmaktır. Bu mücadele emeğin, acılarla harlanan öfkenin, açlıkla terbiye edilen bedenlerin, yoksullukla heba olan gençliğin, “kader” ile içte kalan uktenin, 25 yaşında nasırlanan ellerin, kömürle kararan yüzlerin mücadelesi, bu kavga sosyalizmin kavgasıdır!

Kardeş, evet kardeş. Bu kelime hiç bu kadar gerçek olmamıştı. İşçi sınıfı, bağları koparılamaz bir ailedir ve her bireyi kardeştir. Sektörü değişse de, giydiği kıyafeti, aldığı parası değişse de yaşadıkları asla değişmeyen kardeşlerdir işçiler. 3 öğün yemek yemenin ihtiyaç değil de lüks olduğunu düşünen insanların sınıfıdır proleterya. Fakat bizim fakir edebiyatı yapmaya ihtiyacımız da yok, zamanımız da. Yoksulluğu bile edebiyat ile adlandıran postmodernizmi de, yoksulluğu utanmadan tanımlayıp, hiç utanmadan onun kat kat altında asgari ücret belirleyen iktidarı da, iktidarın devamı için yaratılan toplumsal ahlakı ve onun köleliğini yapan vicdan sömürücü işbirlikçileri de, fırsat eşitliği diyerek işçi sınıfını kendine köle eden kapitalizmi de yerle bir edeceğiz!

Emekçilerin derdi asla uzun çalışma saatleri olmamalıdır. Asla düşük ücretler olmamalıdır. İş güvencesi, rahat çalışma koşulları, sosyal güvenceler işçi sınıfının beklentisi ve talebi olmamalıdır. İşçi sınıfının tek amacı, tek hedefi işçi iktidarı olmalıdır! Kapitalizm, işçilere kısa ve rahat çalışma saatleri verebilir, kara paralarını aklayarak sizlere iyileştirilmiş maaşlar verebilir fakat bu sömürüyü durdurur mu? İnsanlığın kurtuluşu olan son aşamaya, son çağa ilerleyişin tek umudu işçi sınıfıdır. İşçi iktidarına, işçi sınıfının örgütlü gücüyle gideceğiz. Ülkelerden dalga dalga, sürekli yayılan bu devrim ateşi, tüm dünya işçilerini kaplayacak ve insanca yaşayacağımız güne kavuşacağız.

Sermayedarlara son bir hatırlatmamız olacak;

Şöminelerinize bir odun daha atın beyler, kombilerinizi birkaç derece daha yükseltin. Paralarınızla birkaç ev, araba daha alın. Amerikadan, Avrupadan evler, yazlıklar alın. Çünkü öldürmeyi başaramadığınız işçiler kapınıza geldiğinde; zile basmadan, kapıyı kırarak evinize girdiğinde, o şöminenizi bir daha yakamayacak, doğalgazınızın keyfini yaşayamayacaksınız. Evlerinizi lüks eşyalarla döşeyemeyecek, spor arabalarınızla keyifle gezemeyeceksiniz. Henüz öldüremediğiniz işçilerin ayağa kalktığı o gün, güneş sizin için parlamayacak. Satın almaya gücünüzün yetmeyeceği güneş, emekçiler için parlayacak!

Eskişehir Direniyor’dan Oğuzhan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir